Giriş
(18)

alkolsüz veya alkollü restoran

blatta hiberna
merhabalar,bir insan kendi içki içmedikçe, neden gideceği restoranın da alkolsüz olmasını ister?meyhane ya da bar gibi bir yer olsa tamam, zaten bunlar alkollü içki üzerinden dönen mekânlar.yeri geldiğinde küfelik olanlar, kavga çıkaranlar, yan masaya sataşanlar da olabiliyor, o ayrı.normal restoran
merhabalar,

bir insan kendi içki içmedikçe, neden gideceği restoranın da alkolsüz olmasını ister?
meyhane ya da bar gibi bir yer olsa tamam, zaten bunlar alkollü içki üzerinden dönen mekânlar.
yeri geldiğinde küfelik olanlar, kavga çıkaranlar, yan masaya sataşanlar da olabiliyor, o ayrı.

normal restoranlardan söz ediyorum, illa balıkçı ya da ocakbaşı tarzı yerlerden değil.

geriye sadece sokak arası kebapçıları, esnaf lokantaları, fastfood restoranları, mantıcılar, çorbacılar falan kalmıyor mu?
ve bu sosyal hayatı çok fazla kısıtlayan bir şey değil mi?

mesela bir çift olarak giyinip kuşanıp güzel bir ortamda akşam yemeğine (içki içmeden) çıkmayı, bir iş ya da arkadaş toplantısına katılmayı zorlaştırmıyor mu?
yani bir risotto yersin, yanında da su veya maden suyu vb. içersin mesela gibi.

daha önce 1-2 tanıdığımda şahit olduğum bir şey bu.
dini nedenlerle olmadığını söylemişlerdi ama çok didikleyip soramamıştım, anlam da verememiştim.
aşağıdaki duyurulardan birinde görünce aklıma geldi.
amacım kimseyi incitmek değil, samimiyetle sebebini merak ediyorum.

edit:
daha çok yemek yenip hemen kalkılmayacak, bistro tarzı yerlerden bahsediyorum.


edit2:
cevaplar için çok teşekkür ederim.
zaten anlaşılacağını düşünerek "dini sebepler dışında" diye belirtmemek benim hatam tabii ama ben daha çok dini "olmayan" sebepleri soruyorum.
dindar olan, öyle yaşayan birinin restorana, bistroya gitmemesi normal zaten.
0
blatta hiberna
(12.11.20)
Dini neden olabilir, değilse alkol kokusundan rahatsız oluyor olabilirler.
0
fezagezgini_4
(12.11.20)
turkiye'de iken boyle ciddi zengin ama dindar bi musterim vardi, genelde luks kebapciya gidilirdi. icki olmadgina bakma, ickili restoran fiyatina iteliyorlar herseyi.

ayrica risotto'nun yaninda maden suyu icsen bile, yemegin icinde %99 ihtimal beyaz sarap var zaten, fyi.
0
try again fail again fail better
(12.11.20)
Beni mesela bira ve şarap kokusu çok rahatsız ediyor. Migrenim nüksediyor ve midem bulanıyor:/
Bir arkadaşım da dini kaygılardan ötürü gitmediğini demişti.

Edit: @JohnOakley ve @kanlakarisikyagmur+1
Özellikle @johnOkley'in dediği gibi genelde insanlar alkolün etkisiyle sarhoş sapitip çok saçma sapan hareketler yapabiliyor. Birkaç kere sarhoş olmadığını iddia edip mekanda kendini rezil eden arkadaşim olmuştu. Ayrıca bu tipler ısrarla ben sarhoş değilim sarhoş olma eşiğim çok yüksek deyip kendilerini kandırıyor. Bir de sarhoş olma kafası çok farklı haliyle içen karşısındakinin de alkolune eşlik etmesini isteyebilir.
0
Amaranta ursula
(12.11.20)
İçkili restoranların olayı farklı. O yüzden olabilir.

Rakı-balık mekanlarına kimse 1 saatlik bir yemek için gitmiyor. Gidenler en azondan 4-5 saatlik bir 'eğlence' için gidiyorlar. Bu nedenle böyle mekanların gürültüsü çok fazla oluyor. Ortamı da yemek yiyip kalkmak için fazla hareketli.

Ben sadece balık yiyeceksem rakı-balık restoranları tercih etmem.

Bir diğer sebebi de fiyatı olabilir. Normal bir balık restoranda 35 lira vereceğin atıyorum bir kalamar tavaya ortalama üstü bir alkollü mekan 50 lira çekiyor.

Bi keresinde denemek amacıyla evin yakınında bir ocakbaşı restorana gitmiştim. Meğer rakı mekanıymış. 2 tane lahmacun yedim. 50 lira hesapla kalktım :)
0
himmet dayi
(12.11.20)
muhafazakar ailede büyümüş bir ateistim. haliyle çocukluğum hep "alkolsüz" yerlerde geçti. üstelik ben trakya'da büyüdüm hahaha. buna rağmen duyuruyu biraz garipsedim açıkçası... alkol konusunda bu kadar hassas olan insanların yaşam tarzı ve beklentileri zaten farklı oluyor. ayrıca hayır, geriye saydığınız yerler kalmıyor - alkollü içecek satmayan bir sürü restoran var. mesela biz ilçenin en iyi iskendercisine giderdik sık sık. iyi de bir yerdi, pahalıydı. ayran, kola falan satıyorlardı sadece. oturup yemek yer, çay içer, tatlı yerdik. muhafazakar aileler & arkadaş grupları zaten bunu istiyor. onlara hitap eden yerlerin sayısı daha fazla bile diyebilirim.

biz kendi bakış açımızla değerlendirdiğimiz için bize kısıtlı geliyor. mesela ben de şimdi "iyi bir müslüman olarak yaşasam?" diye düşündüğümde acayip sıkıcı buluyorum ama bunun sebebi benim müslüman olmamam. ona inanan, o yaşam tarzını benimseyen insan için bunlar sorun değil. demek ki ona yetiyor, öyle rahat edebiliyor.

kaldı ki bence bu gerçekten hiç dert edilecek bir mesele değil... türkiye'de yaşıyoruz yahu. alkolsüz restorandan bol ne var? asıl "balığın yanında rakı içeyim" deyince zorlaşıyor mesele. ben ankara'da öğrenciyim örneğin, dürümcüden tut da alkolsüz restorana kadar bir sürü yer bilirim ama ocakbaşı falan bilmiyorum örneğin. birilerine sormam, özellikle araştırmam gerekiyor.
0
der meister
(12.11.20)
Ben dine dahil değilim. Ancak içmekten çok hoşlanmam. Kendi keyfim için gideceksen alkolsüz mekan tercih ederim ki sarhoş insanlarla muhatap olmak zorunda kalmayayım. Kalınca incilerim dökülmüyor, ama etrafta içki içen olmadığında kendimi daha güvende hissediyorum ve rahatlayabiliyorum. Içki içenler bağırır çağırır, bazen kavga çıkar, laf atarlar, istisnasız neredeyse hepsi baca gibi sigara içer. Bunlar hoş manzaralar değil. Hele sigara kokusu hiç sevmiyorum. Alkollü adam yanında içince de içme diyemiyorum kavga çıkıyor vay efendim sigara diye.
0
JohnOakley
(12.11.20)
Diğer bir sebep; alkol almayan insan sohbete ayak uyduramaz, kafalar uyuşmaz.
0
kanlakarisikyagmur
(12.11.20)
Benim de çevremde epey bu tarz tip var, alkollü mekanlarda insanların taşkınlık yapabileceğini ve canlarının sıkılabileceğini düşünüyorlar, bi grup insan da alkol değmiş tabaktan yemek bile yemeyecek kadar muhafazakar o yüzden. Try again'in dediği gibi alkol olmayan, ama ayı gibi pahalı olan bir sürü mekan var. Zaten muhtemelen en çok onlar kazanıyordur.
0
roket adam
(12.11.20)
@himmet dayi:

aslında onu demek istemedim.
yani sevgilinle ya da arkadaşınla gidip, uzun uzun oturup sohbet falan edip akşam yemeği yenecek, üstüne kahve içilebilecek herhangi bir yerin de menüsünde içki olabiliyor.
illa balıkçı ve ocakbaşı değil derken bunu demek istemiştim.

big chefs, kırıntı vb. gibi oturup salata yiyip kalkabileceğin, artık bazı avmlerde bile bulunan, ortalama sayılabilecek yerlerde de alkol var sonuçta.
ama ben de her gittiğimde içki içmiyorum mesela.
o tarz daha gündelik yerlerden bahsetmek istemiştim aslında.

@try again fail again fail better:
öylesine bir "restoran yemeği" diye örnek vermiştim, beyaz şarap detayı aklıma gelmedi, doğru.
0
🌸blatta hiberna
(12.11.20)
@der meister:

garipsenecek bir şey yok, duyuruyu dini hassasiyetlerle ilgili olarak yazmadım.
dini nedenlerle gitmeyenlerin nedeni zaten belli.

benim merak ettiğim JohnOakley'in verdiği örnekteki gibi dini nedenleri olmayanların sebepleri zaten.
0
🌸blatta hiberna
(12.11.20)
@b/h

benim aklıma hiç bistro tarzı yerler gelmedi açıkçası cevap yazarken. o tarz mekanlara gitmemeyi tercih etmek bana göre dinle alakalı doğrudan. farklı bir sebep bana saçma geliyor. "hayat tarzı" diyecek olursak zaten o da dinle alakalı. bistroda takılan gençlerin yanında kendini rahatsız hisseden kişi, dinen caiz olmayan şeyler yapıldığı için rahatsız oluyordur. gerisi boş bahane bence.

Bugüne kadar da bistroda kafayı bulup sağa sola rahatsızlık veren bir tipe hiç denk gelmedim. Ayrıca bistrolarda kapalı mekanda sigara da içilmiyor. Direkt barlarda bu yasak delinse de bistrolar içerde sigara içilen yerler değil.
0
himmet dayi
(12.11.20)
dini nedenle tercih etmeyenler migros, carrefour benzeri içki satan marketlere de girmiyor olabilirler. benim tanıdığım kişiler öyle en azından. evin altında kocaman migros var ama oradan alışveriş yapmıyor mesela. hatta migros vb. yerlerden alışveriş yaptığım için garipseyen, oradan alışveriş yapmasan iyi olur diyenler de var. ateist değilim, koyu dinci de değilim ama inancım var.
mekan sahibi, ödediğim parayla içki alacak. o paranın içinde benim param olmasın diye düşünebilir. ama ekmek aldığın fırında içki satılmıyor. fırın sahibi akşam evine giderken 2 bira alacak belki :)
0
sutlu nescafe
(12.11.20)
Ciddi ciddi yemek pesinden kosan bir insansa, zaten nerede olsa yer. Yemek icmek hayatinda onemsiz ise, boyle kurallar koyabilir. Sosyal hayati sinirlayici olarak dusunmuyorum yine de. Baska turlu de sosyallesilir cunku.

Bana da inanmasi guc geliyor ama yemek yemeyi sevmeyen, sofra kulturunden cok uzak duran insanlar da var. Boyle bir insana alkollu mekanlara girmemek bir sorun olmaz zaten.

Travmali (genelde babasi alkolik) arkadaslarimdan birkaci kendilerini huzursuz hissediyor alkol tüketilen yerlerde. Cok yanasmiyorlar aksam yemeklerine. Daha cok kahve icmek icin bulusuyoruz mesela.
0
buf-e kür
(12.11.20)
Bazı Yiyeceklere pişirme sırasında alkol konma ihtimali gitmemeye neden olabilir.
0
yemrem
(12.11.20)
Dini sebeplerle alkollü mekanlarda yemek yemek istemeyen kişilerin gerekçeleri şöyle:

1-) Ortak yıkanan bulaşıklarda alkol kalıntısı kalması.
2-) Havaya karışan ve solunan alkolün de haram olması.

Şaka değil ikisini de duydum ve duyuyorum.
0
pass
(12.11.20)
genelde alkollu mekanlar daha pahalı oluyor.
daha kötüsü alkollu mekanda alkol almıyorsanız genelde garsonlar size iyi davranmıyor hesaptan geçiremeyeceğiz diye.
0
nuisance
(12.11.20)
Benim dini sebeplerle gitmeyen bir arkadasim var, gerekcesi, ilgili mekanlarin kazandiklari parada alkolun payinin olmasi ve bunu haram olarak gormesi; ustune ustluk bu paralarin yine alkol tedarigi icin harcanmasi.

Alkolden para kazanilan bir yerde bulunmasi kendi inananciyla celiskili, kendi harcadigi paranin alkol tedarigi icin kullanilmasi vesilesiyle kendisinin dolayli olarak alkol icilmesine, dolayisiyle gunah islenmesine, neden oluyor ve buna ortak olmak istemiyor.

Alkol kalintisi ya da havadan solunmasindan daha mantikli ve tutarli bence :D
0
taurina
(13.11.20)
İçki içilen yerde bulunmak iyi değil. Sanıyorum ki mekruh idi. Ondan gitmiyorlar.
0
alperz
(13.11.20)
(3)

Bu Masterchef'de 100 bin kişiyi nasıl elemine edip 16 kişiye düşürdüler?

dogu karelyadaki dere agzi
Nasıl bir sıralama ile bu kadar kişi elendi, her şeyi geçtim şu anki jüri mi bu kadar insana baktı?
Nasıl bir sıralama ile bu kadar kişi elendi, her şeyi geçtim şu anki jüri mi bu kadar insana baktı?
0
dogu karelyadaki dere agzi
(11.11.20)
100 bin başvuru olmuş. Bunların bir kısmı daha başvuruda elenmiştir. Kalanını yapımcı tayfası elemiştir. Geriye kalansa sadece 128 kişi. 128 kişi şeflerin karşısına çıkıyor. Yani sadece 128 kişiye baktılar. Sonrasında 3lü elemeler oldu, her 3 kişiden biri seçildi. Sonra o seçilenlerden son 16 seçildi tek tek.
0
jelly bear
(11.11.20)
100 bin kişiyi elemediler ki. o toplam başvuru sayısıdır. bunların içinden belki 1000 kişi mülakata davet edilmiştir. onların içinden eleme yapılmıştır. sonra da jüri karşısına çıkacak isimler belirlenmiştir. 100 bin kişiye tek tek bakmıyorlar yani.
0
der meister
(11.11.20)
tabi ki hepsine tek tek baktılar. somer şef neden o kiloda zannediyosun.
0
makarnavodka
(11.11.20)
(7)

Pandemi psikolojinizi nasıl etkiledi?

asaf
Sb.
Sb.
0
asaf
(11.11.20)
Olumsuz.
0
himmet dayi
(11.11.20)
kotu etkilemedi. hatta evimde geçirdiğim en güzel günlerdi. ama dısarısı içni aynı şeyleri soylemiyoruz tabi.
0
koela
(11.11.20)
çok kötü etkiledi.

pandemi başladığında 25 yaşında ikinci sınıfın ikinci dönemini okuyan bir üniversiteliydim, haliyle zaten gelecek kaygısı ve parasızlık çok ciddi sorun haline gelmişti.

pandemide tamamen eve tıkılmak, en azından hayatta olduğumu hissettiren ufak şeylerin (futbol maçı izleme, okula gitme, hayatın normal aktığını bilme vb.) kaybolması derken kayış ciddi anlamda koptu. kız arkadaşım olmasa kontrolden çıkardım diye tahmin ediyorum.

bir de "başka şansım olmayacak" diye gaza gelerek erasmus'a kalkıştım. muhtemelen bu durum koca bir sene kaybına sebep olacak. buraya geldiğim zaman vaka bile yoktu neredeyse. şu an olağanüstü haldeyiz vakaların kontrolden çıkması nedeniyle. okulla falan işim kalmadı diyebilirim, birkaç hocam sağolsun ödev falan veriyor "bunları yap bari de geç gerizekalı" diye, onlar da olmasa ne olurdu bilmiyorum.

her halükarda beni çok yıprattı. şimdilik babam da hasta üstelik. uzaktayım. ben hasta olsam tedavi olacak param bile yok (sigorta demeyin, sigorta kaç ay sonra veriyor parayı geri). risk grubundayım, kaparsam muhtemelen hastanelik olurum. orada sevdiklerim hastalansa bi şey yapamıyorum. akademik açıdan zaten dağılmış durumdayım, normal şartlarda bile riskli bir bölümdü okuduğum, şimdi yarısını uzaktan-çöp olarak okumuş olacağım.

beni fena yamulttu kısacası. etkilerinin bu kadarla da sınırlı kalacağını zannetmiyorum. ekonomik ve toplumsal sonuçları önümüzdeki yıllarda dünyayı şekillendirecektir. bizim neslimiz ölene kadar bu pandeminin getirdiği şeylerle uğraşmak zorunda kalacak muhtemelen.
0
der meister
(11.11.20)
Başta çok kötü ama uyum sağladım sanırım şimdi iyiyim.
0
jazzabel
(11.11.20)
psikolojimi iyi ya da kötü etkilemedi. sadece bazı alışkanlıklarım değişti tabi. evin dekoratif sorunlarıyla daha çok ilgilenmek, daha fazla yemek yemek, daha çok kitap okumak ve film izlemek vs.
0
makarnavodka
(11.11.20)
Sevgilimle ayri kaldik haliyle zor bi donemdi ayri sehirlerdeydik. Online sinavlar korkunc zorlayiciydi bizim okul iicn. E is desen evden calismada israr ettigim icin muhtemelen yerimi koruyamiycam ofiste.
0
hindistan cevizi
(11.11.20)
Evde vakit geçirmeyi seven biri olmama rağmen beni kötü etkiledi. İlk etapta kilo aldım haraketsizlikten şimdi çok iyi bir diyetisyenle çoğunu verdim gerçi. Aynı zamanda daha üşengeç hissediyorum haraketsizliğe alıştıkça içimden bir şey yapmak da gelmiyor istesem bile. Yalnız yaşadığımdan dolayı kendimi çok yalnız hissettiğim zamanlar oldu lockdownda Avrupa’da yaşıyorum biraz daha farklıydı çıkma yasakları vs. Sıkıntıdan sigaraya başladım tekrar. Sosyal olarak kendimi birşeyler yapmak zorunda ama yapmıyormuşum gibi hissedip aslında imkansızlıktan dolayı olmasına rağmen kendimi suçladığım çok oldu. Derslerin online olması da etkiledi kendimi bir türlü ders çalışmaya veremiyorum ve tüm bunlar birleşince psikolojik olarak beni kötü etkiledi diyebilirim.
0
carmenta
(11.11.20)
(3)

İngilizce level atlama eşiği.

metalstorm
Öncelikle herkese selam burada çok tecrübeli ve değerli insanlar var onlara bir şey sormak ve yardımlarını almak istiyorum.Son 5 aydır hergün istisnasız ingilizce çalışıyorum lakin sanki bir eşikteyim ve atlayamıyorum gibi geliyor. Düzenli olarak memrise'ten vocabulary çalışıyorum. Temek seviye kita
Öncelikle herkese selam burada çok tecrübeli ve değerli insanlar var onlara bir şey sormak ve yardımlarını almak istiyorum.

Son 5 aydır hergün istisnasız ingilizce çalışıyorum lakin sanki bir eşikteyim ve atlayamıyorum gibi geliyor.

Düzenli olarak memrise'ten vocabulary çalışıyorum. Temek seviye kitaplar okuyorum(30 sayfaya kadar). Podcast dinliyorum spotify'dan ve yine grammer çalışıyorum fakat sanki bir eşikte kalmışım gibi hissediyorum. Bazen gündüz çalıştığım kelimeyi podcastte yakalıyor lakin bağlamında anlamada sıkıntı yaşıyorum ha keza okurken cluaseslarda yine bazen durup 2-3 defa tekrar ediyorum anlamlandırabilmek için.

Dil konusu benim için önemli ortalama bir pozisyonda çalışıyorum. Önüme iyi imkanlar çıkıyor lakin bu konu benim için sürekli bir engel teşkil ediyorve bu yüzden maddi olarak ve kariyer açısından çıkmaza girmeme az kaldı gibi duruyor.

Biraz uzun oldu biliyorum. Aramızdaki yabancı diller konusunda tecrübeli arkadaşlardan bu tip tıkanma yada bazı yerlerde plato denilen bu eşik için öneri veya öneriler bekliyorum.
0
metalstorm
(09.11.20)
5 ay cok kisa bir sure. bu sekilde birkac sene daha devam etmen lazim. (level atlamak icin yani, birkac sene daha calis sonra birak demiyorum. hayat boyu ogrenilen bir sey dil)
0
hot potato
(09.11.20)
dili kullanmadıktan sonra sadece "çalışarak" belli bir eşiği geçmeniz mümkün değil maalesef. uygulamaya koymak gerekiyor.

bu tarz duyuruları çok görmeye başladım son zamanlarda. millet takmış bir makale okumaya ya da o tarz şeylere, başka bir şey yapmıyorlar. dil temel düzeydeyken "oturup çalışılacak" bir şey. temelleri öğrendikten sonra kullanmak gerekiyor. kullanırken ek olarak gramer ve kelime çalışmalarına devam edilebilir, ikisi bir arada yapılmayacak diye bir kaide yok.

hiçbir şey yapamıyorsanız reddit gibi bir ortama girip ilgi duyduğunuz alanlarda yazmaya çalışın derim. konuşmak için birilerini bulabilirseniz daha bile faydalı olur.

bi de bu konuda hassassanız o plato düşüncesi muhtemelen hiç çıkmayacak aklınızdan maalesef... ben 10-12 yıldır ingilizce konuşuyorum ama hala hiçbir şey bilmiyormuşum gibi geliyor, bazen sürekli aynı kalıplarla cümle kurduğumu fark ediyorum vs. halbuki türkçede de aynısını yapıyorum ama işte insan detayına girince işin içinden çıkamıyor. ona çok takılmamaya çalışın.
0
der meister
(09.11.20)
Eşik olarak tanımladığınız şey aslında psikolojik bir şey. Bence gayet etkili yöntemler bulmuşsunuz. Şu an beyniniz yeni bilgilerle dolu olduğu için motivasyonunuzu bilgiden alın ve pes etmeyin. Daha öğrenecek çok fazla şey var ve dil öğrenmede bir limit yok. En iyi yöntem eğlenerek öğrenmektir ama gördüğüm kadarıyla kariyer için ağırlık vermişsiniz öğrenmeye.
Size tavsiyem şu olabilir, hedefiniz yine kariyer olsun ama sadece kariyere odaklamayın, İngilizce öğrendiğinizde kişisel gelişiminize kat be kat faydası var yani kendinize çok büyük bir iyilik yapmış olacaksınız. Belki biraz bu şekilde düşünmeye çalışırsanız stres yerine motivasyonunuz daha olumlu bir şeye değişir.
0
sevenay
(10.11.20)
(10)

Antidepresan etkisi gösteren içki var mıdır?

ir mania
Şöyle ki evdeb işe işten eve bir hayatım var bikaç senedir. Zaten introvert biriyim. Sorun şu ki ofiste insanlarla muhatap olmak zorundayım fakat bu insanlar zamanında bana kötü davrandıkları için onları sevmiyorum. Profesyonel destek alsam ilaç kullandıracaktır. Benzer etkiyi gösteren bir içki yok
Şöyle ki evdeb işe işten eve bir hayatım var bikaç senedir. Zaten introvert biriyim. Sorun şu ki ofiste insanlarla muhatap olmak zorundayım fakat bu insanlar zamanında bana kötü davrandıkları için onları sevmiyorum. Profesyonel destek alsam ilaç kullandıracaktır. Benzer etkiyi gösteren bir içki yok mudur? Akşam iki duble atıp sabaha öpüjem janlarım modunda olayım ofise oynayarak kahkalarla gireyim? Ofistekilere dünyanın en iyi insaniymislar gibi davranabileyim.
0
ir mania
(06.11.20)
Bunu içki gibi pahalı ve zararlı bir yöntemle elde etmek zorunda değilsin. İç dünyanla ilgilenip onu havalandırarak, perdesini penceresini açıp içeri güneş ve temiz hava doldurarak, dağınıklığı ve tozu kiri toplayıp süpürüp atarak silip temizleyerek de yapabilirsin. Sadece hayal gücü. Uykuya dalarken ve uyanır uyanmaz 1'er doz.
0
1bir1bir1
(06.11.20)
yoktur. akşam içtiğin hiç bir içki sabaha vücudunda herhangi bi kafa yaratacak kadar kalmaz. ilaçlar öcü değil. herkes kullanıyor sen de kullan doktora gidip.
0
ruby elixir
(06.11.20)
Yok. Hatta booze blues diye bir şey var ki istediğinin tam tersi etki yaratabilir alkol sende.
0
buff
(06.11.20)
@kraltaci

Evet bitmez çünkü böyke bir şey var. Olmayan şeyi söylüyor değilim. Bu anlattıklarımı yapamayacak kadar gerginse bunu ifade eder ve çözümünü ister.

Bak sorun olarak gösterdiği tek şey ne:

""Sorun şu ki ofiste insanlarla muhatap olmak zorundayım fakat bu insanlar zamanında bana kötü davrandıkları için onları sevmiyorum.""

Tamamen duygu durumundan bahsetmiş. Bunu nasıl değiştireceğini veya nasıl -mış gibi yapabileceğini soran bir duyuru. Doktorların ilgi alanı değil. Farkında mısın bilmem.

@ir mania

Sorunu tam olarak anlatabildiysen doktora falan gitme, durduk yere virüs mirüs kapma. İçkiye bilmem neye de sardırma, alışma. Bir psikolog bul çevrimiçi seans al. Öfkelerini hallet. Paran yetmeyecekse ve tanımadığın insanlara dert anlatmak hoşuna gitmeyecekse de gerçek söylüyorum iç dünyana yönel ve kendinle ilgilen. Daha iyi bir teknik yoktur.
0
1bir1bir1
(06.11.20)
Alkol anti-anksiyetiktir. Yani alınca endişe duygusu azalır, dolayısıyla insanlar alkol alınca yükselip, söyleyemeceği şeyleri söyleyebilirler. Ancak bunun yanında alkol bir depresandır da. Özellikle etkisi geçmeye yakın depresif mod yükselir. Dolayısı ile sizin durumunuzda alkol iyi bir seçenek değil.
0
jangbogo
(06.11.20)
içki olarak kabul ederseniz: Sarı Kantaron Çayı
0
superior
(06.11.20)
öncelikle seni akşam içecegin içkinin ertesi günü insan ilişkilerini geliştirebileceğini düsünmende ki naiflikten dolayı sevgiyle selamlıyorum :) ama alkolun olayı o degil.
o dediğin mod eğer "artifical" olarak oluşturulmak isteniyorsa antidepresanlarla saglanıyor. doktora git,gerekliyse ilaç kullanmaktan çekinme.
Eger dünya, özellikle ulkenin durumu buralara gelmemiş(çok kötü) olmasaydı işini değiştirmeyi dusun derdim ama o seçenek suan için çok riskli.
0
bluewhale
(06.11.20)
Yoktur. Düzenli aldığın hemen her şeye bünye direnç gösterir ve hep daha fazlasını bekler. Her akşam bir shot viski içersin rahatlarsın ama bir ay sonra shot falan kesmez.
0
pass
(06.11.20)
bu kafayla varacağın tek yer alkolizm olur.

ilaç kullanmaya niye karşısın anlamadım. adı üstünde profesyonel destek. ilaç işe yaramıyor ya da olumsuz etki yaratıyorsa seninle ilgilenen profesyonel zaten değiştirecektir onu.

alkolü mutluluk aracı olarak görmek ciddi bir sorun olur, bunu hafife almayın.
0
der meister
(06.11.20)
1) alkolün günde yarım kadehi dahi zarar verdiği ispatlandı

2) psikiyatrinin vereceği ilaçlar öcü değil. yüz milyonlarca insana çare olmuş, yüz milyonlarca insan üstünden denenmiş güvenilir ilaçlar. bu ilaçların kullanılmayacak kadar zararlı olduğu iddiası tamamen şehir efsanesi.
kendini rahatlatmak için bu konuda yabancı dergilerde bilimsel yayınları tara. bu ilaçların kalıcı zararı üstüne hiçbirşey bulamayacaksın. ama bak sadece ingilizce ve yabancı dergiler dedim. sözlük falan demedim.

3) alkol alkolizme götürebilir. sürekli psikiyatri ilacı kullanıp kalıcı zarar gören ve bağımlısı olup bırakamayan dünyada tek bir kişi olduğunu sanmıyorum. istediğin ana ilacı bırakabilirsin. zaten doktor yazmazsa eczaneden alamazsın.
0
aslindasorunumpsikolojik
(07.11.20)
(7)

Covid testi

itsnotmeitsyou
Merhaba, daha önce covid testi yaptıranınız olduysa, nasıl yapılıyor, acı hissettiniz mi?
Merhaba, daha önce covid testi yaptıranınız olduysa, nasıl yapılıyor, acı hissettiniz mi?
0
itsnotmeitsyou
(03.11.20)
2 kez yaptırdım. yapılırken acı hissetmiyor. sonrasında bazen burunda sızı oluyor biraz da gözyaşı geliyor. çok abartılacak bir şey değil kısa bi süre rahatsızlık hissediyor insan ama acı vs yok genelde.
0
ayin yazari
(03.11.20)
Çok korkulacak bir şey yok. Stres olmayın. Biraz gıcık ediyor insanı, sonrasında çok hafif bir geniz akıntısı olabiliyor.
0
anten
(03.11.20)
yok acı hissetmedim ama rahatsızlık verici biraz, o çubuğu beynime kadar soktuklarında başım ağrımıştı benim bütün gün. belki testle alakalı değildir de öyle denk gelmiştir bilmiyorum.

korkacak ya da endişe edecek hiçbir şey yok, hemencecik biten bir işlem zaten. burnunuza su kaçmış gibi hissediyorsunuz, o tarz bir rahatsızlığı var, ürkütücü bir şey değil.
0
der meister
(03.11.20)
boğaz neyse de burundan girince felaket. normalde tınlamazdım bile böyle şeyleri acıya dayanıklıyım falan diye gezinirdim ama o çubuğun burundan tabiri caizse beyine kadar gitmesi ve sinüslerimi patlatması ağzıma etti yani. çok acı çektim demiyorum, olay çok sinir bozucu. arkadaşların bahsettiği o geniz akıntısı kanlıydı mesela bende çünkü sinüsümü patlattı eleman. iki üç gün mal gibiydim.
0
Improbable
(03.11.20)
Lafı edilecek bir acı ya da rahatsızlık hissetmedim, aynı şekilde benimle birlikte test yaptıranlar da rahatsız olmadılar, hepimizin sonucu negatifti, acaba düzgün örnek alınamadı mı diye şüphelenmiştik, çünkü testi yaptıranlardan biri hastalığın tüm belirtilerini göstermekteydi.
0
(03.11.20)
3 kere yaptırdım, acı yok
0
sta
(03.11.20)
2 Kere test 1 kerede covid oldum hiçbiri acımadı.
0
paramolacak
(03.11.20)
(9)

Kaç dakika Plank yapabiliyorsunuz?

spacevan
Selam RomalılarNe kadar süredir yapıyorsunuz ve ne kadar yapabiliyorsunuz?Teşekkürler
Selam Romalılar
Ne kadar süredir yapıyorsunuz ve ne kadar yapabiliyorsunuz?

Teşekkürler
0
spacevan
(02.11.20)
Yalancıyı şey yapmıyorlar ya. 2 dk ile açık artırmayı açıyorum :))
0
stewie
(02.11.20)
Covid başladığından beri evde ayı gibi yatıyorum şu an 30sn bile yapamayabilirim. En formda zamanımda 1.5 dakika yapabiliyordum.
0
mg3929
(02.11.20)
duyuruyu görünce denedim.

55-60 saniye arası bir şey oldu. obezim ve markete gitmek dışında bir fiziksel aktivitem yok. sarhoşum ayrıca şu an.

eğer kötüyse sebep zaten ortada. "sktir lan o kadar nasıl yaptın obez ve sarhoşken" derseniz 26 yaşındayım, 20 yaşımdan sonra obez oldum, o zamana kadar aktif olarak spor yapıyordum çocukluğumdan beri. arz ederim.
0
der meister
(02.11.20)
1dk x 3 yarım denge topuyla.

Dirsekler üstünde hareketsiz durulanı 2dk x 3 ama bu anlamsız bir hareket olduğu için yapmayalı çok oldu.
0
catch the arrow
(02.11.20)
Neden dirsekler üzerinde olan hareket anlamsız açıklarmısınız?
0
🌸spacevan
(02.11.20)
Başlığı görünce kronometre ile yaptım. 1,5 dakika. Kadınım.
0
ruhen hastayim ben
(03.11.20)
2.5 dakika haftada 3-4 kez spor yapiyorum son 4-5 senedir.
0
tezek
(03.11.20)
dün gece 1dk 6 saniye yaptım

şu dirsek olayına bir açıklık bekliyoruz yalnız, ben de merak ettim. internette hep öyle gösteriyorlar, yanlış mı yapıyoruz?
0
not sure if serious
(03.11.20)
Yanlış yapıyorsunuz demiyorum ama hiçbir katkısı olmadığına inanıyorum. Plank’ı bir stabilite egzersizi olarak görüyorum. Vücudun uzantılarında hareket olmadan bunu sağlayamazsın. O yüzden öyle boş boş dirseklerin üzerinde durmak ancak enduransı geliştirir. Benim öyle bir hedefim yok. Core kısmım sağlam olsun ki ağırlıkla yapılan hareketlerim düzgün olsun, sakatlık riskim düşük olsun diyorum.

Yine de siz bildiğiniz gibi yapın. Benim kendi edindiğim bilgilerden derlediğim fikir böyle olsun. Uzmanlığım yok tavsiye vermem.
0
catch the arrow
(03.11.20)
(4)

Nasıl motive oluyorsunuz ?

Fiyu
Konfor alanından nasıl çıkıyoruz?
Konfor alanından nasıl çıkıyoruz?
0
Fiyu
(02.11.20)
param bitince mecburen. yoksa çıkaramazlar.
0
der meister
(02.11.20)
dibe vurunca mecbur çıkıyoruz
0
gilly
(02.11.20)
Seyahat. Otobüsle bir yolculuk.
0
mobydick
(02.11.20)
Düşünmüyorum. Aklıma bir fikir geldiği gibi harekete geçiyorum. Belli bir süre ilerleyince emeklerin boşa gitmesin diye mecbur yapıyorsun. Yani, kendimi zor durumlara bilerek sokuyorum. Mesela hiç gerek yokken bir şeyi yapmak için söz veriyorum ya da mesela bir sınavın, eğitimin parasını önceden veriyorum.
0
stewie
(03.11.20)
(8)

Yaratıcının olmamasına ihtimal verme aşaması

namidigerkokuc
Zor bir süreçten geçiyorum, sorguluyorum, şimdiye kadar inandığım şeylerin bir anda yerle bir olma ihtimali bile beni çok etkiliyor. Böyle bir süreçten geçmiş kişiler varsa tavsiyelerini bekliyorum
Zor bir süreçten geçiyorum, sorguluyorum, şimdiye kadar inandığım şeylerin bir anda yerle bir olma ihtimali bile beni çok etkiliyor. Böyle bir süreçten geçmiş kişiler varsa tavsiyelerini bekliyorum
0
namidigerkokuc
(01.11.20)
ben 18-20 yaşlarımda bu süreçten geçtim. aslında önce dine olan inancım azaldı. yaratıcı fikri hala gerçek olabilir diye düşündüm. zamanla o da yok oldu. o süreçte en çok dinleri ve yaratıcıyı sorgulayan kitaplar yardımcı oldu. 10 seneyi aşkındır ateist olarak tanımlıyorum kendimi. açıkçası verilecek çok bi tavsiye olduğunu düşünmüyorum. bu çok kişisel bir konu çünkü, herkes kendi yolunu bulur. araştırma yaparken tam aksine tekrar dine de bağlanabilir insan.

dinden sonra ulus, ülke, devlet gibi kavramları da sorguladım mesela, onlar da dini olmayan kutsallarımız. eskiden milliyetçi biriyken şimdi sınırlar, ülkeler falan inanılmaz komik geliyor. mesela yazın bulgaristan sınırındaki bir plajdaydım, aynı deniz, aynı toprak ama burası kutsal, oraya geçince orası değil :) bunların hepsi insanlığın tarihini araştırıp okuyunca, bazı deneyimlerle insanda farkındalık oluşturuyor bence. zamanla ve okumakla insan kafa yapısını değiştirebiliyor. kendine yüklenmene gerek yok yani. klişe öneriler olabilir ama turan dursun'un din bu serisi, richard dawkins'ın tanrı yanılgısı kitabı ve son yıllarda popüler olan sapiens kitabı yardımcı olabilir.
0
nathanieltroy
(01.11.20)
kulağımıza fısıldanan inanışlar, kurallar ve kabullenişleri her zaman sorgularım.

tanrı ve din benim için standart bir düşünce konstepti. bu konseptin içine girdin mi, her şeyi bu ikisine göre yorumlar ve bu ikisinin sana sorman için hazırladıkları soruları sorar durursun. cevaplar da her zaman hazırdır.

bu yaşam şekli, oldukça tuhafima gitmiştir. bundan çok daha başka yaşam mümkün mü? bunu sorgulamak lazım. psikolojik olarak herhangi bir din, ideoloji, tanrı, parti, ülke, ırk ve millet kabulleniş, propagandaları olmadan bu yaşamı yaşayabilir miyiz?
bunları sorgulamak, oldukça pür bir zihin gerektirir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(01.11.20)
Böyle bir süreçten aklının farkında olan herkes geçer.

Tek bir söz söylüyorum sana; inanmak irâdîdir. İnanmak istersen inanırsın, inanmamak istersen inanmazsın.
0
1bir1bir1
(01.11.20)
şimdilik 12.000 yıllık Göbeklitepe, 150 yıllık bilimsel gelişmeler (buhar, makinalaşma),
yaklaşık 2000 yıllık semavi dinler.
bilim her zaman dine 5 çeker diyerek olayı sonlandırayım. :-)
0
ankara06
(01.11.20)
bu süreci yaşadığımda 14-15 yaşlarındaydım ve dindar bir ailede büyüdüğüm için ekstra zor olmuştu. hatta hiç unutmuyorum bak, benim yaşlarımda ateist bir arkadaşım vardı. net hatırlamıyorum ama yaşadığı yer kütahya veya denizli diye kalmış aklımda, adı irem'di sanki. ona yazmıştım. demiştim ki çok zorlanıyorum, doğru bildiğim her şeyin yalan olması fikri beni delirtiyor, ben dindar birisi olarak büyüdüm, allahsız yaşamayı ve öldüğümde toprağa karışacağımı kabullenmeyi nasıl becereceğim? basbayağı psikolojim bozulmuştu, inancımı kaybetmiştim ama inancın getirdiği güç olmadan yaşama fikri deli ediyordu.

arkadaşım da sağolsun "deal with it" gibisinden bi' cevap verip hiç oralı olmamıştı. ismini cismini ondan yazdım zaten, olur da görürsen falan FAK YU, çok kalbimi kırmıştın.

sorunun cevabına gelecek olursak o his zamanla geçiyor. inançlı bir insanın dirayet seviyesine bence asla erişemiyoruz ama inanmadıktan sonra zaten onların yaptığı da tuhaf gelmeye başlıyor. bir nevi kendini kandırma gibi... ben mesela bir yakınını kaybeden dindar kişinin, "cennette kavuşacağız" diye düşünüp sakinleşebilmesini çok kıskanıyorum. bu güçten, bu dayanma gücünden, teselliden yoksun olmak bana hala ağır geliyor. ama artık yaratıcıya inanmadığım için, bunu "gerçek dışı" gördüğüm için eskisi gibi umursamıyorum.

bi de insan din eksenli yaşamaktan, dini düşünceden, o anlayıştaki insanlardan uzaklaştığında bu düşünceleri çok daha çabuk atlatıyor. o açıdan çevreni allahsızlığı yayma kürsüsünden arkadaşlardan oluşturmanı tavsiye ederim. çocukken bissürü öteki dünya temalı mistik hikayeyle manyak olduydum, şimdi her şey çok basit geliyo. inanmayan insanlar daha neşeli ve içinde yaşadıkları dünyayı güzelleştirmeye çalışıyolar çünkü.

o açıdan zamanla alışacaksın diye düşünüyorum, açıkçası pek tavsiyelik bi şey yok, inanmıyorsan inanmıyorsundur, bu kadar basit. o yalnız kalma hissi de dediğim gibi hem zamanla hem de benzer kafa yapısındaki insanların arasında olmakla geçiyor.
0
der meister
(01.11.20)
benim surecim de nathanieltroy'un siralamasiyla ilerlemisti. once din sonra yaratici inancim yok oldu sorgulayarak. sonra millet, irk vs. de gitti, cok sacma cunku milyonlarca yillik bir mechul var bizden once bilmedigimiz ama son 1500 yilindan sorumluyuz cok sacma :).

bilinmez ve kaygi verici durumlarda der meister'in dedigi gibi inanan insanin "allah de gerisini birak" kafa rahatligina ulasmak zor olsa da sirf cehennem korkusundan ya da huri beklentisinden sevap olduguna inandiklari seyleri yapan insanlarin ikiyuzlulugunu gormek de ayni kafaya cikariyor insani aslinda. nasilsa her sey nasil olmasi gerekiyorsa oyle olacak demek de bir yerden sonra o hissi veriyor. tavsiyeyi ne icin istedigini cok anlamadim ama diyebilirim ki bu sorgulamaya kadar geldiysen muhtemelen once deist sonra ateist olursun, sonunda apateizmle noktalarsin sorgulamayi :)
0
in vino veritas
(01.11.20)
kendine çok yüklenme. şuan inandığın şeylere inanmaya devam etmende bir sakınca yok. sorgulamanın kapısına adım attığına göre devamını okuyarak, araştırarak, bilgi sahibi olarak getirebilirsin ancak. insanlar neden dinleri yaratmışlardır bunu iyi kavramak gerek. bunun için dünya tarihi hakkında bilgi edinmelisin. bu sürekli bahsedilen dört büyük din haricinde hangi coğrafyalarda hangi inanışlar var, aralarındaki bağlantılar ve kronolojik sıralamaları nasıl bunlara göz atabilirsin. coğrafya ve tarihi, psikoloji okumalarıyla da desteklemek gerekir tabi. insan psikolojisi hakkında yeteri seviyede bilgi sahibi olmadan yaratıcı nedir nasıl yaratılmıştır gibi sorulara cevap almak da zor olur. evreni galaksileri yıldızları inceleyip astronomiye de dokunmak gerekir. zaten bilim önüne öyle sonsuzluklar sunacak ki, önce muhammedin cinsel hayatını anlatan kitaptan uzaklaşacaksın sonra da insanın yarattığı yaratıcı fikrinden.
Ayrıca; kendimize büyük anlamlar yüklemeye hiç gerek yok. Yaratıcı olsa da olmasa da altı üstü üç gün yaşayacak sonra da toprağa karışıp yok olacaksın.

Seni, yaratıcının olduğuna inandıran sebepler nedir, onların üzerine git.
0
hepbiarayisicinde
(02.11.20)
Caner taslaman in youtube videoları tam size göre.
0
luluki
(02.11.20)
(15)

Türkiye'nin en güzel kadını?

ya ben lan neyse
çok klasik soru ama olsun.yüz olarak. yüz güzelliği...edit: göz önünde olanlardan. yoksa ne güzeller var.
çok klasik soru ama olsun.

yüz olarak. yüz güzelliği...

edit: göz önünde olanlardan. yoksa ne güzeller var.
0
ya ben lan neyse
(25.10.20)
hülya avşar
0
superb
(25.10.20)
pınar deniz olabilir.
0
ismim ibrahim
(25.10.20)
Dilan Çiçek Deniz
0
eazy
(25.10.20)
Arzum Onan
Songül Öden

Kisilikeleri de cok guzel insanlar.
0
a perfect lie
(25.10.20)
selma ergeç
0
der meister
(25.10.20)
Dilan çiçek deniz mi , kadın full estetik ama yine de güzel değil.

Bu soruya Tuba Büyüküstün’den başka cevap yoktur. İnş onun gibi kızım olur ileride.
0
Hallegadola
(25.10.20)
en güzel denebilecek seviyede herkesin kabul ettiği kimse yoktur da, yukarıda görünce belirteyim dedim; eda şölenci'ye ben de bitiyorum. ünlü olmadan önceleri instagram'da yaman bir takipçisiydim, baktıkça içim açılırdı. güzel kadın dediğin öyle olur zaten, baktıkça için açılır, mutlu olursun. başka da böyle biri gelmiyor aklıma ünlülerden. ünlü olmayanlardan var ama yüz güzelliğini takdir ettiğim.
gerçi benim güzellik anlayışım herkese uymuyor ama eda'yı görünce şaşırdım, eklemek istedim.
0
Bruce
(25.10.20)
Sinem Kobal
Tuvana Türkay(estetikli ama çok güzel bence)
Selma Ergeç
Cansu Dere
Bunları saatlerce izlerim...
0
megalomaniac
(25.10.20)
Turk kokenli sayilirsa Elif Aksu cicek gibi kadin. Cansu Dere Azra Akin cok guzeller. Tugba Buyukustun dogal guzel
0
hindistan cevizi
(25.10.20)
Merve İldeniz
www.youtube.com

Hangimiz o kaşık olmak istemedik?
0
boray eris
(25.10.20)
Gönül Yazar 1

Hülya Avşar 2

Türkan Şoray 3

Yenilerin hiçbirinin yüz hatları bu denli muntazam değil bana kalırsa.
0
msb
(26.10.20)
yazilan bazi kadinlari gece görsem korkarim, helen dilan c. deniz, seda sayanin 50 yasinda yaptirdigi estetigi yaptiriyo.
msb+1
+emel sayin
0
durgunfoton
(27.10.20)
Yazılanlara baktım. Benim için sonuç hala aynı, Dilan Çiçek Deniz'in kaşına gözüne 10 tane adam öldürürüm :D
0
eazy
(27.10.20)
gülsen bubikoğlu.

türkan şoray'ın gözlerini çok bayık bulsam da, bugünün insanlarına göre çok güzel tabii ki.

banu alkan'ın gençliği de çok güzelmiş bence.

günümüzdekiler çok silik ve makyaj/estetik güzeli genel olarak.
0
blatta hiberna
(27.10.20)
tuba buyukustun
nehir erdogan
aysin zeren
0
camussar
(27.10.20)
(15)

Korona yasakları gelir mi

dafuq
Sokağa çıkma yasaği veya spor salonu kapatılması gerçekleşir mi sizce yıl sonuna kadar. Malum sayılar artıyor.
Sokağa çıkma yasaği veya spor salonu kapatılması gerçekleşir mi sizce yıl sonuna kadar. Malum sayılar artıyor.
0
dafuq
(25.10.20)
Kesinlikle gelir.
0
diffarentiationation
(25.10.20)
Gelmez diye dusunuyordum fikrim 360 derece degisti son durumla.
Daha fazla sekilde gelir hem de
0
Kittie
(25.10.20)
hayır gelmez hiç bir şekilde gelmeyecek.
0
sting
(25.10.20)
bence gelmez. beyaz çayın kilosu 4 bin
0
ya ben lan neyse
(25.10.20)
gelmez
0
nahtoderfahrung
(25.10.20)
gelmeyecek
0
camene87
(25.10.20)
Gelmez, daha kötüye gitse bile gelmez. Spor salonu işini bilemem ama.
0
infernalcadre
(25.10.20)
kapsamını bilemem tabii ama gelecek. kaçışı yok. ekonomiyi ayakta tutmaya çalıştıkları için olabildiğince geciktiriyorlar ama hastanelerde yer kalmayıp ölü sayısı artmaya başlayınca mecburen önlem alacaklar.

sadece türkiye değil her ülkede aynı kaygı söz konusu. hem ekonominin göçmesinden hem de halkın "eeh yeter ulan" tepkisinden çekiniyorlar. o yüzden aşamalı ve yerel olarak uygulanmaya çalışıyor karantinalar ama pek işe yaramadı şu ana kadar. koptu gidiyor.

***

genel olarak çok evhamlı ve pesimist biriyim bunu kabul ediyorum ama allah seni inandırsın daha ocak ayında "çin'de bazı zatürre vakaları görüldü, değişik bi olay, uzmanlar inceliyo" tarzı haberler gördüğümde kız arkadaşımla konuşmuştum bunu... çünkü şubat'ta türkiye'ye gelecekti. hatta plague inc'de onun adını verdiğim bir virüs yapmıştım. "ya gelemezsen?" diye konuşmuştuk.

o dönemde "virüs gelecek hepimizi öpecek" dediğimde herkes bana işsiz diyordu, "yazık bu mal da kendisi hayatsız olunca tüm dünya dursun istiyo" diye sataşıyodu. gördüler sonra ne olduğunu.

görünen köy kılavuz istemez kardeşim, tablo ortada. millet yasaklardan bunaldı, kimse umursamıyor ve önümüz kış. virüs içimizden geçmezse sürpriz olur.
0
der meister
(25.10.20)
Geleceğini düşünmüyorum ama belli de olmaz. İlk seferinde de gelmez diye düşünüyordum ama ters köşe oldu.

Bu arkadaşın patronlarına sormak lazım, geçen sefer bilmişlerdi.

www.eksiduyuru.com
0
inheritance
(25.10.20)
yahu devlet, okulları açıyor ne yasağı?
0
wilhelmwasmuss
(25.10.20)
Gelmeyecek, en azından haftaiçi için. Yazı geldi bu hafta , idari izinli olup dönmek isteyenler dilekçe verip gelebilirler diye. Birde bu hafta vergi affı çıkıyor ilk iki taksit zorunlu olan. Kapatma verirlerse kim ne ile neyi ödeyecek.

Askerde eğitim zaiyatı olurdu , benim kanımca devlet o mantıkla bakıyor konuya. Bu nüfus yoğunluğunda telafi edilmeyecek ölüm rakamları gelmediği sürece devam.
0
synax
(25.10.20)
yasak getirebilmek için ekonominin iyi olması lazım. GELMEZ
0
ankara06
(25.10.20)
Sadece Türkiye için değil, diğer ülkeler için de aynı şey geçerli; hastaneler dolup taşmadigi sürece mart-nisandaki gibi sert önlemler gelmez. İnsanlar bu sefer virüsten değil, parasızlıktan dolayı sıkıntılar çekecek çünkü. En kötü durumda Fransa modeli gibi gece sokağa çıkma yasağı getirebilirler belki ilk etapta ama daha ağır önlemler birkaç ay daha geleceğe benzemiyor.
0
fraise
(25.10.20)
Nasıl ki dolar alan yaya kalır dedikçe dolar uçuyorsa, yasaklar gelebilir dedikçe o kadar yasak olmayacağından emin olabilirsin. Boş şarjörle sıkarım deyip duruyorlar. Klasik akp menavraları. İlkokul terkler heyecanlanıyor sadece.
0
baal
(25.10.20)
Hiç birşey belli olmaz. Büyük 3-5 sanayici kapatın kardeşim hizmet sektörünü. Bunların yüzünden benim işçiler korona oldu üretim düştü . Yurtdışı mal bekliyor. Falan derse kapanır. Yoksa yarın zombi / uzaylı vs gelse bile kapanmaz
0
ycaycayca
(26.10.20)
(5)

sampiyonlar ligi bahis

baldur2
1- marsilya gruptan cikar mi? ilk macta olympiakos'a yenildi, grubunda manchester city ve porto da var?2- rennes gruptan cikar mi? ilk macta krasnodar ile evinde berabere kaldi chelsea ve sevilla var grubunda.3- zenith st petersburg grubundan cikar mi? ilk macta evinde club brugge'a yenildi, grubund
1- marsilya gruptan cikar mi? ilk macta olympiakos'a yenildi, grubunda manchester city ve porto da var?
2- rennes gruptan cikar mi? ilk macta krasnodar ile evinde berabere kaldi chelsea ve sevilla var grubunda.
3- zenith st petersburg grubundan cikar mi? ilk macta evinde club brugge'a yenildi, grubunda lazio ve borussia dortmund var.
0
baldur2
(24.10.20)
3 hayır diyorum
0
basond
(24.10.20)
1 hayır.
diğer ikisine bahis oynamazdım.
0
de jure
(24.10.20)
üçü de çıkamaz. rennes için düşük de olsa ihtimal var ama marsilya'yla zenit'ten bir halt olmaz. özellikle zenit bomboş bir takım. yenildikleri brugge'de bissürü eksik vardı virüs yüzünden, ona rağmen yenilmeyi başardılar kendi evlerinde seyirci de varken.
0
der meister
(24.10.20)
3 hayır, yani bu takimlara sans verebilmek icin grubun 4. adayini yenmeleri gerekiyor o da olmamis.
0
pofudukayi
(25.10.20)
3 hayır +1
0
since1907
(25.10.20)
(5)

Doktorlar anti depresan çeşidine neye göre karar veriyorlar?

bluewhale
Misal 3 farklı markanın antidepresanlarının 3 de major depresyon ve anksiyete için kullanılıyor. Benim Turkiyede gördüğüm psikiyatristler saatlerce terapi de yapmıyor sorunu anlamak için, yani 2 soru şak diye yazıyor belirli bir ilacı, bu durumda kararlarını ne etkiliyor?
Misal 3 farklı markanın antidepresanlarının 3 de major depresyon ve anksiyete için kullanılıyor. Benim Turkiyede gördüğüm psikiyatristler saatlerce terapi de yapmıyor sorunu anlamak için, yani 2 soru şak diye yazıyor belirli bir ilacı, bu durumda kararlarını ne etkiliyor?
0
bluewhale
(20.10.20)
Benim gördüğüm kadarıyla o 2 soru ve şak diye ilaç yazanların olayı deneme-yanılma.

Önce birini veriyor, 1 ay sonra gel diyor. Memnun kaldıysan devam, kalmadıysan bir de şunu deneyelim.
0
buff
(20.10.20)
benim doktor terapi de yapıyordu, ilacı verirken asistan doktoruyla konuştu. bir ara kitap açtılar :D o kısım komikti.. ama dedi ki doğru ilacı vermek önemli çünkü hepsi farklı hormonlara etki ediyor.. dolayısıyla senin rahatsız olduğun konuları karşılayan ilacı bulmaları gerekiyor... bana yazdıkları cidden doğru çıktı değiştirmek zorunda kalmadık...
0
omonia
(20.10.20)
psikiyatristin işi terapi yapmak değil zaten, ilaç tedavisi uygulamak.

kararlarını neyin etkilediğini bilmiyorum da bana yazdıkları bir ilacı iki hafta kullanmış ve intiharı düşünmeye başlamıştım. psikiyatriste gitmeden önce aklımda öyle bir fikir yoktu - sadece çok bunalmış ve kötü hissediyordum. ben intihar etmek istediğimi söyleyince verdiği tepki gerçekten ciddiydi, bayağı önemsemişti bu durumu. değiştirdi ilacımı. o ilacı da bir sene falan kullandım ve inanılmaz iyi gelmişti bana, tam olarak kafadaki eksik tahtayı yerine çaktığını hissetmiştim, nefisti.

omonia'nın dediği gibi hormonlarla ilgili olsa gerek.
0
der meister
(20.10.20)
çok doktor ve ilaç değiştirdim: bence seçim kriteri falan yok. en iyi ihtimalle deneme yanılma, en kötü ihtimalle ilaç firmalarının bonusları vs.

çok doktor ve ilaç değiştirdiğim için fikrimi ciddiye almayabilirsiniz ama 5 yıl süren bu "tedavi"lerden sonra gerçekten işe yarayan tek şey farklı bir şehre taşınıp (ilaçları da bırakıp) kariyer değiştirmek oldu. şuan o dönemin aksine gayet başarılı ve kazançlı aynı zamanda mutlu ve huzurluyum. bu sırada psikoterapi(ler) de yapılıyordu, o da %100 karavana yani.
0
vizdilva
(21.10.20)
Tecrübe ettiği güvendiği ilacı kullanıyor. Yeni bi ilaç çıkmış mucize olsa bizim doktorlarımız bekler görür 6 ay sonra yazmaya başlar. Psikiyatri de sandığımız kadar çok ilaç yok. 3-5 ilaçla idare ediyorlar
0
gatherer
(21.10.20)
(7)

ermenistan'ın azerbeycan saldırısı

duyurukullanıcısı
saldırının nedenlerini anlatan yabancı bir makale var mı?birde sizce nedenleri nedir?
saldırının nedenlerini anlatan yabancı bir makale var mı?

birde sizce nedenleri nedir?
0
duyurukullanıcısı
(17.10.20)
Saldıran taraf azerbaycan. İlham aliyev rejimi kendisine karşı oluşan iç cepheyi dağıtmak için böyle rezalet bir savaş başlattı.
0
kapitalist gerilla
(17.10.20)
Nedeni Dışarıdan destek alımını sağlamak için Azerbaycan'ın da bizzat kendi sivillerini hedef almasını isyiyorlar. (terör örgütlerinin de sivilleri, askere karşı kalkan olarak kullanması ile aynıdır bu durum)
Nasıl ki bizim aleyhimizde dış dünyada dillendirdikleri ve gerçekte soykırım olmayan 1915 olayları gibi, yaklaşık 100 sene sonra da Azerbaycan tarafından soykırıma uğradık demeleri için en sağlam dayanakları bu saldırılar.

Doğrusu rusya'da olmadan hiç bir şey yapamazlar. İran büyük yoğunlukta barındırdığı azerbaycan Türkleri nedeniyle de denge siyaseti izlemek zorunda . şii bir din adamı bile İran yönetiminin Ermenistan yanında olmasını eleştirdi. Videosu internette var.

Azerbaycan sağ duyulu olduğu ve sivilleri hedef almadığı sürece kazanacaktır hem hukuki hem de siyasi olarak.
.....
Son editten yaklaşık 6 saat sonra gelen edittir:
Bugün azerbaycanın ermenistan'a verdirdiği ağır kayıplardan sonra daha bir 100 sene beklemeye dayanamayan sözde araştırmacı tarihçimiz hemen bir şeyler bulmuş:
eksisozluk.com

Olayın doğruluğunu yanlışlığını bilmiyorum ama zamanlama yine ve her zaman olduğu gibi manidar .
0
Erva
(17.10.20)
saldırıyı ermenistan'ın başlattığını düşünmüyorum. dağlık karabağ'da yaklaşık 30 küsür yıldır nispeten normal bir şekilde yaşayan, ilhak ettiği topraklarda hüküm süren taraf zaten ermenistan'dı. statüko onlardan yanaydı. hal böyleyken kendilerinden hem teknoloji hem de maddi anlamda çok daha güçlü bir ülkeye "sınır hattı boyunca" taarruza kalkmaları ancak kafayı milliyetçilikle bozmuş amiplerin inanabileceği bir saçmalık.

ha takip eden süreçte ermenistan yaptığı iğrenç propagandayla olsun, sivilleri hedef almasıyla olsun kalitesini zaten belli etmiştir ama en başa dönecek olursak saldıran tarafın ermenistan olma ihtimali bence çok ama çok zayıf. azerbaycan'ın başında aliyev'in olduğunu unutmayın. bu adam kendi koltuğunu kurtarmak için durduk yere savaş açabilecek bir tip.

mantık çerçevesinde bakacak olursan ermenistan'ın azerbaycan'a saldırmak için hiçbir sebebi yok. adamlar zaten dağlık karabağ'da. üstelik azerilere karşı çok daha zayıflar. hangi manyak böyle bir durumda savaş çıkarmaya çalışır?
0
der meister
(17.10.20)
Benim de Rusya'nın ses çıkarmaması ve savaşa Azerbaycan'dan çok bizim sahip çıkmamız acayibime gidiyor.
Her zamanki gibi fillerin tepisip çimenlerin ezilmesi gibi.
0
prizmatik
(17.10.20)
BBC gün gün neler olduğunu yazmış
www.bbc.com
0
ankara06
(17.10.20)
Dün gece olan saldırıdan bahsediyorsan; Azerbaycan'in da ermenistan'a saldirmasi için yapıldı. Azerbaycan şu ana kadar ermenistan topraklarına saldırmadi, sadece işgal altında olan artsakh cumhuriyeti denilen ermenistan'in bile tanımadığı yere saldırdı. Bunu pashinyan'in şu açıklamasından anlayabiliriz "rusya eğer azerbaycan ermenistan'a saldirirsa silah yardımı edeceğini taahhüt etti"

Genel olarak soruyorsan bu iki devlet zaten karşılıklı olarak çalışıyorlardı, işgal altındaki azerbaycan toprakları için. Yani Azerbaycan'in bir bahane bulmasına bile gerek yok, uluslararası yasalarca zaten toprağı olan yeri geri almak için yapılan bir operasyon bu ki yapılan sözde ülkeyi kimse tanımıyor. Ayrıca 90'larda yapılan katliamları, 600 bin azerinin mülteci olması vs var. Durduk yere savaş değil yani bu, Azerbaycan'in neredeyse kurulduktan beri amacı işgal altındaki topraklarını kurtarmak, bunu neredeyse tüm azeriler destekliyor. Azerbaycan'in başında Aliyev'in olması da bu konudaki haklılığını değiştirmez.

Bu arada ermenistan 90'larda sadece kendisinin olduğunu iddia ettiği dağlık karabağ'i değil çevresindeki Azerbaycan topraklarını da işgal etti. Harita pbs.twimg.com koyu renkli yerler dağlık karabağ, çevresindeki yerler de işgal altında.
0
austra
(17.10.20)
İlk saldırıyı Azerbaycan yaptı +1

Azerbaycan'ın yaptığı çok tehlikeli bir şey. Ermenistan'ın kaçacağı bir yer yok, bir daha bir 1915 yaşamak istemediklerini de tahmin edebiliyorum. Köşeye sıkışan kedi tehlikelidir. Varoluş mücadelesi veren birinin "aman sivilleri vurmayalım" duyarı göstereceğini sanmıyorum. Hankendi yerle bir edildi, Ermenistan şu an uyarı atışı yapıyor.
0
plutongezegendegilmi
(17.10.20)
(13)

dilenciye vs niye sen deniliyor?

matilda
Bu benim çok dikkatimi çekiyor. Yabancı insanlara "siz" diye hitap etmez miyiz? İnsanlar niye dilenciye ya da karnının aç olduğunu söyleyip yiyecek isteyen insanlara "siz" değil "sen" diye hitap ediyor? Kendimizden daha mı düşük seviyede görüyoruz. Bize "muhtaç" olduklarını hissettiğimiz için kendim
Bu benim çok dikkatimi çekiyor. Yabancı insanlara "siz" diye hitap etmez miyiz? İnsanlar niye dilenciye ya da karnının aç olduğunu söyleyip yiyecek isteyen insanlara "siz" değil "sen" diye hitap ediyor? Kendimizden daha mı düşük seviyede görüyoruz. Bize "muhtaç" olduklarını hissettiğimiz için kendimizi üstün mü tutuyoruz? Ben de bunu yapıyordum ama artık benden küçük değilse (çocuk vs) siz diyorum onlar da insan ve herkes kadar saygı duyulmayı hak ediyorlar. Tabii iş taciz boyutuna girmezse..
0
matilda
(16.10.20)
Bir iletişim kurulduysa, ve kısa bir süre daha iletişim sürecekse samimi hissediyoruz sanırım. Dilenci için değil esnaf ile de, müşteri ile de, yolda yardım istediğimiz bir çok kişiyle de senli benli oluyoruz çoğu zaman.
0
John Bloor
(16.10.20)
dilenciye siz desen yardim etmezsin zaten. o samimiyet kurulmadan yardim etmek de zor insanin dogasi geregi. kaldi ki resmi bir ortam degil de zaten. size gerek yok.
0
baldur2
(16.10.20)
Dilencinin sen ve siz ayrımını gözetecek seviyede ince ihtiyaçları yok çünkü. Onun tek ihtiyacı para. Siz diye hitap edip kafasını karıştırmaya gerek yok bence. Siz hitabı hak edilen bir şeyse eğer bunu hak etmeyen insanlar da olmalı. Siz hitabını kim hak etmiyor sorusuna ben bir cevap bulamadım açıkçası.
0
IncredibleMau
(16.10.20)
ben demiyorum, kimseye demiyorum, garson, hizmetli, dilenci, cumhurbaşkanı ayırmadan siz diyorum. çünkü tanımam etmem. tanımadığım insan samimiyet alanıma girmez. bunun kişinin sosyal statüsü ile hiçbir ilgisi yok. 15-16 yaş altı çocuklarle iletişim kurmam gerekirse sadece onlara "sen" diyorum. o da çocuk yadırgamasın diye. aynı şekilde bana da ilk dakikadan "sen" diyen şahısı sevmem ve olası en kısa sürede iletişimi keserim, çünkü yüksek ihtimalle ya kişisel alan bilmeyen bir sığır, ya kendisini benden üstün gören bir züppe ya da saygı çerçevesini oluşturamamış bir görgüsüzdür. gerek yoktur.
0
fiddler s green
(16.10.20)
Siz ve sen ile muhtaclik arasinda bag kuramadim ben. Birinin bana "sen" demesi sinir bozucu, yardim edecegim varsa da etmem. Dediginize hak veriyorum matilda. Insanin insan olmaktan oturu kazandigi degerler var, ne durumda olursa olsun.

Senelerce gonullu olarak zor durumlardaki insanlarla calistim, cocuklar disinda, kimseye "sen" demedim.
0
buf-e kür
(16.10.20)
genel gözlemim şu, "yoksul" insana sen deniyor. Yaşlı fakirce bi adam düşün, bir de genç zengin. Yaşlıya sen derler gence siz derler. Türkiye'de öyle ilginç bi gerçeklik var evet.

ben de hep siz derim ama böyle olunca uzak-soğuk insan diyorlar.
0
nhk ni youkosu
(16.10.20)
sana gösterilen saygı senin kendine gösterdiğin saygıyla doğru orantılıdır. giyimine tavrına sözlerine dikkat edersen sana saygı gösterirler.

dilencinin pazarlama stratejisi zaten kendini acındırmak üzerine kurulu. durumu 10sa karşıdakine 1 gösteriyor. bankta da oturabilir ama yerde oturuyor vs.
0
sonsuz
(16.10.20)
türkiyede kendinden alt seviyede olduğunu düşündüğü kişilere sen diyor insanlar. garsondur, kasiyerdir, dilencidir... bu tamamen psikolojik. bu kişilere sen diyenler doktora gittiğinde çok yüksek ihtimalle siz der.

almancada da bu sen/siz ayrımı var mesela, doktora gidip sen demezsin fakat müşterilerin garsonlara sen dediği gibi garsonlar da müşteriye sen diyebiliyor samimi görünüyor diye sanırım. türkiyede desen yer yerinden oynar.
0
bohr atom modeli
(16.10.20)
Dilenciler ayda 8-9 bin tl civarı kazanıyor. Yani Türkiye de çoğu insanın gelirinden yüksek. Verigisi stopajı vs. de yok. Ama kendinizi günde 100 kişiden yalan söyleyerek para istediğinizi hayal edebiliyor musunuz? İşte böyle aşağılık insanlar bunlar. "Siz" saygı duyulan insana hitap şeklidir.
0
Mistyimage
(16.10.20)
@bohr atom modeli, Almanya´da bazi sehirlerdeki cafelerde, barlarda "bar kültürü" oyle oldugu icin "senli benli" konusulabiliyor, ornegin Koln´de normalken, Düsseldorf´da bir garson boyle isinden olur. Ancak genelde ogrenci cafelerinde normal bulunur. Ciddi bir restaurantta asla garson senli benli hitap etmez.

Biri size "sen" diyorsa duzeltebilirsiniz, ozellikle yaslilar yaparlar, Almanlar benim gozlemime gore genelde maalesef gocmenlere boyle yapiyor, dille yapilan bir siddet aslinda.
0
buf-e kür
(16.10.20)
dilenciye gelene kadar kimlere sen diyor insanlar, buna mı takıldın gerçekten?
0
der meister
(16.10.20)
"Kendimizden daha mı düşük seviyede görüyoruz."

Bence evet. Ve bence kendimizden de düşük seviyedeler. Bir insanın çeşitli başarısızlık ya da kısmetsizliklerden dolayı hayatta başarılı olamayıp borç istemesi başka, dilenmesi başka. Dilenen adam asalaktır. Ben başarmışım bu hayatta karnımı doyuracak seviyeye gelmeyi, o başaramamış. Hem bu nedenle aşağı seviyede hem de bile isteye dilencilik yapıyorsa zaten asalak olduğu için yine aşağı seviyede.
0
goklerdengelenkarar
(16.10.20)
Türkçe'nin hatalı kullanımı ve bozulmasından dolayı. Tanımadığı bir dilenciye "siz" yerine "sen" diye hitap edenlerin bunu statü farkı oluşturmaktan için kullandıklarından şüphe yok fakat Türkçe'de kendinden yaşça büyüklere ve yabancı kimselere "sen" değil "siz" diye hitap edilir.
0
acebi
(16.10.20)
(5)

green card başvurusunda atlantik danışmanlık hizmeti ile çalışan var mı?

aleyna tilkinin pembe ayisi
Amerika'ya gitmek için green card'a başvuracağım, bu süreçte atlantik danışmanlık hizmeti kullanan var mı? Bu firmanın dolandırıcı mı yoksa samimi mi olduğuna emin olamıyoruz. Başvuruyu kendim de yapabilirim ama tecrübeli firmalar, hatalı olabilecek adımlardan sakınmayı ve daha yüksek şansa sahip ba
Amerika'ya gitmek için green card'a başvuracağım, bu süreçte atlantik danışmanlık hizmeti kullanan var mı? Bu firmanın dolandırıcı mı yoksa samimi mi olduğuna emin olamıyoruz. Başvuruyu kendim de yapabilirim ama tecrübeli firmalar, hatalı olabilecek adımlardan sakınmayı ve daha yüksek şansa sahip başvurular yapabilmeyi sağlıyorlar. Dolayısıyla süreci onlarla yürütüp başarıya ulaşan veya onay alamayan var mı? Bilgilendirirseniz sevinirim.
0
aleyna tilkinin pembe ayisi
(16.10.20)
"ama tecrübeli firmalar, hatalı olabilecek adımlardan sakınmayı ve daha yüksek şansa sahip başvurular yapabilmeyi sağlıyorlar"

Hocam yapmayın allah aşkına ya... Fotoğraf yüklüyorsunuz ad soyad giriyorsunuz neyin hatası neyin şansı? Yapın kendiniz gitsin, bir de boşuna masraf etmeyin; Green Card başvuru danışmanlığı (?) veren her firma potansiyel dolandırıcıdır.

İlla firmayla yapacağım diyorsanız Greencard başvurusunu Hüseyin Bey var onu bulun.
0
vedatchilipeppers
(16.10.20)
bu yaşa kadar gelebildiyseniz green card başvurusunu kendi başınıza tamamlayabilirsiniz.

yok yapamam diyorsanız bana 100 lira verin ben sizin için yaparım, en azından öğrenci sevindirmiş olursunuz.

ayrıca "daha yüksek şansa sahip başvuru" diye bir şey yok hahaha, onu nereden çıkardınız?
0
der meister
(16.10.20)
amerikadan bildiriyorum

daha gc basvurusu yapamiyorsaniz burada surum surum surunursunuz. sakin basvurmayin ve gelmeyin
0
oscar
(16.10.20)
lancelot du lac
(16.10.20)
şaka mı diye baktım da hakikaten böyle bir firma ve yaptığı green card danışmanlığı varmış.

altı üstü biyometrik fotoğraf çektirip form dolduruyorsunuz başka hiçbir şey yok. neyin danışmanlığı yahu?

millete helal olsun valla ekmeğini taştan çıkarıyor. zamanında gmail davetiyesini gittigidiyor'da satanlar vardı.
0
tabudeviren
(16.10.20)
(2)

Ps5 Rusya fiyatı

barabas
nereden bulabilirim? link var mı bir yerlerde?Rusya'dan bir yakınıma getirtmeyi düşünüyorum.
nereden bulabilirim? link var mı bir yerlerde?

Rusya'dan bir yakınıma getirtmeyi düşünüyorum.
0
barabas
(15.10.20)
Российское подразделение компании Sony назвало российские цены на новые консоли PlayStation 5. Итак, стандартная модель PlayStation 5 будет стоить 46999 рублей

sony'nin açıkladığı fiyata göre standart model 47 bin ruble olacakmış. gün itibariyle 4783 lira.
0
der meister
(15.10.20)
www.eldorado.ru
19 kasimda geliyormus
0
hay sikfuck
(15.10.20)
(5)

Senol gunes

kushkush
Normal mi sizce? Bana beyninde tumor olusmus gibi geliyor. Her mac dunya yildizlarini kenarda oturtup kendince mantikli ama gercekte sacma sapan kadro cikarmaya basladi. Bugun lutfedip cengizi koymus bari hayret
Normal mi sizce? Bana beyninde tumor olusmus gibi geliyor. Her mac dunya yildizlarini kenarda oturtup kendince mantikli ama gercekte sacma sapan kadro cikarmaya basladi. Bugun lutfedip cengizi koymus bari hayret
0
kushkush
(14.10.20)
uluslar ligi denen nane hazirlik maclarinin puan verilen hali, sistematige dokulmus hali. Cok abartilacak maclar degil kisaca, bir oyun oturtmak, oyuncu kazanmak onemli olan
0
neverletyougodown
(14.10.20)
uluslar ligi denen saçma turnuva için neden dünya yıldızlarını riske etsin adam? o dünya yıldızları bu maçlarda oynamak istiyor mu mesela? diğer takımlar as kadro mu çıkıyor? ukrayna sakatlıklar ve karantina yüzünden yedek kaleci olarak 45 yaşındaki antrenörü kullandı. ispanya'yı yendiler.

şenol güneş'i sevdiğim için falan demiyorum ama bir teknik direktörün oyuncu seçimlerini uluslar ligi tercihlerinden eleştiren birinin futbolun f'sinden anladığını sanmıyorum, kusura bakma.
0
der meister
(14.10.20)
senol gunes hep boyle degil miydi zaten? ezelden beri kadro oturtmaya calisirken sacma sacma 11le cikardi. adamin tarzi bu.
0
rm
(14.10.20)
yahu hazırlık maçı bu ya.

uefa bu turnuvayı iyi tanıtamadı sanırım, bütün olay bu.

uefa dedi ki: "hazırlık maçı oynayacağınıza gazoz ligi kuralım bari", olay bu. bu lig olmasa şu an hazırlık maçı oynayacaktık.

uluslar ligi'nin eleştirdiğim tek tarafı ise bu yol ile avrupa şampiyonası'na ve dünya kupası'na gidebilme imkanının oluşturulması. halbuki burası kendi içinde ayrı bir şey olmalıydı. hem ciddiyetsiz bir lig kuruyorsunuz, hem içine ciddiyet katıyorsunuz, saçma.
0
hlot
(14.10.20)
uefa bu kıytırık maçlara uluslar ligi adını verdi fena yolunu buldu. bütün ülkeler tribe girdi. gerçek turnuva elemeleri gibi muamele görüyor şuan.

basit hazırlık maçı ideal 11 ler kolay bulunmuyor. biraz sabır. başka teknik adam olsa haklı olabilirsiniz ama şenol hoca o kadar yaşlanmadı. gerçek maçlar gelince zımba gibi takım çıkarırlar endişeye gerek yok.
0
ada meltemi
(14.10.20)
(5)

yurtdışında iş bulsam gidebilir miyim bu dönemde?

nahtoderfahrung
Bunda belirsizlik hakim kafamda, yanlış hatırlamıyorsam covid yüzünden uçuşlar kısıtlı ve sadece oturum izni veya vatandaşlığı olanlar gidebiliyorlar avrupaya. yanlış mı biliyorum? geçen çok samimi olmadığım şirketten birisi avrupada iş bulduğu için istifa etti, nasıl gidiyor oraya? çalışma izni alı
Bunda belirsizlik hakim kafamda, yanlış hatırlamıyorsam covid yüzünden uçuşlar kısıtlı ve sadece oturum izni veya vatandaşlığı olanlar gidebiliyorlar avrupaya. yanlış mı biliyorum? geçen çok samimi olmadığım şirketten birisi avrupada iş bulduğu için istifa etti, nasıl gidiyor oraya? çalışma izni alınabiliyor mu şu dönemde?
0
nahtoderfahrung
(13.10.20)
evet avrupa'ya gidemiyorsunuz şu an. aylardan da mayıs..
0
ozdek
(13.10.20)
vize başvuruları açıldıysa vize alınıp gidilebilir diye düşünüyorum. kaldı ki çalışma vizesinin çıkması bayağı sürüyordu sanki, yani üç ay sürüyorsa mesela belki ocak'ta durum çok daha iyiye gitmiş olacak veya ikinci dalga yüzünden tekrar her şey kapanacak vs. bilemeyiz.

ben eylül'de uzun dönem vizeyle letonya'ya geldim. normalde türk vatandaşları almanya'ya giremiyor mesela güya. bissürü istisnası var bu tip durumların. EU ülkelerinin birinden uzun süreli vize varsa genelde gidebiliyorsunuz. uçuşlar tamamen durdurulmadığı sürece (ki bence artık çoooook düşük ihtimal) vize veriliyorsa gidilebilir.

bence en önemli nokta şu an firmanın vize işlemleriyle uğraşıp uğraşmayacağı.
0
der meister
(13.10.20)
soruya kaynak olayım. öğrenci olarak gidebiliyor muyuz?
0
OrangeYellow
(13.10.20)
çalışma izni vizeleri devam ediyor.
0
ludwig boltzmann
(14.10.20)
Belcikadaki sirketime bu ay bir Turk ve bir Misirli geldi. Bir sekilde is bulup sozlesme imzalarsaniz sureci baslatabiliyorsunuz diye biliyorum. Mudurumun dedigi kadariyla Corona yuzunden ise alimlar az oldugu icin islemleri cok daha hizli olmus bu arkadaslarin.
0
cleric
(14.10.20)
(19)

İlk defa bira içeceklere hangisini önerisiniz?

put it in your appropriate place
Bugüne kadar sadece alkolsüzünü içmiş birine hangi markayı öğrenenisiniz?pilsner urquell, beck's, corona? Ya da miller fazla mı gelir?
Bugüne kadar sadece alkolsüzünü içmiş birine hangi markayı öğrenenisiniz?

pilsner urquell, beck's, corona? Ya da miller fazla mı gelir?
0
put it in your appropriate place
(11.10.20)
35cc Miller
0
Mirket
(11.10.20)
Beck's çok yumuşak içimli bir bira değil. Miller, Corona veya Bud öneririm. Benim favorim Bud.
0
hitokiri kenshin
(11.10.20)
Miller, corona, heineken
0
astrid
(11.10.20)
Weihenstephaner- Migroslarda 2 çeşidini bulabilirsin. Bazı mekanlarda fıçısı da oluyor. İçimi kolay, hafif bir biradır.
0
the coon
(11.10.20)
tuborg amber
0
since1907
(11.10.20)
Erdinger weissbier
0
lemmiwinks
(11.10.20)
Corona olabilir, limonlu.
0
roket adam
(11.10.20)
corona limonlu +1
0
benevolent sun
(11.10.20)
Leffe blonde
0
sacrilegious
(11.10.20)
bi tane bud al bi tane de weihenstephaner ikisini de sevmezsen bi daha da paranı harcama.

edit: ya miller nolur alma. o çok garip bir içecek allah onun belasını versin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.10.20)
Corona, Bud, Miller ve Weihenstephaner yoğunlukta. Gerçi Miller -1 yemiş. Bakalım hayılırsı.
0
🌸put it in your appropriate place
(11.10.20)
mariachi limon
miller limon
corona limon
bence yakın tatlar hep.mariachi bence daha iyi.gerçi bayadır da içmedim
0
high hopes of the sozluk
(12.10.20)
Corona limon
33 lük bud
0
bigcaptain
(12.10.20)
köröna
0
cooperr
(12.10.20)
blanc bence :) tatlımsı meyvelimsi güzel bir şey.
0
theseachange
(12.10.20)
Corona, Sol, Heineken diyorum.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(12.10.20)
blanc demeye geldim bende :) ama favorim heineken
0
IcedFlames
(12.10.20)
ben light bira öneririm. alkol oranı düşük içimi kolay. birden acı gelmez.
0
bohr atom modeli
(12.10.20)
arkadaşınız ya da iyi anlaştığınız herhangi biriyle, mümkünse yanında yiyecek bir şeyle (kuruyemiş olabilir, cips olabilir) BUZ GİBİ bira içmenizi tavsiye ederim. maksimum verimi bu şekilde alırsınız.

daha önce içmediğiniz için bence hepsi size belli ölçüde "tuhaf" ve "saçma" gelecek. o açıdan bir şişesi 30-35 liraya mal olabilen, çoğunu bulmanın mümkün dahi olmadığı antin kuntin bira önerileriyle şu an vakit kaybetmeyin derim. onları biraya alıştıktan sonra, farklı biraların arasındaki tat farkını anlamaya başlayınca içersiniz. daha çok keyif almış olursunuz.

bir de bira çarpacak, vuracak bir içki değil. fondip yapmaya kalkmadıktan sonra iki şişe biradan bir şey olmaz daha önce içmemiş olsanız bile. o yüzden bence miller gibi sidikten hallice, alkolsüz biradan farkı olmayan şeylere hiç bulaşmayın. efes olur, tuborg olur, bomonti olur, türkiye'de her adamın istediğinde rahatlıkla içebileceği standart biralardan biri bence iş görür. hatta bu ara farklı farklı gidebilirsiniz, bi efes bi tuborg falan.

son soruya cevabım da daha önce dediğim gibi fondip yapmaya kalkmaz ya da %7-8 alkol oranlı güçlü biraları içmezseniz hiçbir biranın bir ya da iki şişesi "fazla" gelmeyecektir, hiçbir şey olmaz.
0
der meister
(12.10.20)
(15)

ne yapmalı (hayat & psikoloji)

amateur
aynı konularda dördüncü kez duyuru açışım oluyor. bu sefer sitem edip cevap aramaktan ziyade biraz içimi dökmek isteğim. biraz dağınık olacak, kusura bakmayın:30'a merdiven dayamış bir erkek kişisiyim.2009'da, 18 yaşında yeni bir lise mezunu, ümitli bir bilgisayar mühendisliği öğrencisi olarak geldi
aynı konularda dördüncü kez duyuru açışım oluyor. bu sefer sitem edip cevap aramaktan ziyade biraz içimi dökmek isteğim. biraz dağınık olacak, kusura bakmayın:

30'a merdiven dayamış bir erkek kişisiyim.

2009'da, 18 yaşında yeni bir lise mezunu, ümitli bir bilgisayar mühendisliği öğrencisi olarak geldim affedersiniz hayatımı siken bu şehre. şehrin adını boş verelim.

şehre ve okula adaptasyon konusunda korkunç sorun yaşamam, bir tane bile arkadaş edinememem, okul ortamında yapayalnız kalıp motive olamamam gibi psikolojik sorunların üzerine çok da iyi bir sayısalcı olmayışım gerçeği de eklenince üniversitenin ilk yılı üzerimden geçti. tanışma gibi olan ilk dönemi kazasız belasız atlattıysam da ikinci dönemde bir ders hariç hepsinden kaldım.

bir daha da okul konusunda yüzüm gülmedi. alttan alınan derslerle arkadaş ortamının bir kez daha değişmesi, derslerin kendisi dışında beni okula bağlayan hiçbir şey olmadığından, pek sorumluluk sahibi de olmayan biri olarak devam zorunluluğum olmayan derslere gitmeyişim, bunun beni okuldan daha da soğutuşu vs. üst üste bindikçe, ve yıllar ilerleyip sene 2015 olduğunda, okulun bitmeyeceği ayan beyan ortaya çıkmıştı zaten.

o yıl, bir şekilde bu lise mezunu, vasıfsız kişinin eline bir kariyer imkânı geçti. bir devlet bankasında memur olarak çalışma şansı. hâlâ okulu bitirme hayalim vardı ama olmayacağı aşikârdı. bana sorulduğunda yine de, ikinci öğretim öğrencisi olduğum okuluma da devam edebileceğim zannıyla doğup büyüdüğüm memleketimde değil, üniversitemin bulunduğu şehirde çalışmaya başlamayı tercih ettim.

işe başladığım 2016 yılında, başladıktan birkaç ay sonra bunun imkânsız olduğunu kesin olarak anladım.

*

(parantez)

2006 yılında, arkadaşım olan bir kıza âşık oldum. ecnebi deyimiyle out of my league bir kızdı, o zaman bile. gerçi her karşı cins öyle ya. neyse, platonik olarak geçirdiğim 8 yılın ardından 2014'te, bunun hislerimi noktalayacağı zannıyla, kızın sevgilisi varken, yanlış bir karar vererek kıza açıldım. herhangi bir karşılık görme beklentim yoktu. birazcık empati, anlayış ve merhamet bekliyordum sadece. arkadaşlığımızın sürmesini istiyordum. çok şey bekliyormuşum, zira o noktadan sonra geriye arkadaşlık denebilecek pek bir şey kalmadı.

*

2016'ya dönelim. çocukluk hayalim olan bilgisayar mühendisliği hedefleri birkaç ay içinde yok olmuş, hayatımda en çok nefret ettiğim sektör olan bankacılıkta, hayatta hep kaçmak isteyeceğim "insanlarla yüzyüze, iç içe çalışma" konseptinin tam ortasında, kariyer beklentileri olmayan bir insana dönüşmüş hâlde çalışıyordum.

tam bu sırada, âşık olduğum o kızla bir daha görüşebileceğim, eskisi gibi arkadaş olabileceğim ümitlerim azalarak bitti.

hayatımın en kötü günlerini yaşıyordum. intiharı bile düşündüm. absürt, abartı gelebilir, ama hayatta beklediğim, umut ettiğim hiçbir şey kalmamıştı.

beni daha iyi hissettirebileceğine inandığım tek yerin, bir psikiyatri kliniğinin yolunu tuttum. antidepresan kullanmaya başladım.

*

1-1,5 yıl kadar sonra kendimi biraz daha iyi hissediyordum, en azından intiharı düşünmeyecek kadar. iki antidepresanımdan birini psikiyatrımın tavsiyesiyle bıraktım. ama kötüye gittim. amaçsızlık, ait olmama hisleri geri döndü. psikiyatriye ek olarak klinik psikolog tarafından psikoterapiye de başlamaya karar verdim. aynı dönemde, mutsuzluğumun iş yaşantımdan kaynaklandığına ikna olduğum bir anda istifamı verdim, istifa etmemek için zar zor ikna edildim. yeniden iki ilaç kullanmaya başladım.

*

ve bugün. 4,5 yıllık bankacıyım. artık istifa veya intihar etmek gibi şeyler düşünmediğimden hareketle depresyonda olmadığımı söyleyebilirsek de diğer her şey aynı denebilir. hâlâ işimi sevmiyorum.

o kıza artık âşık değilim, ama artık birine âşık olabilme yetim kaldığını sanmıyorum. olsam bile hayatımın hiçbir döneminde karşılık görebileceğime inanmadım. ben 1.58 boyunda, 82 kilo, socially awkward bir acayip insanım. kim benimle ilişki yaşamak istesin ki?

iş ve aşk çıkınca hayattan geriye pek bir şey kalmıyor. niye yaşadığımı gerçekten bilmiyorum. her sabah lanet ederek işe gidiyorum, akşamlarımı ve boş vakitlerimi hiçbir şey yapmayarak, keyif almadan, boş geçiriyorum.

arkadaşım yok. hiç yok. iş arkadaşlarım var ama hepsi evli barklı çoluklu çocuklu insanlar. hiçbirine kendimi özel olarak yakın hissetmiyorum, iş dışında hiçbiriyle görüşmüyorum. insanlarla ilişki kurmakta hayat boyu güçlük çektim, hâlâ de çekiyorum. 'arkadaşım' diyebileceğim tek kişiler yıllar öncesinden, lise yıllarından kalma, farklı illerde yaşayan insanlar. birkaç haftada bir telefonlaşıyoruz, 3-5 ayda bir görüşüyoruz, o kadar.

iple çektiğim tek anlar maddi güçlükler nedeniyle ancak iki haftada bir gidebildiğim, hâlâ süren psikoterapi seanslarım. psikoterapistim bir kişilik bozukluğum olduğu görüşünde. hangisi olduğunu söylemiyor. sanırım narsisist veya şizoid bozukluklardan birine uyuyor olabilirim. eğitimini almış olan biri değilim, bilemem.

bunu niye yazdım bilmiyorum. dışarıdan nasıl görünüyorum bilmek istedim. gerçekten hissettiğim kadar zavallı mıyım? hep böyle boş, amaçsız, heyecansız mı yaşayacağım? ilaçlarımı bıraktığım anda tekrar depresif günlerim geri mi dönecek? ne yapmalıyım?

bilmiyorum. buraya kadar okuduysanız katlandığınız için teşekkür ederim.
0
amateur
(08.10.20)
Çok geçmiş olsun kardeşim. Hayat bir anda geçiyor, ne olduğunu anlamadan, geçen yılların ardından bakıyorsun.

Bir kere şu depresif enerjiden çık. Dünyada senden kötü şartlarda yaşayan milyonlarca, belki milyarlarca insan var. Sana 16 yaşıma kadar yaşadıklarımı anlatsam, oturur hüngür hüngür ağlarsın.

Tüm insanlık çıkarcı, şekilci ve bencil. Bu su götürmez bir gerçek. İkili ilişkilerde, hiç tanımadığın bir insanın karakterini önden bilemeyeceğin için öncelikle bir şekil filtresinden geçiyorsun. Şekil şartını sağlıyorsan karakterine, hayat enerjine, uyumuna bakılıyor. Maalesef boy önemli. En azından 1.70 boy yoksa, kadınlar dönüp bakmaz bile. Maşallah kilon da varmış. Öncelikle kilonu versen, en azından bir nebze şansın olur. Bunu ben de utanarak söylüyorum. Kadınları dış görünüşü ile eledikten sonra karşılıklı uyuma bakıyorum. En azından kadınlarda 1.50 bile olsan, kilolu değilsen bu coğrafyada sevgili, eş bulabiliyorsun.

Kiloyu ver. Temiz, düzgün giyin ve bakımlı ol ve şansını dene. Normal adam hoşlandığı 10 kişiden 1’ine adım atıyorsa, sen 7’sine adım at. Bir yerde şansın döner, eminim.

İş konusunda seni tanımadan diyecek pek bir şey yok. Bankacılıkta ömrünün sonuna kadar çalışmayı düşünüyor musun? Öyleyse bu sektörde rahat edeceğin bir pozisyona geçmek için ne gerekiyor? Bunu yapan insanlar hangi aşamalardan geçmiş? Hangi lisansları var? Bu konuya çalış ve azimle peşinden git. Rahatladığın, stresi az bir iş, daha fazla maddi imkanla kendine güvenin artar, ilişkilerde de şansın yükselir.

Bankacılık istemiyorsan, ne istediğine karar ver. Normal mesaiden sonra evde gidip film izleme. Düşün, yatana kadar 6 saatin daha var. Ali Baba’nın kurucusu Jack Ma, normal mesaiden sonra geleceğiniz için yaptıklarınız sizi diğer insanlardan ayırır demiş. İstifa için maddi durumun yoksa, mesaiden sonra istediğin meslek için var gücünle çalış. Daha çok gençsin.

Umarım her şey gönlünce olur.
0
stewie
(08.10.20)
zavalliyim dersen zavallı olur zavallı kalırsın.

sevmediğin işi yapmaya şartlar itibariyle mecbur kaldığın için muhtemelen durumu bu kısmı ağırlıklı görüyorsun da, onu katlanilir ya da katlanılmaz kılan oradan ciktigindaki hayatın, ilişkilerin, yaptıkların. oraya eğil, yani kursa git sosyalles değil dediğim ne yapacağına bak, bir şey ogren bir yerlere git, bir konu üzerinde oku... bu yaptığın ettiklerinden belki bir aşamada bir ise donusme ve bankacılığı bırakma ihtimali neden olmasın.

bir de zayıfla az. kendini bedenen beğenmek için ama kizlar beğensin diye değil, kendini sevmeyeni başkası da zor sever çünkü
0
encokbenisevinnolur
(08.10.20)
Alakasi yok. Hangi kisilik bozuklugundan muzdarip oldugunuz anlattiklarinizdan ve soylememesinden belli zaten. Yine de soylemicekse tani konusuna hic girmemesi gerekirdi. Kisilik bozukluklarinin tanisal gecerliliginin cok dusuk oldugunu da belirtmis olalim. Insanlara degisik geldigi icin bu kadar ilgi cekiyor.
Sevdiginiz seyleri bulup cikarin derim. Mesela istifa demissiniz ama yerine koyacak baskabir seyiniz yok daha bosluga duseceksiniz kabul etseler. Olumsuzdan kacmak yerine olumluya yaklasmayi dusunun ozet olarak. Kendi kaynaklariniz ne seversiniz ne dilersiniz neye ihtiyaciniz var? Bunlar. Siz sadece sivisma pesindesiniz isi birakmak aski birakmak. Intihar en buyuk sivisma zaten direkt hayattan kacis. Olmaz boyle zaten kendinizi oldurmeseniz de olursunuz bi sekilde cok tehlikeli. Iyi ki isi birakmamissiniz cok buyuk intihar riski vardi sonrasinda
0
kushkush
(08.10.20)
sana daha iyi hissettirmeyecek belki ama 26 yasindayim, hala okuyorum, bitince diplomamla bir sey yapip yapamayacagim bile belli degil. yazdiklarini okurken "aaa meslegi var calisiyo" diye dusundum.

kendine cok yuklenme, 4.5 yil ayni meslekte kalip isten atilmadigina gore o kadar da awkward bir adam degilsin demek ki. ekonomik ozgurlugun ve isin olduktan sonra istersen awkward'in allahi ol zaten kime ne? kilo dedigin de verilir, ne olacak?
0
der meister
(09.10.20)
Articulation ina bakacak olursak ortalama üstü zekaya sahipsin bence. Zekanı kullan ve şu durumdan çık.
Herkesin hayatı berbattır, yeterli doğru yerden bakmayı bil. Çektiğin yalnızlık, kafa karışıklığı şişmanlık VS o kadar çok kişi yaşıyor ki bunu. Marifet buradan çıkabilmekte.

Düzenli bir gelirin ve sevmeye hazır bir kalbin varsa, kedi evlat edinmeni öneririm. Onun varlığı kendi halinde uyuması, yalanmasi o kadar mutlu ediyor ki insanı. İşten eve gelme sebebi. Haftasonu erken uyanma sebebi. Ya da onunla birlikte öğlene kadar uyumak.
0
sonsuz
(09.10.20)
Şu aşağıdaki videolara bir bak, kısa 5 dakikalık. kafana uyarsa sonra aşağıdaki kitabı oku.

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

Jordan Peterson - 12 Rules per Life
0
KaraSakall
(09.10.20)
Hocam hayatın dağınık bir puzzle gibi geldi. ama psikoterapi seansların dışında hiçbir şeyin ucundan tutmamışsın gibi.

Sorunlar ve üzerine düşünülebilecekler şöyle geldi. Hiçbirine cevabım yok,çünkü cevapları sen verebilirsin.
İş: mevcutta bir iş var memnun değilsin, daha iyisi için ne gerekiyor? bu mümkün mü?
Tip: sorun kilodan mı kaynaklı? spora başlama kararı alınabilir mi?
Aşk: bu biraz da şans ama tip toplanırsa gelen özgüven işe yarar
Sosyal çevre: Şehirde sosyal çevre imkanı var mı? Yoksa online olarak yakın büyük şehirlerde birileriyle tanışılabilir mi?
Hobi: ilgi alanları neler? neler öğrenilebilir? el yeteneği var mı ya da spor ya da online bir yetenek vs.?
Psikoloji: uzmanından destek var, süper
0
lcha
(09.10.20)
Kanka nietzsche'nin bi sozu var. Diyor ki:"amor fati". Yani kaderini sev. Simdi sen icinde bulundugun durumdan memnun degilsin. Degistirmek icin ne yapiyorsun? Herhangi bir calisman, bir emegin var mi bu hususta? Yoksa sadece cocuk gibi sizlanmakla mi kaliyorsun? Eger durumunu degistirmek icin elinden geleni yapıyorsan ve ise yaramiyorsan o zaman kaderini sevmeye calisacaksin abi. Ha sunu da soyliyim. Sadece bi tane olmek kakkin var haberin olsun. Çar çur etmemek lazim.
0
Kirmizibavul
(09.10.20)
@Kirmizibavul çalışma, emek gibi şeylerin reelde ne yapmaya karşılık geldiğinden emin değilim.

@lcha dağınık kafayla dağınık yazı yazınca hayatım da dağınık görünüyor, pardon.

iş konusunda yapılabilecek pek bir şey yok gibi. hâlâ yazılım öğrenmek istiyorum, temel java çalışmaya başladım falan ama bu yaştan sonra diplomam bile olmadan yazılımcı olabilir miyim, olası görünmüyor pek. advanced seviye ingilizcem var, ama onu da herkes biliyor artık. açıktan üniversite okuyorum, bitecek bu yıl. ama insanların, örneğin sözlüğün söylemlerine bakacak olursak onu da okumuş olmamla okumamak arasında pek bir fark yok.

tip konusunda kilo bir sorun, ama tek sorun olmaktan çok uzak. keza aşk konusunda da sadece tip değil, benim pısırık, şapşal ve sıkıcı biri olmam da sorun.

şehirde pek çok imkân var aslında. ama sosyal nasıl olunur, nasıl sosyalleşilir pek bilmeyen biri olmam bu noktada elimi kolumu bağlıyor.

hobilere gelince, yabancı dillere ilgim var, ikinci bir dil öğrenebilirim sanırım hobi olarak. ama bu da yalnızlığıma yalnızlık katacak, beni içime kapayacak bir aktivite.

@kushush yok hocam borderline değilim bence.
0
🌸amateur
(09.10.20)
şimdi son verdiğin cevapta kaç kere "ama" yazmışsın. bunu bir farkındalığın olsun diye ifade ediyorum. bahane bulma, ama deme. önce sen kendi kendine yardım et. bu ama'lar senin kendine vurduğun kelepçeler.
0
stewie
(09.10.20)
(git: 1447570) Spora başlaman gerek. Ayrıca İstanbul Psikanalizm derneğine gidip uzunca bir süreç geçirmen lazım. Güzel yaşamak senin elinde. İstediğin şeyleri yapmak veya yapmamak senin elinde. İstediğin şeyleri yapmak için savaş. Spor yapmadğımda ben de uzunca süre depresyondan kurtulamıyorum. Spora başladığımda bütün hayatım değişiyor birden. Beyni çalıştırmadığın zaman negatife yönelir. Yeterli serotonin üretemeyen insanlar da hep negatife döner. Bunu tek sağlayabileceğin yer spor. Kendini disipline edebileceğin bir alan görebilirsin. Kendine güven sorunlarını zamanla aşman gerekecek ve büyük yaralar aldıysan biraz uğraşacaksın onu söylemeliyim. Korkularını zamanla yenebilirsin. Üstüne gittikçe çözümlemeye başladıkça rahatlayacaksın. Başarılı oldukça daha iyi hissedeceksin.
0
sitra ahra
(10.10.20)
Pek çok insanın hayatında zorluklar oluyor. Mesela benimde hayatımda beni mutsuz eden çok şey yaşadım. 6-8 ay kadar antidepresan kullandığım bir dönemde yaşadım fakat antidepresanın çok ciddi vakalar dışında çözüm sunduğunu düşünmüyorum. İnsanlarla iletişim konusunda çoğunluk gibi değilim ama zaten olmakta istemiyorum. Çoğunluğun olduğu gibi olmak zorunda değil. Genelden farklı olunca bu senin yanlış yaptığın anlamına gelmez. Bu konularda Sinan Canan ı takip etmenizi öneririm. Ben antidepresan kullanmak yerine b vitamin kompleksi, balık yağı kullandım. Ayrıca gün içinde hareketli olmak, yürüyüş yapmak, egzersiz veya spor yapmak, meditasyon, namaz kılmak, dua etmek, yoga çok faydalı. Şuanda hayatımda biri var ama yurtdışında ve 8-9 aydır görüşemiyoruz.annem ve babam vefat ettiler. 36 yaşımdayım. 2 kardeşimle konuşmuyoru, 1 tanesi de evden ayrıldı ve ben evde tek kaldım. Bu benim tercihim değildi. Sonuç olarak yalnız, işsiz biriyim. Elbette hayatta yaşadıklarımızın izleri kalıyor. Böylece ben oluyorum. Sevdiğin işi yapmanın psikolojiyi çok etkilediğini de söylemeliyim daha önce çok uzun mesaili bir işte çalışırken yeme bozukluğu ve saç dökülmesi problemi yaşadım, işten ayrılınca düzeldi. Bence sizin şikayet etmek yerine adım atmanız gerekiyor. Hayatınızı sıradan yapan sizsiniz. Benim de çok arkadaşım yok. Ama yalnız başıma bir şekilde mutlu olnaya çalışıyorum. Haftada bir gün bisiklet sürüyorum bu beni mutlu ediyor, hergün yürüyüş yapıyorum günde 10000 adıma tamamlamaya çalışıyorum. kediler besliyorum, onlar bana arkadaş oluyor. Birde mutlu olacağım iş bulursam neden üzüleyimki. Sadece kendimi geliştirmek istiyorum. Kitap okumaya çalışıyorum. Bence siz ne yapmaktan mutlu olduğunuzu bulmalısınız ve işinizi ona göre değiştirmelisiniz. Fakat işten istifa ederek değil çalışırken iş bulul ayrılın. Eminim şimdikinden çok daha mutlu olursunuz.
0
rapisa
(15.10.20)
Ayrıca psikolojik rahatsızlıklarınızla ilgili araştırmalar yapın, neden böyle olduğunuzu anlayıp bunu nasıl düzeltebileceğiniz konusunda yol gösteriyor.
0
rapisa
(15.10.20)
Birde demir, b vitamini, demir eksikliği, mide bağırsak rahatsızlıkları psikolojik sorunlara yol açıyor. Düzenli uyku uyumamak. Mesela saat 11de uyumuş olmak gün içinde kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Sağlıklı beslenmekte psikolojiyi olumlu etkiliyor. Gün içinde 1 kez acıkmış olmak beyin sağlığı için çok faydalı. Yani aralıklı oruç değil ama günde 1 kez 16 saat boyunca bir şey yememek.
0
rapisa
(15.10.20)
Öncelikle geçmiş olsun. Tamamını okudum ama cevapların tamamını okumadım.
Bağırsak sorunları - vitamin mineral eksikleri - düzenli uyumama - hareketsiz yaşam insanın ruh halini ciddi derecede etkiliyor. Psikolojik sorunların spor yaparak geçeceğini düşünmüyorum. Ama bu sorununuzun kaynağı atıyorum D vitamini eksikliği ise vücuttaki eksiği tamamlamanız tedavinizi çok kolaylaştırabilir, ruh halinizi düzeltebilir. Bu nedenle bütüncül tedavi uygulayan bir tıp doktoruna görünebilirsiniz.

Bunun yanında bende arkadaş edinmekte zorlanan biriyim. Bunu aşmak ve kendimi yalnız hissetmemek için aktivite sosyalliğini tercih ediyorum. Yani hobi kulüpleri, aktivite grupları vs.

Ben doğa sporlarından hoşlanan biriyim, bununla alakalı bir derneğe kaydoldum ve her aktivitesine katılım sağlıyorum. Hem vakit geçiyor. Hemde çok derin arkadaşlık kurmasakta bir sosyallik sağlıyor. Haftada bir kaç günümü sıkılmadığım bir aktivite ile doldurduğumda arkadaş eksiğini pek hissetmiyorum.
Doğa sporları, ekstrem sporlar, dans, kitap film kulüpleri, resim kulüpleri, fotoğrafçılık, Müzik aleti kursları, tiyatro kursları, dil kursları, hatta ikinci bir üniversite bile faydalı olabilir.

Benim sosyalleşme yöntemim bu şekilde aktivite sosyalliği. Sana da yalnız hissetmen için önerebilirim.
0
zimbirik
(15.10.20)
(9)

Colalarda gaz yok gibi artık?

Mehmet Ersoz
Coca cola şekersiz 1 LT.Eskiden ertesi güne kadar bile carbondioksiti sürerdi. şimdi açtığım gibi 5 dakika sonra bildigin soğuk suya dönüyor.Acaba masraflardan dolayı daha az filan mı basıyorlar gazı. Eskiden genzi yakardı. şimdi hissetmek bile mümkün değil gazlı olduğunu.yoksa şekersiz olması mı so
Coca cola şekersiz 1 LT.

Eskiden ertesi güne kadar bile carbondioksiti sürerdi. şimdi açtığım gibi 5 dakika sonra bildigin soğuk suya dönüyor.

Acaba masraflardan dolayı daha az filan mı basıyorlar gazı. Eskiden genzi yakardı. şimdi hissetmek bile mümkün değil gazlı olduğunu.

yoksa şekersiz olması mı sorun?
0
Mehmet Ersoz
(06.10.20)
aynen. artık hiç bir şey eskisi gibi değil. hiç bir şey eski tadı vermiyor. sadece kola değil.
0
stewie
(06.10.20)
Her ülke için standartları farklı oluyor. Biraz da ülkenin damak tadına hitap ediyor, biraz da alım gücüne göre üretim sağlanıyor. Amerika standartında 1 litre kola için 7-8 tl vermen gerekiyor. Ülkemizde 4.50 tl civarı olduğunu düşünürsen, yarısı nerede lan bu kolanın dersin :) Şekersiz kolada bulunan aspartamın ne kadar etkisi var bu asit olayına çok emin değilim. fakat uzun süredir coca cola dan keyif almadığımı söyleyebilirim.

Son zamanlarda ŞOK marketlerde olan Crown şekersiz e geçtim. soğuk olduğu sürece keyif veren bir kola 2.35 tl.


NOT: bardağı doldurduktan sonra şişenin havasını alıp kapatın.
0
janavarorion
(06.10.20)
@janavarorion

ne alakasi var abi, kola ithal mi? turkiye'de uretiliyor.
0
baldur2
(06.10.20)
türkiye'dekiler dandik, sekerli su gibi. letonya'da su ana kadar ictiklerim aynen cocuklugumdaki gibi geniz yakan, lezzetli kolalar.
0
der meister
(06.10.20)
@baldurcum adam da ithal değil diyor işte. Sen sanıyorsun bir tane tarif var tüm dünyada onu uyguluyorlar ama öyle değil.

Arkadaş diyor ki atıyorum coca cola amerika fabrikasında 12x cola özü 8x gaz koyuyorlar. Türkiye fabrikasında 7x kola özü 4x gaz koyuyorlar. İngiltere fabrikasında 18x kola özü 9x gaz koyuyorlar gibi gibi.

Bunun çeşitli sebepleri var. Türkiye için öncelikle sebep ekonomiktir muhtemelen. eğer amerika tarifi ile yaparlarsa kola 5 TLye mal oluyorken iken 28 TL ye mal olabilir. O zamanda türkiyede kimse almaz.

Bir diğer önemli sebep damak tadı. Türkler amerika tarifini sevmeyebilir vs. gibi.

Umarım açıklayabilmişimdir.
0
infernalcadre
(06.10.20)
@baldur2, abi ithal olması ile ne alaka anlamadım.

yurt dışı fiyatları ve içindekiler farklı olur diyorum. örneğin algida avrupa'da da satılıyor, ama avrupa da süt oranı %50 iken biz de %10 oluyor diyorum. avrupa standartında türkiye de üretimi yapılsa kıytırık max dondurma 1 tl yerine 2 tl olur.
0
janavarorion
(06.10.20)
@
tamam arkadaslar simdi anladim, sagolun.
0
baldur2
(06.10.20)
Bence coca colanin malum tarifini kaybettiler. Caktirmamaya calisiyorlar.
0
ElfElf
(06.10.20)
Şok'taki Crown Cola Light +1

2-3 gün beklese bile gazı kaçmıyor.

Bence Coca Cola'nın olayı tamamen satış stratejisi. İçine az gaz basılmış kolayı alıyorsun, bir bardak içiyorsun ve ertesi gün çöp! Bizde bu şekilde en azından. Eskiden gazı sağlam basarlardı, son yudumuna kadar keyifle içerdik ama bu şekilde firma kâr edemez, ya da şişesini 10 liraya satması gerekir, o zaman da kimse almaz yine kâr edemez.
0
msb
(06.10.20)
(5)

ekşi sözlük yazarlarının yaptığı iki yüzlülük değil mi?

denklemci
sözlüğün ilk yıllarında yazarlık yapmış. 10 yıldır da sadece okuyucu biri olarak, Bugün dürümcü paşanın torpille adam almasından sonra oluşan tepkileri okuduğum sırada fark ettim. sürekli muhalefet partilerine sessiz kalıyorlar hiç bir işe yaradıkları yok. işler güçleri goy goy diyen bir çok yazarın
sözlüğün ilk yıllarında yazarlık yapmış. 10 yıldır da sadece okuyucu biri olarak, Bugün dürümcü paşanın torpille adam almasından sonra oluşan tepkileri okuduğum sırada fark ettim. sürekli muhalefet partilerine sessiz kalıyorlar hiç bir işe yaradıkları yok. işler güçleri goy goy diyen bir çok yazarın aynı durumda kalınca yönetime karşı hiç bir şey yapmadıklarını hatta yapmamayı geçtim. bu haksızlığa karşı duranlara karşı salak salak espri kastıklarını gördüm. peki bu yapılan iki yüzlülüğün daniskası değildir de nedir. sen daha kendi bulunduğun ortamda yapılan bir haksızlığa dahi ses çıkaramıyorsun sonra kalkmış ülkenin tüm organlarını ele geçirmişlere karşı ellinden geleni yapan insanlara çemkiriyorsun bu nasıl bir kafa nasıl bir düşünce yapısı valla kafam almıyor. a dostlar söyleyin yanlış mı düşünüyorum.
0
denklemci
(05.10.20)
Sonuna kadar katılıyorum.
0
awareim
(05.10.20)
sozluk kitlesinden bir sey beklemene uzuldum... sozlugu ne zannediyorsunuz ki, eli klavye tutan herkesin girebildigi bir ortam. bir ozelligi yok. irkci ve cahil comar dolu.

kaldi ki entry silme ya da hesap kapatma gibi eylemlerin ise yarayacagini sanmam cunku eksi'de nitelik degil nicelik onemli. yazarlarin "hit" otesinde bir onemi yok artik. sen ben hesabimizi kapatiriz, 10 kisiyi yazar yaparlar, yine bir sey degismez.
0
der meister
(05.10.20)
Ben entry lerimi sildim. Sözlük bitmiştir benim için.
0
antihero
(05.10.20)
Abi kadına çok yüklendiler. Alt tarafı aklımıza düşeni yazdığımız bir internet sitesi ya, bu kadar anlam yüklemeye gerek yok. Üzerinden para kazanmıyoruz, maaşlı çalıştığım yer değil, bana ekstra bir faydası yok. 2 geyik yapıyoruz, düşüncelerimizi milletle paylaşıp normal hayatımıza devam ediyoruz. Çok önemli bir şey sanki de kadın instagram'dan açıklama yapmak zorunda kalmış :D

Ben kadının yazar olduğunu görünce hiç tepki vermedim. hımm dedim geçtim. ha 1 kişi fazla ha bir kişi eksik ne değişir. Kadın yazar olmadan önce bile ''kanzuk'un evlenmesi'' başlığında bile ufak bir tebrik etmek yerine yaştan girmişler, şişkoluktan çıkmışlar, sonra hiç şaşmaz para meselesini açmışlar. Bence sözlük yazarları iki yüzlü değil ama memlekette ne kadar hayatından keyif almayan, memnuniyetsiz, hayatını sadece internete adamış varsa toplanmış. Oturup oturup milleti kıskanıyorlar.

Kadın belki aktif olarak bile kullanmayacak. genç kadın evlenmiş ve mutlu 2 geyik yapıp gidecek belki. Demedikleri kalmamış.
0
eazy
(05.10.20)
Ben bu ve buna benzer olaylarda tepki göstermeyen kişiler arasındayım. 15 yıla yakın sözlüğü takip ediyorum, 12 yıldır da yazarım. Webrazzi olayında bile tepki göstermedim. Tepki gösterenlere hak veriyorum ama BENCE genel olarak sözlüğün adil bir ortam olarak görülmesi hatalı.

Sedat Kapanoğlu'nun youtube'daki bi röportajı var.
bkz: www.youtube.com

bunu izlediğinizde göreceksiniz ki ekşi sözlük sedat'ın para kazanmak için kurduğu bir site. adamın şahsi şirketi. istediğini yapmakta da özgür. hiçbir zaman kurumsal bir yapı olarak görmedim. o yüzden kafasına estiği yönde değişiklik yapıyorlar ve bu beni rahatsız etmiyor. umursamıyorum daha doğrusu.

zaten adil bi ortam olsa bi kere gelir dağılımı olur. sözlüğün hitlerinin tamamı yazarların yazıları sayesinde oluyor. adamlar milyon dolarlık şirket oldu ama yazarlara bir kuruşu fazla görüyorlar. hiç öyle bi derdim olmadı şimdiye kadar ama sözlüğün durumu bu.

ekşi şeyler ilk çıktığında bi ağaç ekme olayı vardı, entry başına bi ağaç. o da kaldırıldı artık siteden. çünkü otu boku şeyler'e çıkarmaya başladılar. yok efendim beşiktaş niye yenilmiş. aman ne kadar seçkin bir içerik.

özetle: iki yüzlülük değil. sözlüğü ciddiye almadım hiç. bugüne kadar bir hak iddiam olmadığı için haksızlık olarak da görmüyorum.
0
himmet dayi
(05.10.20)
(1)

Yurtdışı vize durumları

karaca2
Merhaba. Şu aşamada yurtdışına çıkmak istesem vize alamıyor muyum? Örneğin avrupa’da yüksek lisans başvurusunu kazansam gidemez miyim?
Merhaba. Şu aşamada yurtdışına çıkmak istesem vize alamıyor muyum? Örneğin avrupa’da yüksek lisans başvurusunu kazansam gidemez miyim?
0
karaca2
(04.10.20)
durumlar çok karışık ama spesifik olarak gitmeyi düşündüğünüz ülke için bakmanızı öneririm.

ben erasmus öğrencisi olarak letonya'ya geldim. süreç çok sıkıntılıydı. direkt uçuş yoktu, almanya üzerinden gelmem gerekti ama onlar da negatif covid testi istiyordu vs... seyahat yasaklarının kapsamını iyi araştırmak gerekiyor. normal şartlarda türk vatandaşları almanya'ya giremiyor mesela ama istisnası var, örneğin "avrupa birliği üyesi bir ülkeden uzun süreli vizeye sahip olmak" gibi. yüksek lisans için gidecekseniz bu şartı muhtemelen karşılıyorsunuzdur, haliyle sorun olmaması gerekir.

ama dediğim gibi nereye gidiyorsunuz, nereden gideceksiniz, uçuş var mı, başvuru kabul ediliyor mu vs. bunlar önemli detaylar.
0
der meister
(04.10.20)
(2)

süper lig'de seyirci neden alınmıyor alınmalı mı?

baldan kaymak
yurtdışında mesafeli biçimde başladı bazı maçlarda var.bizde neden yok? sizce alınmalı mı? alınsa gider misiniz?
yurtdışında mesafeli biçimde başladı bazı maçlarda var.

bizde neden yok? sizce alınmalı mı? alınsa gider misiniz?
0
baldan kaymak
(03.10.20)
fransa da vardı geri yasaklandı diye hatırlıyorum, yani zaten bu kadar dert var sağlıkçıların başında spor kulüplerine de acımıyorum. ordan gelir elde etmeyiversinler.
0
Golgi
(03.10.20)
alınmalı ya da alınmamalı diyemem, orası beni aşar ama rusya günde 10 bin vaka sınırına dayandığı halde statların yarısını dolduruyor hahaha. ben bunu anlamıyorum. spartak-zenit maçını izledim bu akşam, bayağı aralarda birer koltuk boş bırakarak (kale arkalarında o da yok, herkes aynı yerde kümelenmiş) dolduruyorlar stadı. en az 15-16 bin kişi vardır, muhtemelen 22 bin... bunların bir de aynı metroya bindiğini, toplu taşımada tıklım tıkış taşındığını düşün.

türkiye pandemiyle mücadele konusunda iyi bir konumda değil ama belki deneme amaçlı %10 ile başlanabilir diye düşünüyorum. çünkü hayat çoğunlukla devam ediyor normal biçimde. her sabah metrobüse biniyor o kadar insan.

mesele sadece eğlence değil... futbol kulüpleri ekonominin parçası. batmaları ya da ciddi mali problemlerle karşılaşmaları dolaylı yoldan çok fazla insanı etkiliyor. eğer hayat aşamalı olarak normale dönüyorsa bence stadyumlara da aşamalı olarak dönülebilir. şöyle düşün, koskoca istanbul'da bu akşam 4500 fenerbahçe taraftarı stada gitseydi koronayı çok etkiler miydi bu? zaten milyonlar sokakta, her gün dip dibe... bence %10 iyi. baktın anlamlı bir yükseliş var, yine iptal edersin.
0
der meister
(03.10.20)
(19)

sydney'den ev arkadaşımla berlin'de karşılaştım

bohr atom modeli
bu olayın gerçekleşme olasılığı nedir ya? beni çok sarstı. evren simülasyondan ibarettir derseniz inanırım şu an. başına böyle abartı rastlantılar gelen var mı?
bu olayın gerçekleşme olasılığı nedir ya? beni çok sarstı. evren simülasyondan ibarettir derseniz inanırım şu an.

başına böyle abartı rastlantılar gelen var mı?
0
bohr atom modeli
(02.10.20)
Ben antalya'da calisirken bir tane rus kizla tanismistim, fotograflarimiz falan var hatta, tatile gelmisti, bir kac sene sonra bir tane erotik Sitede canli show yaparken gordum, sok olmustum. Kiz gayet masum gorunuyordu, neden bu isi yaptigini sordum, okul parasini cikariyorum demisti.
0
baldur2
(02.10.20)
eksi'de ara sira rus futbolu hakkinda konustugum, mesajlastigim bir abi vardi rusya'da yasayan.

letonya'da yurttaki oda arkadasim onun tanidigi cikti. ayni adamdan bahsettigimizi fark etmemiz uc gun falan surdu.
0
der meister
(02.10.20)
bıraz sacma bı ornek ama sozlukten bırıyle okul, meslek falan konusuyordum. sonra babamın tanıdıgının yegenı cıkmıstı kendısı.

bır de ortaokulda 1 yıllıgına aynı dersaneye gıttıgım arkadasla aynı zamanda aynı unıversıteye ve aynı yurda yerlestım. odasını ogrendım gıttım konusmak ıcın. cok sasırmıstı ılk basta.

annem de bı keresınde kendı ogretmenıne randevu vermıs =) ılk basta tanımamıslar bırbırlerını. sonra annem anlamıs ben sızın ogrencınızdım falan oyle ıste.
0
komorebice
(02.10.20)
İstanbul'da Aslıhan Sahhaflar Pasajı'nda bir araştırma yürütüyordum. Oradaki sahaflardan birini ziyarete gelen bir kadınla tanışmıştım. Ayaküstü çok yüzeysel muhabbet etmiştik. Aklımda koyu Beşiktaşlı olması, gemilerde aşçılık yapması, saçının bir bölümünün ak olması gibi ayırıcı detaylar kaldı.

Aylar sonra Manisa'nın bir köyünde saha araştırmasına gittim. Köylülerden birinin 20 yıldır görmediği asker arkadaşı onu ziyarete gelmişti. Bir ara sohbetlerine iştirak ettim. Bir baktım adam yukarıda bahsettiğim kadını anlatıyor. İşte koyu Beşiktaşlı, bilmem kimin gemisinde aşçılık yapıyor, saçının şurası ak bilmem ne...
0
joker hakki
(02.10.20)
bir zamanlar bir kursta ingilizce ögrettigim ögrencim ile sagra di familia da karsilastim. birbirimize uzaktan el salladik devam ettik.
0
proteus
(02.10.20)
ben küçükken her sene tatile gittiğimiz otelde cenk sökmen oluyordu. (7 sene üst üste)
her sene başka otel bu arada.

4.den sonra karşılaştığımızda gülüp selamlaşıyorduk.
aradan 30 sene geçti, geçen sene bodrumda karşılaştık, anlattım, hatırladı gülüştük
0
Corc
(02.10.20)
Sizinki kadar olağanüstü değil tabi ki ama Kadıköy’de bi gece barda tanıştığım kadınla(numarası falan yok) yaklaşık 6 ay sonra Olimpos’ta karşılaşmıştım.
Romanya’da bir projede bizi ağırlayan ekiple Berlin’de başka bir projede karşılaştım. Meğer aynı projedeymişiz haberimiz yokmuş bir araya gelene kadar.
Sizinki çok başka, çok güzel:)
0
megalomaniac
(02.10.20)
izmirdeki lise arkadaşımla 10 yıl sonra istanbulda aynı apartmanda oturmakta olduğumuzu kapıda karşılaşınca öğrenmiştik, bunu fark etmemiz 1 yılı bulmuştu
0
kül
(02.10.20)
çocukluk arkadaşımla askerde karşı ranzalarda denk geldik. ama ben de yurt dışına çıktım bu arada, o konuda bi yanlış anlaşılma olmasın...
0
Bruce
(02.10.20)
floransa'da kaldigim hostelde 25 kisilik odada ust ranzamda yatan koreli kizla ayakustu sohbet etmistik, kiz 1 hafta sonra roma'da kaldigim 10 kisilik odada alt ranzamda yatiyordu, tekrar karsilasinca cok sasirmistik :)
0
in vino veritas
(02.10.20)
ablam istanbul'daki ortaokul öğretmeniyle madrid'de sokağın birinde karşılaşmıştı. şok olmuştu ikisi de.
0
nilmiye
(02.10.20)
Taksim meydaninda biri saat sordu, dönüp söyleyecekken soran kisinin 10 yil oncesinden universite arkadasim oldugunu gormem benim icin en buyuk rastlantilardan biridir.

Adam is gorusmesi için istanbula gelip, en kalabalik yerde sora sora bana saat sordu.
0
Filinta61
(02.10.20)
Mısır'da gemide beraber çalıştığım adamı 20 yıl sonra Tayland'da havalimanında sigara odasında gördüm.
0
kaptan memo
(02.10.20)
Valencia'daki ev arkadaşımla İzmir'de Kıbrıs Şehitleri'nde karşılaştım.
0
hadi ya la
(02.10.20)
İstanbul'daki Sonisphere festivalinde yanında sevgilisiyle bir kez gördüğüm ve güzelliği yüzünden aklımdan çıkmayan kızla seneler sonra bambaşka bir şehirde arkadaş vasıtasıyla tanışıp nişanlandık.

Şimdi ayrıyız ama beni en şaşırtan olaylardan biridir bu.
0
BuddyGuy
(02.10.20)
Görüyorum ve arttırıyorum:
Kırıkkale'nin Keskin ilçesi askerlik şubesinde şube önünde nöbet tutan Adanalı askerin nöbet sırasında oradan geçen bir ilçe sakini ile hoş beş etmesi ve sonuçta dayı-yeğen çıkmaları.
0
flo
(02.10.20)
ikinci derece kuzenim ile (babamın kuzeninin çocuğu) ingiltereye dil okuluna gidelim dedik ayarladık her şeyi. daha sonra babannemde başka kuzenle konuşurken onunda dil okuluna aynı şehire gideceğini ve 2 haftamızın kesişeceğini tesadüfen öğrendik. daha sonra 3 kuzen ingilterede pubda takılırken kapıdan içeriye ilk okulda sık sık gittiğim (lisede de gittim ama az) internet kafecinin oğlu ile denk geldik. birbirimizi hatırladık :D
0
fezagezgini_4
(02.10.20)
Ben daha önce yüzyüze görüşmediğim ve görmezsem iyi olur dediğim biriyle tesadüfen 1000 kişilik bir konser salonunda yanyana koltuklarda konseri seyrettim:/
0
Amaranta ursula
(02.10.20)
Rusya'dan tanidigim bir Turk'le Bagdat'ta bir otelin 3. katinda ben asansorden inerken o da binecekken karsilastik. Rusya nere Irak nere, ayni anda ayni otelin ayni katinda denk gelmek kadar sacma bisey olabilir mi? Oluyor valla.
0
kartonpiyer
(05.12.20)
(6)

isviçrenin tarihinde savaş var mı?

soru icin geldim
Dünya tarihine çok aşina değilim. Ülkemizin ve ülkemiz ile savaş geçmişi olan imparatorluklar ve sömürgeci avrupa devletleri hakkında bilgim var. Yapılan antlaşmaların çoğu İsviçre'de yapıldı bize lanse edilen kendilerinin tarafsız ülke olduğuydu. İsviçrenin tarihinde savaşı var mı? doğrudan veya do
Dünya tarihine çok aşina değilim. Ülkemizin ve ülkemiz ile savaş geçmişi olan imparatorluklar ve sömürgeci avrupa devletleri hakkında bilgim var. Yapılan antlaşmaların çoğu İsviçre'de yapıldı bize lanse edilen kendilerinin tarafsız ülke olduğuydu. İsviçrenin tarihinde savaşı var mı? doğrudan veya dolaylı olarak yaptığı veya desteklediği?
0
soru icin geldim
(01.10.20)
Sanırım 1848’den beri savaşmıyorlar. O tarihte de bir iç savaş vardı.
0
but that was just a dream
(01.10.20)
Wiki'ye göre 1815'ten bu yana savaşa girmemişler. 13. yy'da konfederasyon, 1848 yılında devlet olarak kurulmuşlar. Konfederasyonken Morgarten Muharebesi'nde çarpışmışlar Avusturya'ya karşı.
0
black holes in the sky
(01.10.20)
tarafsız olmalarının nedeni büyük ölçüde geçmişte gavur gibi savaşmış, her mevzuya dalmış olmaları.

ayrıca isviçre'nin olayı tarafsızlık değil. fethetmenin manasız olduğu, stratejik avantaj sağlamayan, dağlık bir ülke olması. her vatandaşı silah kullanmayı bildiği ve yıllar içerisinde doğal savunmaları da çok güçlendiği için (tuzaklar, barikatlar vs.) isviçre'yle savaşmanın pek manası yok yani. yensen ne elde edeceksin? dağ.
0
der meister
(01.10.20)
Isvicre'nin neyi unludur bankalari. Tamamen para aklama uzerine kurulmus yapay bir ulke Isvicre. 3. dunya diktatorleri, uyusturcu saticilari, nazilerin kacirdigi paralari sorgusuz sualsiz kabul edip aklamis cop bir ulke. Ulkelerin en asagiligi. Savasmaya bir taraflari yemez onlarin.
0
speedy
(01.10.20)
tarafsiz humanist ulke yersen. daha bugunun haberi www.ntv.com.tr Bunlar napacaklar bu ucaklari mechul, hangi manyak durup dururken bunlara saldiracak ayri konu ya da ucak aliyoruz ayagina birilerine adrese teslim rusvetler, aklanmis paralar gidiyor kesin
0
neverletyougodown
(01.10.20)
İsviçre diğer Avrupa ülkeleri gibi değildir .
Araştırdıkça yeni şeyler öğrenirsin .
0
Erva
(01.10.20)
(11)

Uzak Mesafe, Uzun Mesafe

Cyberpunk2077
Geçiyor mu bu his? Başkaları 15dk içinde bir araya gelirken, ertesi güne plan yaparken ayda 1 kere görüşebilmek, bazen 2 ayda bir, 3-4 günü birlikte geçirmek sadece. Garip hissettiriyor ne bileyim, dertleşmek istedim sadece. Tekrar aynı şehirde olma ihtimalimiz %3 falan, beyhude bir çaba mı acaba
Geçiyor mu bu his? Başkaları 15dk içinde bir araya gelirken, ertesi güne plan yaparken ayda 1 kere görüşebilmek, bazen 2 ayda bir, 3-4 günü birlikte geçirmek sadece. Garip hissettiriyor ne bileyim, dertleşmek istedim sadece.
Tekrar aynı şehirde olma ihtimalimiz %3 falan, beyhude bir çaba mı acaba diye de düşünürken buluyorum bazen kendimi.
Telefon et, görüntülü görüş ama duygular gitmiyor işte sanal ortamda, yan yana olmak gibi değil.

youtu.be
0
Cyberpunk2077
(30.09.20)
belli bi sure katlanilir da yakin zamanda birlesilemeyecekse olmaz degil de cok yorucu olur. bittiginde degmedigi hissi de cok yipratir.
0
in vino veritas
(01.10.20)
Bence çok beyhude bi çaba değil ya ama yoğunluğunuza bağlı. Mesela ikiniz de işinizde çok yoğun insanlarsiniz bu duruma çok takilmazsiniz hatta işinize bile yarayabilir :) ama işten arta kalan zaman çok fazla ise bu sorun yaratabilir.
0
superfluid
(01.10.20)
tamamen beyhude. uzak mesafe ilişkisi yaşamak hayatını boşa harcamaktan fazlası değil. sağlam bir ilişki vardır, şartlar gereği belirlenmiş bir süre ayrı kalınır, bunlar tamam. hele ki ne zaman bir araya gelineceği belli değilse dünyanın en acınası şeyi. bunu yaşayanlar yapay zekalara da aşık olur mesela, görmüyor dokunmuyor ama sevgilim diyor.
0
Bruce
(01.10.20)
20li yaşların başında, o heyecanla insanın gözü mesafe falan görmüyor ama yine de hep bi eksiklik oluyor. benden 1000 km uzakta, üstelik parasız dönemimde bi kız arkadaşım vardı. çok dertli iş. özellikle seviyorsan. şimdi çekemem valla, kediyle oturuyoruz işte bi başımıza. napalım.

* şarkı güzelmiş.
0
scudman1
(01.10.20)
Şöyle oluyor bence, değer mi diye düşünmeye başlıyosun. Çünkü hayat akıyor, sen yalnız geçiriyorsun. Sonunda ne olacağı belli olmayan bir ilişki için belirsiz bir bekleyiş, kendini kısıtlama, hayatın tadını yeterince alamama...
Halbuki o gün kafan bozuktur, tek ihtiyacın biraz sarılmak ve sakince oturmaktır. Diziyi onun sıcaklığını hissederek izlemek istiyorsundur. Yeni açılan mekana hemen duyduğun an birlikte gitmek istiyosundur. Lüks mü bu isteklerin? Kesinlikle değil, normal bir ilişkide normal bir hayatta sahip olunması gereken şeyler bunlar. Yalnızken keyif aldığın şeylerde “‘keşke o da olsaydı” düşüncesi sıkmıştır artık.
Yani gerek var mı bilmiyorum... bence yok.
0
megalomaniac
(01.10.20)
buradaki olumsuz yorumlara bakıp karar verme. bu durum herkes için farklı seyrediyor, herkesin farklı bir hikayesi var.

benim kız arkadaşım ingiltere'de yaşıyor. en son bir sene önce görüşebildik. ama gelecekte ben oraya gideceğim ve orada yaşamayı planlıyoruz, her şeyi bizim için planlı durumda.

uğruna değecek insan için uzun-yakın fark etmez.
0
perrin
(01.10.20)
herkesin yapısı, her ilişkinin dinamikleri farklı. bazı insanlar için altı ay uzaktan uzağa yürütmek imkansızken bazı insanlar altı sene uzak mesafe ilişkisi yürüttükten sonra evleniyor. ben sana "beyhude çaba" derim, altına dört sene uzaktan uzağa yaşamış birisi "biz şu an birlikteyiz, mutluyuz" diye cevap verir, senin kafan yine karışır.

bunu çözmenin tek yolu önce kendinle, sonra sevgilinle konuşmak. sen bu yola girdin mi? ne kadar fedakarlık etmeye, ne kadar beklemeye razısın? bunu yaptın diyelim, karşı taraf buna değecek mi? ondan bu sinyali alabiliyor musun? bu konularda biz ne söylesek boş maalesef. sen kendini ve sevgilini inandırmak/ikna etmek zorundasın. bunu yap(a)mıyorsan biz "yürür" desek de yürümez.

sevgilimle benim aramda ülkeler var. bir hafta sonra üç ay olacak görüşmeyeli. şu an yaşadığım yerin karantina koşulları dolayısıyla bahar aylarına kadar hiç görüşememe ihtimalimiz oldukça yüksek görünüyor. sonrasında da eğer kafayı yemeyip mezun olabilirsem planımız benim haziran 2022'de mezun olmam, işsiz güçsüz taze mezun olarak (alanım öyle mühendislik, maliye vb. spesifik, "bu bölümün mezunu genelde şu işi yapar" tarzı bir bölüm de değil haha) evlenmemiz ve böylelikle onun ülkesinde bir araya gelmemiz şeklinde... olur mu? doğrusunu istersen bana makul gelmiyor, kimsenin bu yaşta o kadar uzaktan uzağa kahrımı çekeceğini zannetmiyorum ama şu an için "seviyoruz ya nabalım durduk yere ayrılalım mı aq" dediğimiz için düşe kalka devam ediyoruz.

dediğim gibi biz ne desek boş. benim sevgilim beni terk eder, ben "değmiyor kanka boşver" derim. başkası üç sene yürütür, "çok zordu ama değdi" der... bu sizin ilişkiniz, hayat senin hayatın. o kadınla/adamla yaşayacak, yaşlanacak olan sensin. biz ne diyebiliriz ki?
0
der meister
(01.10.20)
11 bin km mesafe ile 6 sene dayandım. tek cevabım: azalarak bitmesindense yol yakınken bitmeli.

*Eğer 6 ay 1 sene içinde aynı şehre taşınıp yaşama şansınız yoksa illa ki biter, burda pozitif konuşanlarınki de biter, seninki de..
0
lcha
(01.10.20)
%3'le bu iş gitmez. Ayrılmadığın her gün için ilerde pişman olursun.
0
iwasbornonamountainside
(01.10.20)
Çok verimsiz.
0
arnold schwarzeneger
(01.10.20)
kişilere göre değişir. "Sonunda ne olacağı belli olmayan bir ilişki için belirsiz bir bekleyiş" falan denilmiş yorumlarda. sanki aynı şehirde sık görüşen çiftler için "sonu belirli olabilirmiş" gibi. ilişki sürecin ta kendisidir. sonu falan yoktur. gideceği bir yer yoktur. nedir mesela sonu? evlenmek mi? aynı evde yaşamak mı? çocuk yapmak mı? bunlara erişince ne olacak mesela? tatmin olmuşluk ile bu defter kapatılacak mı? bırakın uzak ilişkileri, yakın ilişkiler bile "sonuç odaklı" ise, o ilişkilerden bir cacık olmaz. süreçten alınan hislerin, tatminine bakın. gerisi teferruat. kimisi her hafta buluşur ama kankasıyla buluşmuş gibi sıradan bir gün geçirir, kimi de sizin gibi nadir buluşur ama "öz" bir buluşma yaşar.

öte yandan tüm ilişkiler abartılacak şeyler değildir. sadece biriyle ilişkin olmuş oluyor. o kadar. hayat yine senin hayatın. kimse birbiriyle göbekten bağlanmıyor ve bağlanmamalı da. ilişkiye hayatın içindeki ritüellerden biri gibi bakmak lazım. her şeyini adamak falan yanlış hallerdir.
0
matrix
(05.10.20)
(4)

35 Yaşından Sonra Üniversite

koskoca kirpi
Merhaba, 35 yaşından sonra örgün öğretim üniversite eğitimi alan oldu mu? Olduysa ne zorluklar yaşadınız? Hocalar, diğer öğrenciler duruma nasıl yaklaşıyor? Okulu bitirebildiniz mi?
Merhaba, 35 yaşından sonra örgün öğretim üniversite eğitimi alan oldu mu? Olduysa ne zorluklar yaşadınız? Hocalar, diğer öğrenciler duruma nasıl yaklaşıyor? Okulu bitirebildiniz mi?
0
koskoca kirpi
(29.09.20)
merhaba kirpi.

31 yaşında Edebiyat fakültesinde okudum. 2 ay önce bitirdim. Zorluklar-uyum biraz sorun oluyor, liseden mezun olan bebeler zaman zaman acımasız olabiliyor, hocalarla yas farkın fazla olmadıgı ıcın daha kafa oluyorlar, zaman zaman çalısıyorsan yardımcı olabiliyorlar.

Sormak istediğin baska seyler varsa memnuniyetle cevaplarım.

benim tavsiyem go for it. kimseye ihtiyacın yok, 18 yasında arkadasın olmayıversin.
0
Techsavvy
(29.09.20)
Ben değil ama öğrenciyken okulda olan biri kadın, biri erkek 35 yaş üstü iki sınıf arkadaşım vardı. İkisi de okulu güzel dereceler ile bitirdiler.
Öğrenciler olarak çok severdik ikisini de, bizi koruyup kollar, gençliğimizden, toyluğumuzdan dolayı anlamadığımız şeylerde bize yardımcı olur, akıl verirlerdi. Hatta kadın olan arkadaşımız, okuldaki etkinliklere bizden küçük oğullarını da alır gelirdi.
Hocalarımız, özellikle asistanlar ile de araları çok iyiydi. Yapılmasını istediğimiz şeyler için onlarla mesaj gönderirdik hocalarla.
Hem zaten 35 yaş ne ki...
0
ucanokuz
(29.09.20)
34 yasinda universiteye yeniden basladim, kimse anlamadi valla buyuk oldugumu. kardeees, kanka falan diye sesleniyolardi hatta cocuklar. oyle kucuk de gostermiyorum bence. yani kel falan degilseniz kimse anlamaz bile.
0
ehti
(29.09.20)
ben 26 yaşındayım. bölümümüzde bir emekli asker abimiz ve hatta bir de wiki sayfası bile bulunan bayağı bayağı siyasetçi bir abimiz var :) ikisi de 40 yaş üstü. benim gibi 25-26 yaşlarında olanlar da var. kaldı ki biz öyle çok öğrencisi olan bir bölüm değiliz, çoğu ders maksimum 20 kişiyle yapılır.

buna rağmen benim gördüğüm kadarıyla bizde herkesin keyfi büyük oranda yerinde. bu iki abimiz de bizimle yemekhaneye gelir, hep sohbet ederiz, konuşuruz... onlar muhtemelen bizim gerizekalı olduğumuzu düşünüp sıkılıyordur ama sonuç itibariyle arada devamlı bir iletişim ve "sınıf arkadaşlığı" söz konusu. kimse yadırgamıyor, her şey gayet güzel.

hocaların tutumu yaşı ilerlemiş öğrencilere karşı bence daha yumuşak oluyor. çünkü siz söylemeseniz bile tam zamanlı çalıştığınızı, hatta evli olduğunuzu vs. varsaydıkları için okula yeni başlamış 20 yaşındaki çocuklarla aynı tempoda devam etmenizi beklemiyorlar. eh bir de bekleseler bile 35 yaşındaki adama "niye ödev yapmadın?" diye çıkışacak halleri yok. o açıdan derslere katılan, en azından temel sorumluluklarını yerine getiren bir öğrenci için hiçbir hocanın zorluk çıkaracağını sanmıyorum.

tabii muhtemelen bölümden bölüme, okuldan okula değişiyordur bu ama benim gördüğüm kadarıyla bizim bölümde bu şekilde.
0
der meister
(29.09.20)
(9)

5 yil once fakirken daha zengindim

proletarier aller lander vereinigt euch
Nolacak ya boyle canim sikildi saldim mesaiyi. Dertleselim mi biraz? Bugun maasima yuzde 100 zam yapsalar seneye bu vakitler yine fakir olcam nereye kadar gidecek boyle? En ufak seye umitleniyorum valla ahaber izleyecegim artik mutlu olmak icin ama biraz da gercekci ve iyi seyler soyleyin de bi umit
Nolacak ya boyle canim sikildi saldim mesaiyi. Dertleselim mi biraz? Bugun maasima yuzde 100 zam yapsalar seneye bu vakitler yine fakir olcam nereye kadar gidecek boyle? En ufak seye umitleniyorum valla ahaber izleyecegim artik mutlu olmak icin ama biraz da gercekci ve iyi seyler soyleyin de bi umit yesersin azicik icimizde.

Mesela dogalgaz muhabbetinin bi faydasini gorur muyuz sizce?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(28.09.20)
Bugün tüm yönetim birimlerinde Norveç modelini benimsesek, her makama da bunu gerçekleştirebilecek insanları getirsek mevcut kirliliğin temizlenmesi ülkenin düzlüğe çıkması ve yukarı yönde hareket etmesi için en az üç jenerasyon geçmesi gerekir, umutlanacak bir durum yok yani.
0
angelus
(28.09.20)
genel bir olumsuzluk havası var ama hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. bir süre sonra ki bence dibi gördük sayılır toparlanmaya başlar. sonuçta nefesimizin kesilmemesi lazım kapitalist sistemin sürekliliği açısından. uzunca bir süredir darlanıyoruz. politik baskılar ve covid 1 yıl daha sıkıştırır, 2022 den itibaren de biraz olsun rahatlamaya başlarız gibi düşünüyorum. umarım yani.
0
sarcophagus
(28.09.20)
Dünya genel olarak son 50-60 yılın en sıkıntılı döneminden geçiyor. Bir noktada kesinlikle açılacak diye düşünüyorum ben de. her inişin bir çıkışı vardır, çıkışta güzel fırsatlar olacak gibi geliyor.
0
roket adam
(28.09.20)
mevcut yönetimle bir yere varılmaz. yeni gelen yönetim de bunların borçlarını ödemek için 10 yıllarımızı feda edecek. 480 milyar dolar nedir biliyor musun? tüm türkiye'nin yıllık üretimi ve satışının %70'i. sen 1 yıllık maaşının %70'ini borç yapsan, ne kadar zamanda geri ödersin?

ki bunun için fazla vermen lazım, biz açık vermeye devam ediyoruz.

yabancı şirketlere girmeye çalışın, yurtdışı şirketlere girmeye çalışın. ülke boka sardı, kurtulmaz artık.
0
stewie
(28.09.20)
türkiye için bir umut olduğunu düşünmüyorum. en fazla kendini kurtarırsın, iyi para kazanıp nispeten izole ve daha rahat bir yaşam sürersin... o olur. ötesi zor.

sarcophagus'a kesinlikle katılmıyorum. kapitalist sistem için önemli olan sistemin kendi devamlılığı, senin benim gibi küçük parçalar değil. bana satamadığını başkasına satabiliyorsa benim hiçbir önemim yok. hiçbir şey sonsuza kadar sürmez evet ama misal sovyetler dağıldıktan sonra rusya'da insanların belini toparlaması 10 seneden uzun sürdü. balkanlarda savaş bitti, yine en az 10 sene geçti ki insanlar biraz nefes alıp nispeten "normal" bir ülkede yaşadıklarını hissedebildiler.

türkiye'de sorunun erdoğan ve siyasal islam olduğu düşünülüyor ama bu ülkenin ciddi bir milliyetçilik sorunu da var. reis dinin yetmediği yerde milliyetçilikle güdüyor hepsini. çok iyi bir haltmış gibi 10 cephede savaşıyoruz falan diyor millet. kimse de biz niye bütün dünyayla savaşıyoruz diye sormuyor. onu geçtim bunun suriyelisi var daha, ohoooo.

türkiye'den bir halt olmaz abi bence. olursa da biz göremeyiz. ha tamamen cehenneme döner mi, bence o da olmaz. şey gibi düşün mesela, savaş öncesi suriye gibi. süper yer miydi? değildi. parası, çevresi, sevdikleri orada olan birisi için yaşanabilir miydi? muhtemelen öyleydi.

iyi para kazanırsan, kendine küçük bir dünya kurarsan öyle kendi yağında kavrulup gidersin sanırım. yoksa türkiye'den gelişim beklemek bence hata. bizden bi halt olmaz. akepe gider bekepe gelir, biz toplum olarak çok ilkel ve cahil kaldık
0
der meister
(28.09.20)
Kotu haber, kendini dolgun bir maasa baglatip 40 sene ayni yerde calisip emekli olma modeli babyboomerlar ile sona eriyor. Bu saatten sonra maasin yolunu bekleyenlerin sonu buyuk husran olur. Bu durum yurtdisinda da pek farkli degil.

Iyi haber, 15 yasindaki sumuklu ergen, internette saklabanlik yaparak hicbir yatirim yapmadan, istihdam saglamadan, bir tane dandik bilgisayar ile eskiden fabrikatorlerin yaptigi kadar para yapabiliyor.

Diplomalarin artik pek bir ise yaramadigi enteresan bir donemde yasiyoruz, kafayi kullanan cok zengin olacak ve oluyor, olayi cozemeyen cogunluk daha da fakirleserek devam edecek, taki buyuk bir isyan cikana kadar, bu da dunyayi eninde sonunda buyuk bir savasa surukleyecek diye dusunuyorum..
0
cooperr
(28.09.20)
cok iyi olayi yakalamissiniz tebrikler. buradan asgari ucret artmasinin hicbir anlaminin olmadigini arkadaslar umarim anlar.
olay alim gucudur.
0
turbo sadık
(28.09.20)
soyle soyliyim, 10 yil once is hayatina basladigimdaki massimin dolar cinsinden karsiligiyla su anki ayni. o zaman yeni mezun comezdim su an yoneticiyim ama o kadar rahat para harcayamiyorum guvenip. o zaman tek basima avrupaya tatillere gidiyordum 3-4 ayda bir. simdi yapmaya kalksam altindan kalkamam. maalesef fakirlesiyoruz ve bu belirsiz bi sure daha boyle gidecek.
0
in vino veritas
(28.09.20)
@in vino'nun yazdığının üzerine baktım, 10 yıl öncekinden 200$ daha az şimdiki maaşım. Tek avantajım ev almak oldu, kredi taksidim sabit (1300 tl, kiralık ev bulamam şimdi olsa). Ya limon lazım oldu markete gittim, 4 limon 5 patates aldım, param yetmedi patatesi kasada bıraktım. Yurt dışına zaten üç yıldır fln gidemiyorum, önceden yılda en az bir kere giderdim. Şu an iki hesabımın birinde -300, diğerinde -900 tl bakiye var. Şu eksi bakiye olayı olmasa ek iş fln yapardım herhalde.
0
pati
(28.09.20)
(16)

günümüz ilişkilerinde sizce hemen hemen herkes aldatıyor mu?

Stoneface
sb
sb
0
Stoneface
(25.09.20)
Hayır.
0
fezagezgini_4
(25.09.20)
Benim çevremde evet.
0
megalomaniac
(25.09.20)
Hayır. Düzgün ilişkiler var. Ben hiç sevgililerimi aldatmadım, bildiğim kadarıyla da hiç aldatılmadım. Yakın çevremde, uzaktan tanıdıklarımda da gayet güzel ilişki olduğunu bildiğim çiftler var.
0
GoodMorningTeacher
(25.09.20)
Hiç aldatacagini düşünmediğim kişiler aldattı, aldatıldı ve tersine de çok şahit oldum.
Sadece şunu diyebilirim,yalan olsa bile güvenebilmek büyük şans.
0
kisa
(25.09.20)
Ben aldattım hacı. Evlensem de aldatirim herhalde emin degilim
0
allah yazdiysa bozsun
(25.09.20)
hayır. ben aldatmıyorum. aldatıldığımı da öğrenmedim. takılmalık bir ilişki hiç yaşamadığım için böyle şeylere ihtiyaç duymuyorum. çok fazla ilişkim de olmadı açıkçası ama karşı taraf aldattıysa haberim olmadıysa bilemem.
Sevgim bittiyse ya da kafamda olmayacağına kanaat getirirsem bitiriyorum. karşı tarafa da bunu yapmasını söylüyorum.
Çevremde de aldatan ve aldatmayan kişiler var. aldatanların ilişkisi takılmalık oluyor genelde. karşı taraf aldatsa da sorun etmeyeceğini söyleyenler de var. Ancak çevremin büyük çoğunluğu aldatmıyor.
0
cahs
(25.09.20)
Ben bunun yapı karakter meselesi olduğunu düşünüyorum. Ben yapamıyorum mesela asla. Düşüncesi bile çok rahatsız edici bir şey.
Ben de bildiğim kadarıyla aldatılmadım hiç.

Ama bunu çok normal sanki olması gereken bir şeymiş gibi yaşayan, öyle anlatan insanlar var çok enteresan. Soruyorum çevreme bazen. Abi diyorum anlat. Neden yapıyorsun, sonrasında kötü hissetmiyor musun, nasıl bakıyorsun yüzüne falan. Doğru dürüst cevap veren olmadı şimdiye kadar. Hepsi kem küm şöyle oldu böyle oldu hele hele rockstar. Sadece yapabildiği için yapıyor belki de insanlar bilmiyorum. Korkunç bir şey. Karşısındakini geçtim insan kendine bunu yapmamalı. Üçüne de ayıp.

Ama uzun bir süredir ben de çevremde çok görüyorum. Sosyal zerzavatların bir derece sebep olduğunu düşünüyorum. Artık sağa kaydırmak kadar kolay. Çok kolay harcanabiliriz o yüzden.
0
Giovanni Pipitto
(25.09.20)
Hayır.
0
fever
(25.09.20)
Öyle olmadığına inanmak istiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(26.09.20)
İlişkisine göre değişiyor. Bi ilişkide aldatan başka ilişkisinde aldatmayabiliyor.
0
pass
(26.09.20)
hayır.
0
Sour
(26.09.20)
Hayır.
0
hayirsiz
(26.09.20)
millet "günümüz ilişkileri" diye diye kafayı yedi... hep sosyal medya yüzünden bunlar. sanıyorlar ki bunlar 30 ya da 130 sene önce hiç olmuyordu, herkes birer efsanevi romantik aşıktı, sevdiğinden başkasını görmezdi gözü, tüm ilişkiler örnek ve mükemmeldi. geçin abi günümüz ilişkisini, twitter "feno"sunun nasıl yaşadığından size ne ki?

önemli olan anlaşabileceğin ve güvenebileceğin birini bulmak. gerisi hikaye. isterse tüm dünyanın ilişki anlayışı değişmiş olsun, ben benimle aynı şeyi isteyen bir kişi bulmuşsam o bana yeter mantıken, ben bir kişiyle ilişki yaşıyorum sonuçta dünyayla değil.

kimse "aaa artık aldatmak moda oldu şekerim" falan deyip de aldatmaz. bu tip şeylerin zamanla falan da alakası yok pek. geçmişin övüleceği yer var, övülmeyeceği yer var.
0
der meister
(26.09.20)
bunu düşünmektense hayatınızı birinin üzerine kurmak yerine, ilişkinin en kontrolden çıktığı ve aşkın her şeyin önünde olduğu anlarda dahi kendi yolunuzda gitmeyi becerebilirseniz, sonunda aldatılsanız dahi uzun süreli bir pişmanlık ya da üzüntü duymazsınız. hem bu hayatta böyle tipler olduğu kadar çok tatlı, söyledikleriyle kafalarından geçenin aynı olduğu belli, kendine güveni olan insanlar da var ve kalitelerini bir şekilde belli ediyorlar bana kalırsa. hehe.
0
bohr atom modeli
(26.09.20)
oran veriyorum %95 evet
0
purrp
(26.09.20)
Cevabım hayır. Düzgün ilişkiler de var.

Ancak bu hayatta aldatmasını bekleyeceğim en son kişilerden birinin bile eşini aldattığını öğrendim. O yüzden 'Hayır' cevabından o kadar da emin olamıyorum.
0
himmet dayi
(26.09.20)
(14)

Votka içenlere soruyorum, genel olarak alkol içenlere aslında sorum?

Cesario
Nasıl içiliyor bu içki?Bardağın kaçta kaçında votka, diğer yarısı aroma (meyve suyu) vs olmalı?Geçende arkadaş ikram etti de, yarısına kadar koydu, dedim napiyosun sen, bu kadar fazla koyulmaz buna. Neyse: boğazımdan mideme kadar yanarak geçti. 2 yudum aldım, dedim bir daha içeni şey etsinler böyle
Nasıl içiliyor bu içki?

Bardağın kaçta kaçında votka, diğer yarısı aroma (meyve suyu) vs olmalı?

Geçende arkadaş ikram etti de, yarısına kadar koydu, dedim napiyosun sen, bu kadar fazla koyulmaz buna.

Neyse: boğazımdan mideme kadar yanarak geçti. 2 yudum aldım, dedim bir daha içeni şey etsinler böyle iğrenç bir şey ağzıma koymadım daha önce.

Midesiz misiniz nesiniz, nasıl içiyorsunuz kolonya gibi alkolleri yav, ne zevk alıyorsunuz? Çakmağı çaksam havaya uçar, nasıl su gibi içiyorsunuz.

SORU2: Votkaya kezzap, kolonya gibi acı diyen biri nelerden uzak durmalı? Rakı, viski, likör, konyak, cin vs. Bunlar da içerken kezzap gibi yakıyor mu boğazı, mideyi?

Soru3: Șampanya ya da şarap da boğazdan mideye kadar yakarak mı iniyor? Hiç tatmadım çünkü. 300 papel verip içemezsem acırım paraya. Yoksa ona göre ateistim ama tövbe edicem sigara gibi tadına bile bakmadan.

Millet su gibi içiyor da, fen dersindeki etil alkol gibi anasını satayım..
0
Cesario
(25.09.20)
Votkayı ben shotlar halinde içiyorum sek olarak. Bir kokteylin yarısına kadar votka koysaydım beğenmeyebilirdim muhtemelen. Tadından ziyade verdiği hissi seviyorum.

Diğerleri hakkında bir yorumda bulunamam, damak tadıyla ilgili. Ben viskiyi, cini, şarabı severek içiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(25.09.20)
ben de aynı şekil, insan alışkın olmayınca hepsi acı zehir gibi. biraz meyveli şarap içebiliyorum diğerlerine göre daha az acı :) meyveli şekerli kokteyl deneyebilirsin, dediğim gibi geri kalan her şey zehir.
0
rose parks
(25.09.20)
votka sek içilir. shot içilir. sarhoş olmak için içilir. lezzeti için içilmez.

sen böyle meyve şarapları var onlardan al iç bence. geçen bi böğürtlen şarabına denk geldim şerbet gibi içtim.
0
alperz
(25.09.20)
Güzel votka sek içilir+1.
Misal russki standart (iyi bir votkadir. zevkler ve renkler tartisacak durumda degilim).Kötü votka tadi belli olmasin diye meyve suyu ile boca içilir.

Dediklerinden hiçbirini içerken bu ne ya demiyorum. Ama eşim icemez misal viski, brandy falan. Kişiden kişiye değişir.

Sarap ve şampanya alkol orani az oldugundan sizde öyle bir etki bırakması zor. Yoksa su gibi gidiyor ikisi de ki bu sebepten yemekle içiliyor çoğu zaman. Yoksa öyle olsa yüksek alkol ile yemeğin butun tadini alir götürür (bkz raki).
0
logisticsmanager
(25.09.20)
votkayı buzluğa koyup sek shot atabilirsiniz.

canınız nasıl istiyorsa öyle içersiniz aslında. genelde ben 1/3 votka 2/3 meyve suyu ya da redbull. votka redbull tatlıdır güzeldir.
0
fezagezgini_4
(25.09.20)
İyi votkaların aslında kendine göre güzel bir lezzeti oluyor. Boğazı fazla yakmadan su gibi akıyorlar. Ucuz votkalar kolonya gibi oluyor. Denedikçe fark ediyor insan
0
i ve been mistreated
(25.09.20)
Soru 1: iyi vodkalar (belvedere, grey goose, beluga vs) sek içilebilir ama bir aroması olmadığı için bir tad da beklememek lazım (alkol tadı dışında). Bununla birlikte bu vodkaların aromalı çeşitleri de mevcut. bu arada ruski standart iyi bir vodka değil. Ayrıca vodkayı enerji içeceği, kızılcık suyu gibi aromatik içkilerle karıştırabilirsin. 1 ölçü vodka, 2 ölçü de onlardan.

Soru 2: Bahsettiğin yelpaze çok geniş. Likörler genel olarak rahat içimlidir. Cin isi genelde sek içilmez ama bazı aromatik cinler içiliyor. Cin dediğin zaten bir nevi aromalı vodka. Rakı zaten bildiğin gibi. Viski ve konyak zinhar sek içilir ama bunlar da serttir. Vodkayı sek içemiyorsan bunları da içemezsin denilebilir.

Soru 3: şarap ve şampanya kolay kolay yakmaz. Belki kekremsi bir tad bırakır ağızda hepsi bu.
0
giovanne
(25.09.20)
votkacıyım. 1/2 fazla. başlangıç seviyesi için 1/4, ileri seviyeler için 1/3 önerebilirim. kafa bulmak istemiyor ama alkol de alayım diyorsanız 200 ml bardağa 1/10 olacak şekilde bile koyabilirsiniz. 20 ml votka yapar yaklaşık 8 ml alkol alırsınız. bu da aynı miktarda biraya eşit olur. yani bira içmiş gibi olursunuz ama içimi hafif ve gerçekten lezzetli olur.
ona göre oranı arttırarak deneyebilirsiniz.
russanız votka sek içilir tabi. ama benim öyle şekil dertlerim yok.
0
ozdek
(25.09.20)
Pahalı ama grey goose alıp, dondurucuya atarsan lıkır lıkır içebilirsin.

Veya herhangi bir votka/cin'i shot yapar gibi iç. Ama içmeden önce ağzına bi dilim mandalina at. Ohh sabaha kadar içersin
0
owaki
(25.09.20)
Cin tonik ve yanına hafif bir meyve salatası dene. Daha gazoz gibi içersin. Kinin seversen tabii:)
0
tum haklari saklidir
(25.09.20)
votka 40-50 volümlük saf alkoldur. meyveden damatılmışsa o meyvenin adıyla anılır.
saf olduğu için illa ki yancısıyla içilmesi gerekir. yancı yarı yarıya konulur.
limon, elma suyu iyidir. cola ile kesinlikle olmaz.
saf olduğu icin seyreltilmiş hali 20 volüme dek düşer ve sorun olmaz.
şampanya + şarap 12-18 volüm arasıdır fermente içkidir ve probiyotik sayılır.
normal ölçülerde içerseniz faidelidir.
45 volüm içtiyseniz demek ki halinizi harab etmiştir.
0
ankarakecisi
(25.09.20)
Soruyu kabaca okudum. Votka boğazını yaktıysa dandik votkadır. Viski de öbürleri de.

Ben Rusyada, Ukraynada takılırken önüme konan votkaları hatırlıyorum da su gibi yumuşaktı. İyi içki rahat içimlidir bunu bilir bunu söylerim.
0
heidi'nin dedesi
(26.09.20)
benim ayıkken sek olarak tahammül edebildiğim içkiler bira, şampanya ve şarap. o son saydıkların vodka veya rakı gibi yakmaz. tada alışık olmadığın için muhakkak rahatasız edecektir en başta ama ağır gelmez o kadar. çok içen birisi olmamakla birlikte saydıklarının hepsini denemişimdir sanırım. yok aga vodka ve rakı cidden başka bir şey. ben FİSKİ, konyak vs. içebiliyorum mesela ama vodka yok, ya bi şeylerle karıştırıcam ya da şat atıcam. şat atıyosam da tadını, kokusunu vs. bastırmak için 50 çeşit yiyecek lazım yanına. sevemiyorum.
0
der meister
(26.09.20)
Bardakta iyi votka olmalı. Başka hiçbir şeye gerek kalmıyor o varsa. Ben de ilk Polonya'ya gittiğimde fark etmiştim. Hiç öyle yakan, mide bulandıran bir şey değil. İyi işçilik gerektiren bir içki.

Soru 3, hayir, hayir ve hayir! Ekşilik, acılık abartılı hallerdeyse, kötü yapılmıştır şarap. İyi şarap bulamayacaksanız, içmemek en iyisi. Kafanızda kötü yer etmesin. İyi bir el işçiliğinden geldiğine eminseniz, başlayın derim. Ancak 300 papel ile şampanya olmaz. Vintage şampanyası en az 70 Euro civarında. En çöpü, en endüstriyel yapılmış non-vintageleri 35-40 Euro civarında.
0
buf-e kür
(26.09.20)
(13)

İngilizce öğretmenliği vs hukuk

dissendium
Özet geçeyim. Makine mühendisiyim ve ikinci bir üniversite kazanmak istiyorum. Kazanırsam ileride okumak da istiyorum. Açık öğretimde adalet bitirmiştim. Hukuk kazanmak için DGS'ye çalışacağım. İngilizce öğretmenliği için ise TYT'ye ve yabancı dil sınavına çalışacağım. KPSS ve YDS sayesinde bilgiler
Özet geçeyim. Makine mühendisiyim ve ikinci bir üniversite kazanmak istiyorum. Kazanırsam ileride okumak da istiyorum. Açık öğretimde adalet bitirmiştim. Hukuk kazanmak için DGS'ye çalışacağım. İngilizce öğretmenliği için ise TYT'ye ve yabancı dil sınavına çalışacağım. KPSS ve YDS sayesinde bilgilerim taze. Sadece birini seçmek istiyorum.

Benim gönlüm İngilizce öğretmenliği okumaktan yana. Ama hukuk da gözüme fena gözükmüyor. Elma vs armut karşılaştırması olduğunun farkındayım ama Türkiye'nin önümüzdeki 5 yılı için hangisini okumak daha mantıklı? Hangisi gelişime daha açık? İngilizceye ve hukuka ilgim var bu arada. Sırf kazanmış olmak için kazanmak istemiyorum. Kazanırsam bir şekilde okuma ihtimalim var. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(20.09.20)
ingilizce oku. hukuk okuyup ne yapacaksın, hukukçu dediğin adam üç kuruşa sana hizmet etmeye hazır zaten her türlü ihtiyacın için. ki sen bilgili bile olsan bu konularda yine hukuki hizmet almak için bir avukat tutman gerekebilir.

ingilizce bildiğini iddia edenlerin yüzde 90'ı ingilizce bilmiyor doğru düzgün nasıl olsa. o yüzden ingilizceni geliştirmek için iyi olur bence. ama öğretmenlik değil de dil ve edebiyat veya tercümanlık.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.09.20)
Eğer makine mühendisliğine devam edecekseniz ikisi de çok mantıklı gelmedi. Yani hukukta o çileyi çekmenize değecek mi mesleği yapmadıktan sonra?

İngilizce öğretmenliğinde malum pedagojik formasyon alacaksınız ve programın önemli bir kısmını eğitim dersleri oluşturacak. Bu konulara ilgiliyseniz okuyun tamam ama yoksa İngilizce anlamında aman aman bir şey katar mı, bilmiyorum. İlginize göre dil edebiyat ya da tercümanlık daha mantıklı proletarier'in dediği gibi. Eğer mesleğinizi değiştirecekseniz İngilizce öğretmenliği. Hali hazırda makine mühendisi iseniz. 24 25 yaşında varsınız e az. Neredeyse 30 yaşınızdayken okul bitecek. Bedavaya ya da cüzi miktara hukuk stajı yapmak insana her yaşta ağır gelir belki ama 30 yaş bunun için geç bence. (Dgs ile geçince 2 sene mi yoksa 4 sene mi okuyorsunuz bilmiyorum, yanlışım varsa düzeltin)
0
black holes in the sky
(20.09.20)
abi sen zaten mühendis olmayacak mısın, ingilizce öğretmenliği ne alaka allasen? illa okuyacaksan bence hukuk oku. sonuçta hukuk hayatın her alanında lazım, kendi alanında iş yapabilirsin belki, yani mühendislik kollarında hizmet verebilirsin. ingilizce öğretmenliği okursan yapabileceğin tek iş (istisnalar haricinde) ingilizce öğretmenliği olur ki bu tip mesleklerin artık bir cazibesi kalmadı, herkes fakir zaten.

halihazırda mühendis olmuş bir adam bence kendi alanındaki yenilikleri, teknolojileri vs. öğrenebiliyorsa onları öğrenmeli, onun dışında ingilizceyi çok iyi bilmeli. gerisi kişisel tercih olur artık.

ben bir dilci olarak cidden şoktayım, mühendis adam niye öğretmenlik okusun dayı nabıyon allah aşkına. kursa git, ingilizce falan öğren, başkasına öğretip napcan senin mis gibi işin var zaten.
0
der meister
(20.09.20)
ingilizceye yeteneğiniz vardır ama öğretmenliğe yeteneğiniz var mı? konusunda çok başarılı ama bildiğini aktaramayan veya on dakikadan sonra dinleyemediğim öğretmenlerim oldu. herkesin olmuştur. başka bir iletişim türü öğretmenlik.
hukuk eğer başka bir alanla birleşirse işe yarar bence de.
0
not dark yet
(20.09.20)
@proletarier çok saçma bi mukayese bence hukukçu neden üç kuruşa hizmet etmeye çalışan adam olsun? vekalet ücretlerine bak istersen.
0
black mamba
(20.09.20)
bana ikisi de mantıklı gelmedi. başka meslek yapacaksanız adalet zaten yeterli hukuk okuyup ne yapacaksınız? yani miras hukuku öğrenmek size bir şey katmaz ki? Borçlar falan temeliniz var ilgilendiğiniz alanla ilgili yargıtay kararlarıyla destekli bir kaynak çalışmanız yeterli olur iş için. İngilizce öğrenmek için okul okumak da mantıklı değil. 2. bir dil öğrenmek daha iyi olabilir fransızca, çince, rusça vs.
0
eatpraylaw
(20.09.20)
Biraz daha bilgi vereyim.

Hukuk okursam mühendislikle ilgili bir alanda çalışmayı düşünebilirim. İngilizce öğretmenliğini İngilizce öğrenmek için okumayacağım. Kazanıp da bitirirsem iyi bir okulda çalışmak isterim. Atanmak da bir seçenek. Mesleğimi seviyorum ama öğretmenliğe de uzak değilim. Mühendislik okumadan önce matematik bölümünde okuyup bırakmıştım. O sürede öğretmenlik tecrübem olmuştu.
0
🌸dissendium
(20.09.20)
Öğretmenliğin geleceği hukuktan daha parlak. İngilizcenin taban puanları oldukça düşük, ataması kolay bir bölüm.
0
ruhen hastayim ben
(20.09.20)
meslek değiştirmek istediğiniz varsayıyorum. planlar türkiye'ye göreyse ikisi de makul seçenekler değil ve ikisinin de okuması eziyet olacak. okullarda deli gibi ödev veriliyor son iki yıldır, hele alengirli üniversitelere girerseniz çok vakit ister. öğretmenliğin parası iyi değil, hukuku bilmiyorum ama bana fazla eziyetli bir iş gibi geliyor. öğretmenlikte para kazanmak için okul+dersane+özel ders falan sürekli çalışmak lazım. mühendislikten yola çıkarak ilgilendiğiniz alanlarda yüksek lisans falan bakarsanız muhtemelen daha iyi seçenekleriniz olabilir.
0
simbolmina
(20.09.20)
Bence de ogretmenligin gelecegi hukuktan daha parlak. Ama madem hayatindan memnun degilsin ve standardlarini yukseltmek istiyorsun biraz daha kas ve tip falan oku. Ingilizce ogretmenligi/hukuk biraz lateral degisiklik gibi ve memnun kalacagin muglak.
0
hot potato
(20.09.20)
avukatım önümüzdeki sene dgs'ye girip bilgisayar mühendisliği okuyacağım. benim hayalimdkeki meslekti. Ancak sen de mekatronik gibi bir alana kayabilirsin
0
hoot
(20.09.20)
Ing öğretmenliği atama puanları düşük değil. Sadece diğer branşlara göre düşük. Hele ki 5 sene sonra hepten yükselir. Is istiyorsan sağlıkla ilgili bölüm oku. 2 yıllık falanca teknisyenlik gibi. Ya da tip dis hekimliği v.b.
0
luluki
(21.09.20)
selamlar,

tıp ve eczacılık öneririm.

kalanı maalesef sizin için çok zor olur
0
konsomatrix
(21.09.20)
(15)

İddaa kuponu

nicky nick
Ankara Demirspor - Şanlıurfaspor Ms1 @1,65MArdin Fosfatspor - Tokatspor Ms1 @ 1,55Bu ikili kombineye böbrek dalak ciğer istediğiniz organınızı basabilirsiniz.Gelmezse dilediğiniz kadar sövebilirsiniz.
Ankara Demirspor - Şanlıurfaspor Ms1 @1,65
MArdin Fosfatspor - Tokatspor Ms1 @ 1,55

Bu ikili kombineye böbrek dalak ciğer istediğiniz organınızı basabilirsiniz.
Gelmezse dilediğiniz kadar sövebilirsiniz.
0
nicky nick
(20.09.20)
Ankara Demir maçının oranları güncelleniyor galiba, kapalı şu an. Uzun süredir iddaa oynamıyorum ama can sıkıntısından 3-5 atıyorum bişeyler. Bakalm ne çıkacak.
0
braveheart xakah
(20.09.20)
Oynatmıyor 2 maça da, kapattılar sistemi
0
🌸nicky nick
(20.09.20)
Mardin 1,45'e düştü, diğeri hala kapalı. Açmayacaklar belli.
0
braveheart xakah
(20.09.20)
Tercihlerimi söylüyorum.

MAnisaspor - Diyarbakır ms2 @2,70 ( şu an aldırmıyor sistem ama açılırsa kesin oynayın.)
Eyüpspor- Pazarspor ms1
İnegöl Zonguldak ms1
NEvşehir- Fatsa ms1

Bunlar böbreklik değil, efendice alınacak bahisler.
0
🌸nicky nick
(20.09.20)
tuzlaspor tahminin gibi olmasın :(
0
etna
(20.09.20)
@etna ona böbreklik dememiştim :) Tuzla neler kaçırdı o maçta neler.
0
🌸nicky nick
(20.09.20)
oha öylesine yapacaktım. maçlar niye nesine de yok diye düşünürken başladı mı acaba diye baktım. ikisi birden gelmiş. anlık duygulardan duygulara girdim. :D tebrikler
0
belkider
(20.09.20)
Yeni başlık açmıştım ama moderatör sildi buraya yazmamı söyledi:

Manisa - Diyarbakır ms2 Canlı Bahis

Bol şans!
0
🌸nicky nick
(20.09.20)
şansıma küstüm şu an ya. çok geç gördüm maçları. iki maç da handikap bile olmuş. handikabın handikabı olmuş hatta :((
0
hlot
(20.09.20)
valla sırf ankara demir maçını kapattıkları için başka birşeyede oynamadım, yoksa parayı hazırlamıştım. yanına benim bulduğum maç gelmez dedim vazgeçtim. helal olsun usta.
0
braveheart xakah
(20.09.20)
Afyon - Gümüşhane ms1

Yanına 2 maç bulmanız gerekiyor. Güvenim baya iyi bu maça
0
🌸nicky nick
(20.09.20)
Hocam 51-55 hatası veriyor sürekli. Verdiğin maçlar için.
0
korhaydut
(20.09.20)
@korhaydut Aşırı yüklenme olunca maçı kapatıveriyolar sistemden sanırım.
0
🌸nicky nick
(20.09.20)
büyük şef dadlu konuştu
0
der meister
(20.09.20)
Kocaelispor - Sariyer ms-1
Güzel güven
0
🌸nicky nick
(20.09.20)
(2)

Based ne demek?

plutongezegendegilmi
Twitter'da filan görüyorum bu aralar, urban dictionary'den baktım, olumlu bir anlamı var gibi görünüyor. Ama emin de olamıyorum, çünkü kim ironi yapıyor, kim ciddi takip etmesi güç. Bir de her yerde değil de, böyle tartışmalı muhabbetlerin altına yazıyorlar.Nedir bunun olayı?
Twitter'da filan görüyorum bu aralar, urban dictionary'den baktım, olumlu bir anlamı var gibi görünüyor.

Ama emin de olamıyorum, çünkü kim ironi yapıyor, kim ciddi takip etmesi güç. Bir de her yerde değil de, böyle tartışmalı muhabbetlerin altına yazıyorlar.

Nedir bunun olayı?
0
plutongezegendegilmi
(17.09.20)
başkalarının ne dediğini umursamayan, kendi bildiğini yapan anlamında. kastedilen asıl anlam özgüven. yani "burnunun dikine gitmek" değil de "kendi gtüne güvenmek, doğru bildiğinden geri durmamak" anlamı taşıyor. çoğunlukla belli bir grubun içinde ayrılan, farklı davranan kişiler içi kullanılır.

ben internette şaka olarak kullanımı dışında hiç görmedim ve duymadım açıkçası. mesela çok basit bir örnek verecek olursam 10 kişiye "bu sezon süper lig şampiyonu kim olur" diye soruyorlar, dokuz kişi galatasaray derken ahmet fenerbahçe diyor. o zaman "based ahmet" diyorlar haha. bir nevi BIG DICK MOVE yapan kişi = based
0
der meister
(17.09.20)
Adi ustunde, 'dayali' demek. Biseye dayanarak yorum yapmak, based on xyz. Bizdeki kaynak gibi.
0
taurina
(18.09.20)
(1)

İspanyol gribi salgını nasıl bitti?

asaf
İnternette doğru dürüst hiçbir bilgi yok. Diğer salgınların nasıl bittiğine de dair.
İnternette doğru dürüst hiçbir bilgi yok. Diğer salgınların nasıl bittiğine de dair.
0
asaf
(16.09.20)
yanılmıyorsam ispanyol gribinin farklı senelerde farklı versiyonları (mutasyonları) etkili olmuş. ilk başta mesela çok ölümcül olmadığı için fazla ciddiye alınmamış, ikinci dalgada çok ağır kayıplar yaşanmış. bitişi için de sürü bağışıklığı ve virüsün daha az ölümcül hale gelecek biçimde mutasyon geçirmesi söz konusu sanırım. yani süreç içerisinde zaten neredeyse herkese bulaşıyor hem de yıllar içinde daha az ölümcül bir virüs türüne evriliyor. ben böyle anladım.

hatta yanlış bilmiyorsam ispanyol virüsünün %100 aynısı olmasa bile aynı yapıdaki çok benzer virüsler hala var. şu anki fark daha az öldürücü ve aşısı var.
0
der meister
(16.09.20)
(4)

istanbula turist gelen yabancı akbil almalı mı

ShadowOfMoon
istanbu kart uygulaması var artık online. kart satın almaya gerek var mı.uygulama ne yapıyor tam bilmiyorum
istanbu kart uygulaması var artık online. kart satın almaya gerek var mı.uygulama ne yapıyor tam bilmiyorum
0
ShadowOfMoon
(14.09.20)
Uygulama online kart yükleme yapıyor sanıyorum ki.
Kart almak çok kolay. Otomatlarda bile var. Bence alınmalı
0
kisa
(14.09.20)
Alsın bir kart. Hatıra da kalır.
0
pass
(14.09.20)
uygulama ne işe yarıyor bilmiyorum ama kart almakta bir şey yok ki, çoğu istasyonda alınabiliyor. direkt makine veriyor yani önceden bir şey yapmaya da gerek yok, çok rahat ve kolay bir işlem.
0
der meister
(14.09.20)
Uygulama karta para yüklüyor sadece ama kartı yine gidip bir otomata okutman gerekiyor yüklemenin tamamlanması için. Yani kart almak şart.
0
himmet dayi
(15.09.20)
(2)

şurada ne demek istemiş - ingilizce

black mamba
biraz anladım ama birebir anlamadım.https://twitter.com/247px/status/1305501553974009856
biraz anladım ama birebir anlamadım.

twitter.com
0
black mamba
(14.09.20)
Kadının şu anki işi hafifmiş artan zamanında yapabileceği ek olarak yıllık 6 rakamlı maaş alacağı ikinci bir iş bakıyormuş
0
freebird5406_2
(14.09.20)
şu anki işi çok rahatmış, o yüzden şöyle 6 rakamlı maaş alabileceği 9-5'lik ikinci bir iş bulma fikri aklını ciddi anlamda kurcalıyormuş.

abd'de maaş yıllık söyleniyor genelde, dolayısıyla 6 rakamlı maaştan kasıt senelik 100 bin dolar ve üstü. 9-5 dediği de çalışma saatleri, bizdeki 8-4 memur hesabı gibi yani.
0
der meister
(14.09.20)
(21)

Favori ayrılık şarkılarınız ?

freebird5406_2
Sevgiliden, bir şeyden, bir şehirden, bir yerden ayrılırken kafanızda çalan şarkı hangisi ?
Sevgiliden, bir şeyden, bir şehirden, bir yerden ayrılırken kafanızda çalan şarkı hangisi ?
0
freebird5406_2
(13.09.20)
nazan öncel- dillere düşeceğiz seninle: www.youtube.com
toygar ışıklı- sen bilirsin: www.youtube.com
0
blue eyes white dragon
(13.09.20)
Nazan öncel seçimi güzel oldu :)
0
🌸freebird5406_2
(13.09.20)
Benim şehirden ayrılma şarkım net Scar Tissue
www.youtube.com

Yola çıktığımda mutlaka dinlerim.
0
buff
(13.09.20)
@buff sıcacık geldi :)
0
🌸freebird5406_2
(13.09.20)
İlkay Akkaya - ah sensiz
0
primetime
(13.09.20)
Buraya kocaman bir liste bırakayım:

Pink Floyd- Coming back to life
youtu.be

Roxy music- if there is something
youtu.be

Tindersticks- Another Night in
youtu.be

Calexico- alone again or
youtu.be

DeVotchka- undone
youtu.be

Madrugada- this old House
youtu.be

Kapanışı da Knopfler reis ile yapayım:
News:
youtu.be
0
Amaranta ursula
(13.09.20)
@amaranta ursula show yapmış.

Camel - never let go diyeyim ben de
0
kisa
(13.09.20)
@kisa

Amaranta müzik konusunda derya gibidir :)
0
🌸freebird5406_2
(13.09.20)
hem birinden hem bir yerden ayrılmayı çok güzel temsil ettiği için arabayla bir şehirden uzaklaştığımı düşünerekten;

alice in chains - love hate love (live at the moore)
www.youtube.com

mark lanegan - one way street
www.youtube.com

pearl jam - rearviewmirror
www.youtube.com

john frusciante - scratches
www.youtube.com

edit:

camel - rajaz
www.youtube.com
0
rahip janick
(13.09.20)
almanca seven gönül dostları için gelsin,

duygusal, oomph - als wär's das letzte mal: www.youtube.com

sert, eisbrecher - vergissmeinnicht: www.youtube.com

***

bu ikisini müthiş seviyorum.

ilki ağlamalık, yıkılmalık. ikincisi "yıkılmadım, ayaktayım" demelik.
0
der meister
(13.09.20)
@feeebird, belli, çok net :)
0
kisa
(13.09.20)
cok vardir mutlaka ama aklima ilk gelen umay umay - hareket vakti oldu. youtu.be
0
in vino veritas
(14.09.20)
HOZAN DINO- Oy yare
www.youtube.com
0
olaylar olaylar
(14.09.20)
aramıza yollar - ışın karaca
0
9kuyruklukedi
(14.09.20)
Anathema - One Last Goodbye
youtu.be

Özdemir Erdoğan - Gurbet
youtu.be

Barış Manço - Yine Yol Göründü Gurbete
youtu.be
0
sedolima
(14.09.20)
yaşar kurt - alışamadım
kıvanç someren - raylar boyunca
0
neskafefincanindaturkkahvesi
(14.09.20)
Skin- Faithfulness
youtu.be

Radiohead- jigsaw falling into place
youtu.be

Ve 505, bu şarkı aşık olunca da ayrılınca da mutluyken de mutsuzken de unuturken de acı geçerken de başlarken de her türlü dinleniyor benim ruh halime hep uyuyor. youtu.be
0
megalomaniac
(14.09.20)
gojira - another world
www.youtube.com
0
rahip janick
(14.09.20)
seni kimler aldı- sezen aksu

feridun düzağaç- nadas
0
bugisme
(14.09.20)
Ayrılık- Cem Karaca

www.youtube.com
0
fezagezgini_4
(14.09.20)
Nilüfer - Ayrılanlar için

youtu.be

Aynı zamanda harika bir Ümit Yaşar Oğuzcan şiiridir.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(14.09.20)
(6)

calismalari suren asilardan olmak istemeyen var mi?

der grund
oncelikle asi karsiti biri degilim, tum asilarim yapilmis bir bireyim, ailemden boyle bir ogreti almadim. bundan sonra da kendim ya da olursa cocuklarim icin gerekli tum asilari elbette temin ederim. gelgelelim covid surecindeki histeri ve toplumsal infial beni rahatsiz ediyor ve cikacak asiya, uret
oncelikle asi karsiti biri degilim, tum asilarim yapilmis bir bireyim, ailemden boyle bir ogreti almadim. bundan sonra da kendim ya da olursa cocuklarim icin gerekli tum asilari elbette temin ederim. gelgelelim covid surecindeki histeri ve toplumsal infial beni rahatsiz ediyor ve cikacak asiya, ureten ulkeden bagimsiz, ozne olmayi reddediyorum. isin enteresan yani, gectigimiz son 3-4 yil hayatimin en saglikli periyodu idi, sanirim iki kez falan hasta oldum. 2019 eylul ayindan beri ise, martta baslayan covid sureci de dahil, hic hasta olmadim ve oldukca saglikli hissettim. agri kesici harici bir ilac kullandigim son tarih haziran 2018. bir asiya vucudumun ihtiyac duydugunu kendime anlatamam, bunu ozumseyemem. sizde durum ne?
0
der grund
(10.09.20)
hayatımdaki sağlık personelleri olursa olurum, doktorlar hemşireler.. onlar olmazsa olmam.
0
benaslinda
(10.09.20)
kendimden çok güvendiğim bi hocam var (doktor) o sıkıntı yok yaptırın bunu derse yaptırırım.
0
matilda
(10.09.20)
Olmam yan etkilerini , 4-5 sene sonra yan etkisi ne olacak kimse bilmiyor
0
kleider
(10.09.20)
Hemen olmam. Bu süreçte çok basit gelen hemencecik oluverdiğimiz aşıların bile ne kadar zor bir süreçten geçtiğini öğrendim. Keşke zamanında 50 yıllık planlamalar yapan, en azından çabalayan insanlar hala olsaydı. O zaman aşı nereden gelirse gelsin güvenebileceğim bir kurum olurdu. Şu an yok.
Aşı çıkar. Avrupası falanı filanı ne yapıyor diye bi bakarız. Baktık problem yok gidip olurum. 4 sene beklemem ama hemen atlamam.
0
pudra
(10.09.20)
olurum.
0
baldur2
(10.09.20)
sana tamamen katılıyorum. geçenlerde böyle bir duyuruda benzer cevap verdim diye ("yeni çıkan aşıları riskli görüyorum, bence yan etkilerinin anlaşılabilmesi için en azından 2-3 sene geçmeli vs.") "OMG AŞI KARŞITI PROPAGANDANIN NE KADAR ETKİLİ OLDUĞUNU GÖRÜYORSUNUZ" falan yazıp bana gerizekalı demeye getirmişlerdi lafı.

ben aşı karşıtı değilim ama bunu uzmanların kendileri söylüyor, normalde aşı geliştirmek yıllar alan bir süreç. şimdi covid yüzünden hızlanmak ve ortaya bir şey koymak zorunda kaldılar. astrazeneca'nın üzerinde çalıştığı aşı şu an askıya alınmış mesela, aşı olan kişilerin birinde tam ne olduğunu hatırlamıyorum ama ciddi bir durum yaşanmış. ha bunun sebebi aşı mı şu an için onu da bilmiyorlar ama demek istediğim bu aşıyı üreten insanlar bile "normal süresi 2-3 yıl" derken ben apar topar piyasaya sürülen şeye niye güvenecekmişim anlamadım.

"aşılar bizi eşcinsel yapiyür" demekle "yeni çıkan aşıları henüz güvenilir bulmuyorum" demek bence aynı şey değil.

o yüzden ben de şu an olmak istemem covid aşısını. bugün antikor üretir ama üç sene içinde atıyorum karaciğerinde bi' şeyi bozmayacağının garantisi yok. bunu aşıyı yapanlar bile söylüyorken bence tartışmaya çok gerek yok. yaptıran yaptırsın eyvallah ama ben beklicem. kızamık aşısı değil ki bu.
0
der meister
(10.09.20)
(44)

Neden intihar etmiyorsunuz?

fragile lady
Ve yaşamaya devam etmeyi seçiyorsunuz?
Ve yaşamaya devam etmeyi seçiyorsunuz?
0
fragile lady
(09.09.20)
iyi böyle
0
dafuq
(09.09.20)
Neden sordun bunu?
Felsefi açıdan mi?
Mantık mı?
Yoksa hayatınızda neler güzel diye mi? Yoksa intihar etmeyi düşünüyorsun da etmemek için destek mi arıyorsun?

Yaşamak, durum. Kötü olsa bile umut ve ihtimalleri görmek demektir. Daha iyi olacak inancı devam etmeye sebeptir.
Olmaması bırakmaya yeter değildir.
0
kisa
(09.09.20)
aklima gelmiyor.
0
Leonardo~Da~Vinci
(09.09.20)
ölüm kesin bir şey, yaşam öyle değil, 1 yılım aynı geçse de 1 gün beni sevindirecek bir şey olabiliyor. öbür dünyaya da inanmayınca intihar etmek hiç mantıklı gelmiyor.
0
gaza gelen
(09.09.20)
yaşamak her şeye rağmen güzel +1
daha çok güzel günler göreceğim.
ilave: daha çok güzel yerler göreceğim, çok güzel şeyler yiyeceğim
0
pati
(09.09.20)
olum cozum degil, mucadele degerli.
0
cooperr
(09.09.20)
bişeylerin değişeceği umudu :=)
0
cum dederit dilectis suis somnum
(09.09.20)
şuan ailem dışında kimseye yük olmuyorum(aileme de az, öyle şımarık biri değilim). durumlar gittikçe kötüleşiyor, suriyeli gibi olmaya çok az kalmış gibi hissediyorum. o durumda, hayatta kalmak için ordan oraya koşturup rahat nefes için tırnaklarımla kazıma noktasına gelmeden intihar etmiş olurum. zaten şu sıralar bile ara ara bu düşünce gidip geliyor. dur bakalım :D
0
MtKrt
(09.09.20)
Belki her şey en azından bazı şeyler iyiye gider diye.
0
GoodMorningTeacher
(09.09.20)
sekiz sene önce denedim. olmadı.

sonra tedavi falan oldum ve gerçekten çok daha iyi hissetmeye başladım. şu an mutlu musun dersen çok ciddi anksiyete & gelecek kaygısı yaşıyorum falan ama geriye dönüp baktığımda "ulan ölsem o sekiz yılı hiç yaşamayacaktım, abooov" diyorum ister istemez.

her şeye rağmen "yaşanabilir" geliyor bana.

bi de eskiden aşırı kırılgandım... üzülmekten, zayıf görünmekten, bir şeyleri yanlış yapmaktan inanılmaz korkuyor ve çekiniyordum. şimdi kimsenin umursamadığı vasat bir oç olduğumun farkındayım. o yüzden daha iyi hissediyorum. cool değil miyim? param mı yok? birisi "salağa bak" deyip güldü mü? varsın gülsün, ne olacak ki diyorum.

bence bazı şeyler hiç gitmiyor. gitse bile sürekli olarak savaşman gerekiyor. kendi adıma konuşacak olursam ben artık "tamam lan öyle olsun, savaş mı istiyorsun kamon" kafasındayım.

korktuğum hemen her şeyi yaşadım. bakıyorum... ölmedim. hala burdayım. aşağı yukarı aynı insanım. o yüzden diyorum ki herhalde gerçekten hiçbi şey için değmiyo, bi şekilde değişiyosun ya da atlatıyosun zaman içinde.

yazdıklarımdan da anlamış olabileceğin üzere derin bir iç sıkıntım, bir iç savaşım falan yok - ben sadece kendimi salak hissediyorum, o yüzden hayata tutunmak o kadar zor olmuyor. içinden çıkılmayacak sıkıntılar, ciddi anlamda depresyon vs. hissediyorsan psikolojik destek almanı tavsiye ederim. ben inanılmaz faydasını görmüştüm.
0
der meister
(09.09.20)
merak ediyorum.
0
ateistanbul
(09.09.20)
çünkü otlu peynir diye bir gerçek var.
0
turbo sadık
(09.09.20)
sevdigim seyler, sevmedigim seylerden fazla.
0
ateistanbul
(09.09.20)
sen neden etmiyorsun?
0
ateistanbul
(09.09.20)
Annem, babam ve kardeşim üzülür.
0
peki madem
(09.09.20)
Ailem üzülür.

En güne yeni umutla bakıyorum.

Sevmeyi ve yemek yemeyi çok seviyorum.

İnançlı bir insanım.
0
Hallegadola
(09.09.20)
Çünkü yeteri kadar zenginim
0
zaire elcisi
(09.09.20)
alfred
(09.09.20)
Tatmadığım zevkler var. Yaşamayı istediğim yerler var. Hayat her şeye rağmen güzel değil yani, sürünüyorum bildiğin.
0
ryhmer
(09.09.20)
bir sürü kitap aldım onları okumam lazım.
0
clones
(09.09.20)
Her şey zamanında güzel. Birkaç senem kaldı.
0
Giovanni Pipitto
(09.09.20)
Henüz o noktaya gelmedim. Uzak değilim ama günü kurtarıyoruz diyelim.
0
loverdose
(09.09.20)
yasamayi seviyorum daha yapmayi istedigim seyler var. kesin olacagini bildigim bir sey icin herhangi bir caba gostermeme gerek olmadigini dusunuyorum. bebegimi bekliyorum bi de hevesle :)
0
in vino veritas
(09.09.20)
Ailem üzülür, öbür dünyada yaradana da hesap veremem. Birde üstteki arkadaşın yazdığı gibi ölüm çok kesin bir son, yaşarken mutlu olduğum anlar oluyor.
0
Topalordek
(09.09.20)
Cesaretim yok o yuzden
0
Kittie
(09.09.20)
niye devam etmeyelim
0
fezagezgini_4
(09.09.20)
O dusunce hep var. En buyuk sebep oteki dunya inancim olmasi. Kesinlikle oteki dunya ve ceza/odul kavrami olmasa oglum dahil kimse kalmak icin neden olamaz.
0
SevdaliBulut
(09.09.20)
E çünkü yemiyo. Bazen senaryoyu kuruyorum, köy evindeki tüfeği dayamışım ağzıma. Parmağım tetikte. O soğuk demiri ağzıma koyduğum düşüncesi bile ürpertiyor beni.

Ölme düşüncesi çok cezbedici, yok olma fikrine uzun zamandır sıcak bakıyorum. Ama yemiyor işte o hamleyi yapmak. Demek ki daha vakti değil diyorum, korkarak intihar edilmez zira. Vakti geldiğinde edeceğim sanırım.
0
Bruce
(09.09.20)
gelecek güzel günleri bekliyorum
0
purrp
(10.09.20)
Oğlumun büyüdugunu görmek istiyorum.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(10.09.20)
ben niye intihar ediyorum pardon da?

etrafımdakiler malsa suç benim mi? değil. e o zaman onlara çektir git diyorum (en son küfürlü yorum yaptığımda duyuru sildiği için mecbur çektir git yazdım şalkdjajdasd)

dahası, ben de çocukluğumdan beri çok sık intiharı düşünmüşümdür, ama kaşınıyorum sanırım daha da zorunu yaşayacağım diye. niyeyse zoru deneyip "challenge accepted!" deme bağımlılığım var XD kaçmayı çok sevsem de kaçmamayı daha çok seviyorum sanırım. bir arkadaşın da yazdığı gibi, savaş mı istiyorsun kamooon!

ha, intihar edene ve etmek isteyene de saygı duyarım, bireysel bir eylem sonuçta. ama yine de herkes hayatın ve dünyanın suyunu çıkarırken ben niye çıkarmıyorum ki? diye düşünerek, etmiyorum. (ha bazen eve geldiğimde aşırı yorgunluktan "keşke ölsem......." dediğim oluyor ama kalkıp savaşmaya devam ediyorum. insan böyle bir varlık işte.)
0
pasp
(10.09.20)
güzel günler göreceğim umuduna sahip olduğum için. ve bu ölene kadar sürecek.
0
Tochinoshin
(10.09.20)
daha güzel kız pardon öhöm öhöm sevdiğim işi yapmak için yaşıyorum. bir sonraki leveli merak ediyorum.
0
lata
(10.09.20)
yarını merak ediyorum, yemek yemeyi seviyorum, 25 yaşımdayım daha seks yapmadım (erkeğim) :) onu merak ediyorum, ayrıca ölünce bilincimiz yitecek hiçbir şey kalmayacak bence zamanı gelince ölmek daha iyi :) bu kötü veya iyi Bi şekilde olacak ama maalesef son böyle, imkanım olsa sonsuza kadar yaşayıp uzayda neler var görmeyi çok isterim.
0
m orak
(10.09.20)
Hobilerim, hoşlandığım şeyler var. Bir de ailem. Bunlar yeterli.
0
aristarkos
(10.09.20)
Nefes almak çok güzel.
0
kanlakarisikyagmur
(10.09.20)
cok guzel kizlar var. sirf bunun icin yuruyus yapiyorum uahsduahsda
0
baldur2
(10.09.20)
İnancıma aykırı.
0
Amaranta ursula
(10.09.20)
yaşamak çok güzel. iyi ki yaşıyorum. çok mutluyum. ölmemi gerektirecek hiçbir sebebim yok.
metrobüste giderken bile dans etme isteği geliyor içime. bağırarak şarkı söylemek istiyorum.
sanırım ben nil karaibrahimgil'im.
0
matilda
(10.09.20)
1- sağlıklı isen yaşamda mutlu olabileceğin şeyler buluyorsun. ancak belli miktarda para da önemli tabi ki ve türk halkı gittikçe fakirleşiyor.

2- intihar etmeye çalışıp da bunu başaramayan ve sakat kalan veya acı çekerek ölen insanlar var. dolayısı ile ciddi bir karar ve kötü sonuçları olası.

3- annen baban hayatta ise onlar için acımasızlık olur.
0
s0phiesw0rld
(10.09.20)
Eger cozumu olmayan bir aci ve keder kaynagim olsaydi (Son evrede kanser vs) iyice emin olduktan sonra direk yapardim.

Su anda sevdigim insanlarla cok guzel iliskilerim, dunyaya katkida bulundugum bir isim, eglendigim hobilerim var. Can sikici seyler oluyor mu oluyor ama toplamda intihara gidecek bir durum yok.

Not: Cocuk bir yasama amaci degildir. Hayatinizi karartmayin.
0
cleric
(10.09.20)
dinamik olmayı, hayattaki devinimleri seviyorum.
0
muslugubozukhayrat
(10.09.20)
Ev kredisi var
Telefon Kredisi var
bi iş yaptım oradan alacağım var

Ondan etmiyorum ben
0
paramolacak
(10.09.20)
En son bunu düşündüğümde; ulan madem intihar edecek kadar kaybedecek bir şey bulamıyorum, giderim dünyanın öbür ucuna, ordan diğerine, ordan diğerine, biraz oralarda takılırım, nasılsa kaybedecek bir şeyim yok, geberirsem orda geberirim diye düşünmüştüm.
İlerde bu seviyeye geldiğimde intihar etmek yerine böyle bir maceraya atılırım sanırım.
0
kismisolungac
(10.09.20)
(7)

Farklı olduğunuzu düşündüren şeyler neler?

olaylar olaylar
Atıyorum kişisel olarak derin biri olduğumu düşünüyorum, Bergman, Kieslovski, Fellini, Antonioni gibi yönetmenleri seviyorum, kendimi Sabahattin Ali hassasiyetinde duygusal buluyorum bazen, her şeye gülmem, her kitabı okumam. Bir şey moda olunca hemen atlamam, Seçiciyimdir her kadına yazmam,sevmem o
Atıyorum kişisel olarak derin biri olduğumu düşünüyorum, Bergman, Kieslovski, Fellini, Antonioni gibi yönetmenleri seviyorum, kendimi Sabahattin Ali hassasiyetinde duygusal buluyorum bazen, her şeye gülmem, her kitabı okumam. Bir şey moda olunca hemen atlamam, Seçiciyimdir her kadına yazmam,sevmem onun dışında sırf kafa dağıtıyor diye ucuz dizileri izlemem. Resim, müzik,spor yaparım, Eleştirel olmayan mizahı sevmem, ne çok şehirli ne çok taşra insanıyım,bianele gittiğim kadar köyde hayvan boku da temizlerim, kavgacı değilim ama yeri geldi mi her türlü girerim, bi alet bozulunca tamir ederim, vsvs sizlerin de kendinizi farklı kıldığını düşündüğünüz şeyleriniz varsa yazar mısınız..

Not; bunlar bazılarına sıradan şeyler gibi gelecektir eminim fakat topluma şöyle bi bakin derim..
0
olaylar olaylar
(02.09.20)
anlattıklarını okuyunca aklıma sadece Entel Feridun tiplemesi geldi deep turkish web'deki :(

Bi de popüleri sevmeme artık popüler oldu. Farklılık istiyosan popüleri övmen lazım artık .d

Benim farklı olduğum şey tuhaf konulara ilgi duymam ve aklımda saçma bilgiler tutmam. Özellikle dünya ülkelerine, coğrafya ve tarihe çok ilgim var. Bayraklarla ilgili çok büyük ilgim ve bilgim var, millet çok şaşırıyor buna yani bayrak alt tarafı diye :D

Onun dışında pek farklılığım yok ya, hatta film kültürüm baya zayıf çünkü izlemeyi sevmiyorum bi şeyler sıkılıyorum. Ben de isterdim saydığın yönetmenleri izlemeyi ama ben en bayağı sürükleyici filmlerde bile 30 saniye dikkatimi toplayabiliyorum :(
0
nundu
(02.09.20)
bu eserleri tüketmek önemli değil. istediğiniz kadar okumuş olun bunu dışarı yansıtamıyorsanız boşa okumuş, dinlemiş ya da izlemişsiniz demektir. bunun tanımı bence biraz enver aysever. abi istediğin kadar kendini geliştir hala aziz nesin haklıymış diye millete gönderme yapıyorsan boşuna yaşamışsın onca sene.

farklı olduğumu düşündüğüm nadir anlarda kendimi sıradan insanlarla karşılaştırırken buluyorum. bunun dışında hep sıradan bir insanmışım gibi geliyor. hiçbir şeyden anlamıyorum sanki.
0
bohr atom modeli
(02.09.20)
Sıradan bir insan gibi hissetmekten kastınız nedir anlamadım bence sıradan olduğunuzu söyleyerek aslında sıradan olmadığınızı vurguluyor gibisiniz. Ayrıca soru sizi farklı kılan ya da kıldığını düşündüğünüz özellikleriniz, düşünme biçiminiz bile farklıysa farklısınızdır. En basitinden yurtdışında yaşamak kaçmak isteyen milyonlar var siz de kaçmak istemeyen sıradanlar mısınız?? Bence atıyorsunuz gerçekçi olalım biraz
0
🌸olaylar olaylar
(02.09.20)
öyle gurur duyulacak ya da övünülecek bir şey değil evet ama başta sosyal medya komiklikleri olmak üzere çooook alakasız antin kuntin bir sürü şeyi bilebiliyorum.

mesela bi' filmde sırp bir adamın cesedini "rakım: 1389" yazılı tabelanın önüne bırakıyorlardı. onu görünce "oha kosova savaşı haha" deyu haykırdım. bence çok karizmatikti, kendime artı puan verdim.

bir keresinde yurt tuvaletinde yan taraftaki adam ıslıkla polyuşko polye'yi söylüyordu. "OOO, POLYUŞKO POLYE??" dedim. hiç de şaşırmadı herif, "evet" dedi sadece. düşünsene yurt tuvaletinde böyle bi şarkı mırıldanıyosun ve yan tarafındaki adam ıslıktan tanıyo bunu. insan bi takdir eder di mi? yok, nerde. kırılmıştım.

ama "komik video" kesinlikle uzmanlık alanım... neblim kız kardeşim yemek yapıyo diyelim, mutfakta çorbayı karıştırıyo, "ANTONIO BANDERAS ÇEVİR OĞLUM" diyorum. kimse anlamıyo. bi yerden bi şey için teklif alacağım mesela, "mesela ne verebilirsin bana?" diyorum içimden hataylı dayı gibi... bu konuda hafızam ve olayları ilişkilendirme becerim (!) korkutucu iyi geliyor bana.

bi de işte "random fact" olayında iyiyimdir özellikle belli alanlarda. neblim nazilerin yugoslavya'ya saldırdığı tarih olur, düsseldorf'taki bir halı sahanın ne zaman inşa edildiği olur vs. çok alakasız şeyleri bilebiliyorum. ama şurdan şehrin öteki ucuna git, şu mekanı bul desen, allah seni inandırsın esnafa, otobüs şoförüne sorarak bulamam orayı. öyle mal, tuhaf biriyim.

bence ilgincim, kesinlikle olumlu ya da olumsuz anlamda "bu ne biçim herif aq" dedirten biriyim ama tırtım yani, elimden hiçbi iş gelmez :(
0
der meister
(02.09.20)
@Der meister süpersin kanka demek istediğim buydu
0
🌸olaylar olaylar
(03.09.20)
bir sürü şey yazdım ama kendini beğenmiş kendini övmüş sonrada sövmüş derler diye yazdıklarımı silen birisiyim.
0
false pretension
(03.09.20)
@false övmek de övülmek de günah değil bence yaz gitsin
0
🌸olaylar olaylar
(03.09.20)
(17)

0 aracı nasıl alıyorlar?

ya ben lan neyse
dünyada en pahalı otomobiller bu ülkede.yılda 700 bin araç satılıyor. kim bu insanlar? meslekleri ne? nasıl kazanıyorlar o paraları? yaş 33. 8 yıldır asgari ücretin 2,5 katına çalışıyorum, sigara, gezme-tozma-aile, son 3 yılda kira yok. 70 bin anca tasarrufum var. illa ayda 20 bin falan mı almak laz
dünyada en pahalı otomobiller bu ülkede.

yılda 700 bin araç satılıyor. kim bu insanlar? meslekleri ne? nasıl kazanıyorlar o paraları? yaş 33. 8 yıldır asgari ücretin 2,5 katına çalışıyorum, sigara, gezme-tozma-aile, son 3 yılda kira yok. 70 bin anca tasarrufum var. illa ayda 20 bin falan mı almak lazım?

edit: satış sayıları 2017'ye ait. ben geçen yıl sanıyordum. geçen yıl 400 küsür bin.
0
ya ben lan neyse
(28.08.20)
benim aklıma buralardan örnek olarak şu geldi (bkz: erkam yildirim)
bir sürü örnek vardır. tabi hakkıyla kazanan varmıdır. bilmiyorum gözümle görmeden pek inanmam.
0
morcivert
(28.08.20)
o paralar maaşla kazanılmıyor. Aylık kazanç dersen hala yanlış yere bakıyor olursun.

Bir ihaleye bir işe giriyorlar, toptan milyonlar kazanıyorlar. Aktörleri düşün, bir reklamdan yüz binler hatta milyonlar alıp işine bakıyorlar.

Kimisinin sermayesi var (bildiğim bi örnek), oyun şirketi kurup iş yapıp deli para kazanıyor. Tabii fikrini iyi yönetmesi, uygulaması bir yetenek, ama sende de o yetenek olsa da başlangıç için paran yok mesela. "yeaa işte 100 bin lira ile başladık yolumuza baktık" diyip o parayı riske edebiliyor o. Sonra yatırım alıyor vs.
0
nhk ni youkosu
(28.08.20)
O 700bin rakamı nereden geliypr bilmiyorum da şirket araçları, kiralık araç sunan şirketler de varsa sayı artıyor tabii.

Öte yandan şöyle düşün, tüm nüfusu hane geliri olarak yüzdelik dilimlere ayıralım. İlk yüzde 10, yüzde 10-20 arası vs. Hah burada sen mesela kendini nereye yerleştirirsin. Bir dükkanı olan esnafı, 3-5 dairesi olan adamı, fabrikası olan adamı, koç holding ailesini vs herkesi yerleştirelim şöyle bir kafada. O zaman 700bin yeni araç 80 milyonda çok olmuyor aslında. Aile olarak 5-10 arabası olanlar falan var.
0
senolll
(28.08.20)
Çalışarak(yani sadece çalışarak) hiç bir sosyal ve ekonomik düzende “zengin” olamazsın.
Senin ve aileden gelen sınıfsal mirasın yeri; “çalışan” olmak. Bir firmada sigortalı mümkünse geliri iyi konforlu bir iş sayesinde karnın doyar, ufak tefek giderlerini hobilerini karşılarsın, mutlu gibi sanarsın kendini, biraz oyalanırsın yani. Sonra yaşlanır ve ölürsün, yerine yenileri gelir.
İş kurmak, yatırım yapmak, kazanç elde etmek, birikim yapmak;

Aile avantajı
Önceden bir varlık (zengilinlik demiyorum varlıklılık diyorum)
Kaçak kazanç (müslümanların haram dediği şey)
nispeten adil bir ülkede yaşamak
Risk almak
Şans
Kendi işin için çok çalışmak, uğraşmak
Alanında iyi bir donanım/strateji .....

yukarıdakilerin bir veya birkaçı lazım. Yoksa yani işe uğraşır belki o arabayı alırsın bu sefer de sepet gibi hayatın olur, gezip görmeden yani bi şekilde yine yeterli olmaz falan.
0
rewlack
(28.08.20)
En pahalı otomobilleri alanlar elbette maaşlı çalışanlar değil, ticaret yapanlar ya da konusunda işini iyi yapanlar, kendilerini iyi paralara satanlar.

Yılda satılan 700 bin aracın fiyat ortalaması senin alamayacağın tutarda değildir.

Kusua bakma ama 8 senede 70 bin birikim yapman biraz da senin kusurun, ne demişler "işten artmaz, dişten artar"

Maaşın kötü değil, idareli kullansan her türlü krediye girilir ve ödenir.
0
John Bloor
(28.08.20)
Alayi insaat, rant zengini. Buyuk sehirlerde bos arsa kalmamis, kumes gibi evlerde alt alta ustte oturulunuyor, iste bu binalarin sahipleri var sasilacak bir durum yok kac milyonluk ulkede
0
neverletyougodown
(28.08.20)
yılda satılan 700 bin aracın belki de neredeyse 650 bini standart orta halli arabadır. bunlar da en kötü bir kaç yıllık krediyle alınır. illa inanılmaz zengin olmaya gerek yok.

diğer pahalı arabalar için zaten gerekli açıklamayı diğer arkadaşlar yapmış.

bu arada asgari ücretin 2.5 katını alıp kirada vermeden 8 yılda anca 70 bin biriktirmekte biraz beceriksizlik.
0
biergarten
(28.08.20)
Satılan arabaların çok çok yüksek kısmı en düşük segmentlerde (clio, symbol, dacia falan yani) Lüks araba sayısı çok değil yani.
İnsanlar çok ciddi borçlara giriyorlar. 70 bin tasarrufun varsa ve bir yerde değerlendirmiyorsan o para durduğu yerde duruyor, ama 3 ay önce 70 bine dandik bi araba bile alsaydın şu an o para 100 bin olacaktı.
Yani işin özeti borca girmen lazım hocam.
0
roket adam
(28.08.20)
Turkiye nin nufusu 80 milyon. hic mi zengin insan olmasin? Sen ve ya cevren orta halli diye herkesin mi ayni sekilde olmasini bekliyorsuun ? instagramda bir foto paylasip/story atip 50 bin alan insan da var mesela..
0
bahele
(28.08.20)
Mesela fiyatı 1.5m usd ev var. Adam tekstil ihracatçısı. Adamın a8 long u ve 12000 m2 üzerine fabrikası var. Bakmayın, orta ve üst ölçek işletmeler iyi kazanıyor. Ya da adam iki inşaat yapıyor altına range rover çekiyor tüm kazancıyla. Sırf piyasada zengin müt. gözüksün de daha iyi yerlerden iş gelsin diye.
0
Unde bach canim
(28.08.20)
Bir senede 60 bin biriktirdim 100 bin kredi çektim aldım. Çok sorun olmadı. 4 sene önce evimi de öyle aldım. Zengin değilim
0
top_secret
(28.08.20)
200 bine sıfır araçlar var. türk insanı da gerekirse aç kalır ama araba alır. o yüzden krediyle falan alıyorlar. bunun için çok büyük paralar kazanmaya gerek yok. ama insanların çoğuna göre 4 yıl araba kredisin ödenir. bunda bir sıkıntı görmüyorlar.
0
black mamba
(28.08.20)
calisarak o paralar kazanilir, kafasi calisan düzgün bir devlet lisesi + devlet universitesi mezunu aylik ortalama 15.000 tl ile işe başlayabilir ve 8,9 senelik çalışma sonrasında aylık kazancınız 40.000 tl nin üzerine çıkıyor. mckinsey ,bain ,microsoft ,bcg ,birçok güvenlik danışşmanlık firması gibi firmalar rahatlıkla bu rakamlara çıkıyor. dolayısı ile 700bin kişiden biri olmak o kadar da zor değil.
0
akiskan
(28.08.20)
düzgün devlet okulu mezunu aylık ORTALAMA 15 bin lirayla işe başlayabilir mi? ahahahaha bu duyuru ne güzel yer, her gün yeni şeyler öğreniyorum.
0
der meister
(28.08.20)
@der meister benim gonderdiğim firmaların çalışanlarının cvlerine linkedin den erişebilirsin, maaşlar konusunda da glassdoor, indeed gibi siteleri kontrol edebilirsin
0
akiskan
(28.08.20)
@akiskan 90'lar çocuğu belli. Evet eskiden devlet okulları iyiydi fakat artık o kalmadı. Şu an devlet lisesinden mezun olanların çoğu ne yazık ki çok kötü, devlet üniversitelerinin de çoğu çok kötü. Düzgün demişsin tabii, ama onun yerine Koç, Bilkent vb. mezunu demek daha mantıklı şu an.

O şirketler o maaşı veriyor olsa bile yılda kaç kişi alıyorlar? Ortalama tam tersini söylüyor. Çoğu şirket eskiden ilk girene 1000 dolar verirken şimdi 600 dolarlara kadar düşürdü. Arkadaşlarla konuştuğumuzda yıllar önce 2500 liralarla işe başlayıp (o zamanın 1000 doları falan) şimdi hala 1000 dolar veya altı maaş aldıklarını görüyoruz.
0
nhk ni youkosu
(28.08.20)
@akiskan
15binle işe başlamak mı hahahahah iyi güldük sağol valla.
soruya gelecek olursak.bankalar eskisi kadar katı olsa kredilerde memlekette araba alımları yarıya düşer direk. suan yoldan 10 kişiyi çevir 9'u bankaya borçludur.
0
adventchant
(29.08.20)
(4)

-Larca, - Lerce eklerinin Kaynağı Nedir?

businessmann
Merhaba, bi arkadaşımda gördüm, konuşulan konunun neşesinin sonuna - larca, - Lerce ekleyip duruyordu. Örneğin kulaklık hakkında konuşuyorsunuz kulaklıklarca diyor, yemek hakkında konuşuyorsunuz ekmeklerce vb. şeyler diyor. Umarım mantığı anlatabilmişimdir. Bu yaklaşımın kaynağını açıklayana şimdide
Merhaba, bi arkadaşımda gördüm, konuşulan konunun neşesinin sonuna - larca, - Lerce ekleyip duruyordu. Örneğin kulaklık hakkında konuşuyorsunuz kulaklıklarca diyor, yemek hakkında konuşuyorsunuz ekmeklerce vb. şeyler diyor. Umarım mantığı anlatabilmişimdir. Bu yaklaşımın kaynağını açıklayana şimdiden teşekkürler.
0
businessmann
(25.08.20)
türkçe bilmiyor.
0
ozdek
(25.08.20)
Jet sosyetede bi karakter boyle konusuyordu, onda kapmistir.
0
kuehles blondes
(25.08.20)
-lerce ve -larca ekleri bir şey üzerinde bir etkiye neden olan varlıklar için kullanılır ve "tarafından" anlamı taşır. her halta kullanılmaz.

örneğin: "çamurlu köy yolunda ilerleyen makam aracı kızgın köylülerce durduruldu"

ya da "eskiden buğday ekilen terk edilmiş tarlalar çam ağaçlarınca işgal edildi"

gibi.
0
bohr atom modeli
(25.08.20)
annem de yapiyor bu uyuz seyi. ona sordum simdi, o murat ovuc denen sosyal medya zararlisindan gormus. ya iste kuehles'in dedigi gibi dizi karakterinden ya da sosyal medya luzumsuzlarindan cikmis anlamsiz bir sey.
0
der meister
(25.08.20)
(1)

bayern münchen forması istanbul'da satan yer

baldan kaymak
orjinal olması gerekmiyor. nerede bulabilirim? mumkunse anadolu yakası kadıköy üsküdar yada ümraniye de.
orjinal olması gerekmiyor. nerede bulabilirim? mumkunse anadolu yakası kadıköy üsküdar yada ümraniye de.
0
baldan kaymak
(23.08.20)
anadolu yakasini bilmiyorum ama kapalicarsi ve onun arka tarafinda (beyazit-laleli-aksaray seytan ucgeni) istemedigin kadar forma bulabilirsin. kocaelispor bile vardi.
0
der meister
(23.08.20)
(1)

Bu sene Avrupa’da Erasmus yapacaklar?

asaf
Almanya ve diğerleri hâlâ giriş çıkışlara kapalı. Son durum ne? Ne yapmayı planlıyorsunuz? İptal mi oldu? Hâlâ devam ediyor mu?
Almanya ve diğerleri hâlâ giriş çıkışlara kapalı. Son durum ne? Ne yapmayı planlıyorsunuz? İptal mi oldu? Hâlâ devam ediyor mu?
0
asaf
(20.08.20)
guya letonya'ya gidiyorduk. giriste iki hafta self-izolasyon dediler. turk hava yollari olacak adi ve ahlaksiz firma biletleri surekli iptal ettigi icin ne ne zaman gidebilecegimizi biliyoruz ne de dolayisiyla self-izolasyon icin yer ayarlayabiliyoruz (yurt kabul etmiyor).

karsi okul bizim cok gec baslayacagimizi zaten kabullenmis durumda ama bu is biraz daha uzarsa iptal etmeyi dusunuyorum ben, okula gec gidip ustune 14 gun karantinada kalacagim, bu surecte ekstra 500-600 euro masraf cikacak vs. altindan kalkabilecegim bir sey degil.
0
der meister
(20.08.20)
(4)

Türkiye'de hangi şehir slav şehirlerine benziyor?

roger cobb
Böyle bir sürü park ve orman olacak, tarihi bir sürü yapı olacak. Az nüfuslu, sessiz sakin huzurlu ve açık fikirli güzel kızlar olacak.Türkiye'de hangi şehir bu tanıma uyuyor?
Böyle bir sürü park ve orman olacak, tarihi bir sürü yapı olacak. Az nüfuslu, sessiz sakin huzurlu ve açık fikirli güzel kızlar olacak.

Türkiye'de hangi şehir bu tanıma uyuyor?
0
roger cobb
(17.08.20)
hiçbir şehir. hayal aleminde yaşıyorsunuz herhalde.
0
rose parks
(17.08.20)
rüyanda görürsün :-)))
0
ankarakecisi
(17.08.20)
hocam saydığın özellikler itibariyle değil ama ankara bende her zaman sovyetler çağrışımı yapar. kiev-harkiv-minsk üçlüsünün bir karışımı gibi geliyor bana. belki de ankara'yı bu kadar çok sevmemin nedenlerinden biri bu.

bürokratik, "güya" gri falan ama ankara'da bir sürü kocaman park var. metrosu desen 80'lerden kalma gibi hissettiriyor. duraklara ve yerleşim yerlerine bakıyorsun "kurtuluş", "işçi blokları" falan... ben ankara'da kendimi gerçekten sovyet şehrinde gibi hissediyorum. hava da soğuk.

bence saydığın özellikler slav şehirleriyle pek uyuşmuyor açıkçası... olanlar da çok kalabalık yerler. moskova mesela senin dediğin kriterlere uyabilir ama orası da az nüfuslu değil.
0
der meister
(17.08.20)
slav şehirlerinin kızları açık fikirli ve güzel değil, büyük çoğunluğu. hele açık fikirliye güldüm :)
0
in a world of magnets and miracles
(17.08.20)
(3)

ingilizce başın sağolsun

in a world of magnets and miracles
ingilizce taziye mesajı nasıl yazılır? "başınız sağolsun" gibi.
ingilizce taziye mesajı nasıl yazılır? "başınız sağolsun" gibi.
0
in a world of magnets and miracles
(09.07.20)
I'm sorry for your lost da denilebilir. Ama resmi olmaz pek.

edit: Özür dilerim, der meister haklı. loss olacak.
0
himmet dayi
(09.07.20)
himmet dayi'ninkine duzeltme: "lost" degil de "loss"
0
der meister
(09.07.20)
teşekkürler baylar
0
🌸in a world of magnets and miracles
(09.07.20)
(2)

Tcdd hızlı tren biletleri

prole
İstanbul (bostancı) - ankara gar arası trenlere bakayım dedim, hangi tarihi secersem seceyim "sefer bulunamadı" diye uyarı veriyor. Trenleri acmadilar mı, bilgisi olan var mı? Sitede duyuru da görmedim hiç.
İstanbul (bostancı) - ankara gar arası trenlere bakayım dedim, hangi tarihi secersem seceyim "sefer bulunamadı" diye uyarı veriyor. Trenleri acmadilar mı, bilgisi olan var mı? Sitede duyuru da görmedim hiç.
0
prole
(05.07.20)
biletler 3-4 gunluk satisa cikiyordu en son. uc gun sonrasina baktiniz mi?
0
der meister
(05.07.20)
Bazı trenler her durakta durmuyor henüz. Mesela pendik başlangıçlı ararsanız daha fazla sonuçla karşılaşabilirsiniz.

Ayrıca sanırım en fazla 5 gün sonrasına bilet alınabiliyor şimdilik. Bu gün sayısı daha az olabilir ama daha fazla değildir
0
hakmut
(05.07.20)
(12)

corona ölümleri

duyurukullanıcısı
belçika'da 9.000 ölüm nüfus 11misveç'te 5.400 ölüm nüfus 10malmanya'da 9.000 ölüm nüfus 83mispanya'da 28.000 ölüm nüfus 46mitalya'da 34.000 ölüm nüfus 60mingiltere'de 44.000 ölüm nüfus 67mbu oranlara rağmen türkiye 5.100 ölüm nüfus 84mbiz bu ülkelerden daha iyi ne yaptık da bizim sayımız az çıktı?ak
belçika'da 9.000 ölüm nüfus 11m
isveç'te 5.400 ölüm nüfus 10m
almanya'da 9.000 ölüm nüfus 83m
ispanya'da 28.000 ölüm nüfus 46m
italya'da 34.000 ölüm nüfus 60m
ingiltere'de 44.000 ölüm nüfus 67m

bu oranlara rağmen

türkiye 5.100 ölüm nüfus 84m

biz bu ülkelerden daha iyi ne yaptık da bizim sayımız az çıktı?

aklıma gelen tek cevap virüs ocak, şubat ayında yayılma imkanı bulduğu için ve ocak, şubat ayında tr'ye turist az geldiği için özellikle anadoluda yayıma imkanı bulamadı.

yukarıdaki ülkelerde 12 ay turist geliyor ve adam tüm ülkeyi gezmeden dönmüyor.
0
duyurukullanıcısı
(04.07.20)
yaşlı sayısı ve genç nüfus.
0
AlsterWasser
(04.07.20)
Yaşlı sayısı ve şaka maka bağışıklık sistemimiz ülkecek bence iyi. Japonya ve Güney Kore de aynı durumda
Avrupa kıtası kadar sağlıksız beslenen kıta yok. Asya da Çin Hindistan ve İran rezil besleniyor ve virüs ebesini belliyor o ülkelerin
Aynı şekilde Güney Amerika da da ölün oranı yüksek

İkinci olarak sağlık sistemimiz ve donanımımız çok yüksek
0
trgydl
(04.07.20)
Onlar çok yıllar yılı rahattı ve iç karışıklık hastalık açlık ve teröre bağlı katliamları ,toplu ölümleri Afrika ,Asya , Orta doğuya has bir durum olarak görüyorlardı.
bizler ise önlemi çoktan almıştık.

Aşırı rahatlık hep rahatsızlık getiriyor. Özgürlükler ülkesi ,dünyanın jandarması ve sürüyle hayali kahramanı olan Amerika da hapın kralını yutmuş durumda kendi derdine düşmüş

Uzmanlar şimdi ikinci dalgayı bekliyor ve (türkiye hariç) belli ülkelerde salgının etkisi daha ciddi olacağı söyleniyor
0
Erva
(04.07.20)
ispanya için yazıyorum. huzurevlerinde toplu ölümler çok çok fazlaydı. mart ayında el pais'te sürekli toplu ölüm haberi görüyordum.
wikipedia'ya göre 18 nisan'a kadar 13,600 huzurevi sakini koronadan ölmüş. toplam ölümlerin %65'i de 80 yaş ve üzeriymiş.
0
ganbatte
(04.07.20)
Yaşlı nüfus
Sağlık sisteminin kötülüğü
0
catch the arrow
(04.07.20)
Bizim hastaneler zaten olağan dönemde de pandemi varmışçasına yoğun olduğu, günde yüzlerce hastaya işlem yapıldığı için sağlık personelinin süreçle başa çıkmakta daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Bir de +65 grubunu kontrol altında tutmak da ölüm oranını düşürdü.
0
wish i could find a way to disappear
(04.07.20)
cevabı ben bilmiyorum ama sadece şu kadarını söyleyeyim, "avrupa kıtası kadar sağlıksız beslenen kıta yok" ya da "bağışıklık sistemimiz iyi, japonya da aynı durumda" diyen birini ciddiye alma bu konuda.

besinin en doğalı ve sağlıklısı avrupa'da. alım güçleri zaten yüksek. avrupa sağlıksızsa kim sağlıklı? ayrıca japonya dediğiniz abartılmış ülke olimpiyatlar yalan olmasın diye TEST YAPMADI. corona krizini en berbat yöneten ülkelerden biri. hala ezbere gelmişler japonya'ya bi şey olmadı falan yazıyolar hiç mi açıp okumuyosunuz, okumuyosanız niye yazıyosunuz bilip bilmeden?
0
der meister
(04.07.20)
Sebebi yasli nufus degil. Yasli nufus demek korelasyon ve nedenselligi birbirine karistirmaktir. Sebebi virus daha Turkiye'de tespit edilmeden aylar once tedbirler alinmasi cok iyi organize edilmesidir. Ayrica batili ulkelerin covud19 politikasi yaslilari olume terkederken turkiye virusle mucadelede politikasinda onceligi yaslilara verdi bu sayede az kayip verdik ve veriyoruz.
0
acebi
(04.07.20)
adamların yaşlı nüfusu müze cafe geziyor süpermarkette kasiyerlik yapıyor hayatın içinde sosyal aktif veya yaşlı evlerinde sohbet muhabbet. bizim yaşlılar normal zamanda bütün gün evde esra erol izliyor zaten. üstüne yasaklar da işe yaradı tabi.
0
kelepir
(04.07.20)
@ganbatte'nin dediğine ek olarak şu an bulamadım o yüzden çok düzgün anlatamayabilirim ama bununla ilgili bir makale okumuştum. Sağlık sistemi olarak yaşlı nüfusun bakımında devletten daha çok aileler sorumlu olduğu için yaşlı nüfüsün izole edilmesi ve korunmasının daha kolay olduğunu ve bu nedenle yaşlı ölüm oranının düşük olduğunu söylüyordu.
0
peki madem
(04.07.20)
Avrupa kıtası en sağlıklı beslenen kıta olabilir. Zaten o yüzden Avrupa'da yaşam süresi daha uzun ve yaşlı nüfus daha fazla.

Avrupa'daki sosyallikle alakalı olabilir ölüm oranlarının fazlalığı. Mesela Türkiye'de çok az oranda olan iç içe dans edilen gece kulüplerini düşünelim Avrupa'nın küçük şehirlerinde bile var ve yaşça büyük insanlar da gidiyor.
0
turkce konusan uzayli
(05.07.20)
benim incelediğim kadarı ile kış turizminin az olduğu yerler daha az etkilenmiş,

doğu avrupa, türkiye vb.
0
🌸duyurukullanıcısı
(05.07.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.